Yenilenebilir Enerjide Akıllı Şebeke Teknolojisinin Gücü – “Şebeke, Tedarik ve Talep”

18 Eylül 2020

Yenilenebilir enerji, enerji üretimi endüstrisinin en hızlı büyüyen parçası olmaya devam ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı‘nın yeni bir raporuna göre, ileride daha  belirgin bir büyüme olması bekleniyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA), 2019 ile 2024 yılları arasında küresel bazda yenilenebilir enerjiye dayalı enerji üretim kapasitesinin, 1.200 GW’lık bir artışla %50 oranında bir artışla büyüyeceğini belirtiyor. Bu enerjinin, Amerika Birleşik Devletleri’nin tüm güç kapasitesinin neredeyse tamamını oluşturacağını söylüyor. Ajans UEA, 2024 yılına kadar yenilenebilir enerjinin küresel enerji üretiminin %30’unu oluşturacağını belirtiyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın Kıdemli Yöneticisi Fatih Birol, konuyla ilgili düşüncelerini şöyle ifade ediyor: “Yenilenebilir enerji halihazırda dünyanın en büyük ikinci elektrik kaynağı; ancak sürdürülebilir iklim, hava kalitesi ve enerjiye erişim hedeflerine ulaşmak istiyorsak yayılımının hızlandırılması gerekmektedir.”

Yeni rüzgâr santralleri ve güneş enerjisine bağlı tesisleri inşa etmek önem arz ediyor fakat bu gücü evlere ve iş yerlerine ulaştırmak daha büyük bir iş gücü gerektirir. GE Yenilenebilir Enerji’nin Şebeke Çözümleri Birimi Teknoloji Sorumlusu Vera Silva, “Şebeke, insanlık tarafından inşa edilen en büyük endüstriyel sistemdir.” diyor ve sözlerine şunları ekliyor: “Transformatörler, trafo merkezleri, jeneratörler gibi donanımsal bileşenlerden dijital yazılıma, izleme cihazlarından, şebeke operasyonlarıı yöneten ve arz-talebin dengelenmesine yardımcı olan iletişim altyapılarına kadar çok sayıda bileşene sahip devasa bir ağ sistemi. “

E Dijital CEO Pat Byrne (Sol), GE Yenilenebilir Enerji Şebeke Çözümleri Birimi Teknoloji Sorumlusu Vera Silva (Orta), GE Dijital Şebeke Yazılımından Sorumlu Genel Müdür Jim Walsh (Sağ)

İsviçre Saati Gibi

Bir asırdan fazla bir süredir elektrik şebekesi ana elektrik santrallerinden tek yönlü bir şekilde müşteriye doğru yoluna devam ediyordu. fakat; güneş enerjisinden faydalanmak için çatıya kurulan paneller, pillerin, elektrikli araçların ve “prosumers” denilen hem güç tüketen hem de üreten müşterilerin ortaya çıkışı şebeke operasyonları için yeni ve karmaşık  katmanları kapsayan iki yönlü trafiği meydana getirdi İşleri biraz daha karmaşık bir hale getiren ise, arz-talep dengesinin mükemmel şekilde dengelenmesi zorunluluğu, aksi halde sistemin başarısız olacağıdır. Silva, yazılımın “şebekeyi bir İsviçre saati gibi çalıştırdığını”, üretimi ve talebi milisaniye bazında dengelediğini ve arzı kesintiye uğratmadan beklenmedik olayları anında engellediğini belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Karbon salınımını sıfıra indirmeyi düşündüğünüzde, bu iddialı hedefi hayata geçirmek için, şebekeyi her zaman ayakta tutacak ve değişim hızıyla başa çıkacak şekilde nasıl dönüştürürdünüz?”.

Bu tam bir bilmecedir. Silva ise bu bilmeceyi, , GE‘nin şebeke yazılımı ve analiz birimi GE Dijital’de yer alan meslektaşları ile ortaklaşa çözmek için çalışıyor.. Silva’nın ekibi, şebekeyi otomatikleştiren ve gerçek zamanlı durum bilgilerini toplayan kontrol sistemleri ve teknolojisini sağlıyor. Birim CEO’su Patrick Byrne liderliğindeki GE Digital ekibi, bu verileri anlamlandırmak için analitiği ve bu kontrolleri düzenlemek amacıyla da şebekeye öz farkındalıkla ve daha öngörülü tepki vermesini sağlayan yazılım araçları inşa ediyor.. Byrne, konu ile ilgili olarak “Maliyetlerin düşük ve güvenilirliğin çok yüksek olması gereken bir sektörümüz var.” diyor ve şunları ekliyor: ” Yeni yasal düzenlemelerle birlikte aynı anda çevrimiçi olan yenilenebilir enerji kaynakları gibi şebekede meydana gelen,en büyük değişikliklerin hepsi şu anda eş zamanlı olarak gerçekleşiyor.” Neyse ki Byrne, dünyanın en büyük makinesinin aynı zamanda bir veri tsunamisi oluşturduğunu ve dijital fırsatın burada devreye girdiğini belirtiyor. “Karmaşıklık devasa olabilir. Daynıklılığın ve tepki oranının saptanmasına yardımcı olan şebeke işletim araçlarının ve data havuzu  yaratma kabiliyetinin geliştirilmesi, geleceğin şebekesi için rekabet avantajı ve güvenli bir ortam yaratacaktır.” diyerek sözlerini destekliyor. 

Serinin ikinci yazısı olan “Yenilenebilir Enerjide Akıllı Şebeke Teknolojisinin Gücü – II “Ana Akım, Güç ve Denge” yazımızı okumak için tıklayın!

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir