Yeni Ultrason Teknolojisi Minik Kalplere Yeni Ufuklar Açıyor

12 Haziran 2018

Avusturya Kepler Üniversitesi Hastanesi’nde doğum öncesi bakım biriminde Klinik Şefi olan Wolfgang Arzt, anne karnındaki bebeklere kalp cerrahisi uyguluyor. Anne rahmine yerleştirdiği iğneyi, fetüsün 2 milimetre çapındaki küçük kalp kapakçığından içeri ilerletiyor. Daha sonra kapakçığa perforasyon uyguluyor. Bugüne kadar 140’tan fazla benzer prenatal prosedür gerçekleştirmiş olan Arzt: “İğneyi 1 veya 2 milimetre daha ilerletirsem damarı yırtabilirim ve her şey biter.” diyerek yaptığı müdahalenin ciddiyetini anlattı.

Arzt yakın zamanda, hayat kurtaran mikrocerrahi müdahalelerinin sonuçlarını 3D olarak izleme fırsatı yakaladı. Fiziksel konturlar ve gölgelemeler içeren görüntüler kanın damarlarda düzgün bir şekilde aktığını gösteriyordu. En ufak boyutlu insan damarlarını dahi gösterebilen ve Arzt’ın deyişiyle “inanılmaz etki” olarak tanımlanan bu görüntüleme yöntemi, GE Voluson E10 ultrason sisteminin yeni özelliği olarak sunuluyor. Sistem Radiantflow teknolojisiyle destekleniyor. GE Sağlık’ın Avusturyalı mühendisleri bu teknolojiyi, Christian Doppler’in 19. yüzyılda keşfettiği “Doppler etkisi” üzerine inşa etti.

Doppler, bir dalga adımının (pitch), göreli kaynak hızına ve dinleyiciye bağlı olduğunu keşfetmişti. Tıpkı bir ambulans sireninin azalarak kaybolması gibi kaynağın kendisine yaklaştığı durumda dalga adımının daha yüksek, kaynağın kendisinden uzaklaştığı durumda ise dalga adımının daha düşük olduğunu gördü. Günümüzde araştırmacılar bu tekniği daha iyi radarlar ve mekanik tarayıcılar inşa etmek, evrenin boyutlarını ölçmek için kullanıyorlar.

Arzt, Radiantflow içeren ultrason sisteminin ürettiği görüntüleri ilk kez Eylül 2017’de bir konferansta gördü. GE çalışanına verdiği ilk tepki ise “Bunu bana neden daha önce göstermediniz?” oldu.

Ultrason mühendisleri bir süredir Doppler etkisinin tekniğini doğrulamak üzere çalışmalar yapıyor. Renkli Doppler gibi sistemleri bir adım öteye taşıyacak olan bu yazılım, doktorların kalbin karmaşık yapılarındaki kan akışını farklı renklerde görmesine imkân tanıyor. Örneğin, kan belli bir yönde akıyorsa kırmızı, diğer yönde akıyorsa mavi görünüyor. Astrofizikçiler, bu etkiyi kırmızı geçiş ve mavi geçiş olarak tanımlıyor. Uzaktaki yıldızların yönünü ve yaşını tespit etmek için kullanıyorlar.  GE mühendisleri ise Doppler denklemlerini, ultrason cihazının yazılımını değiştirerek damar konturlarını 3D olarak saptama amacıyla kullanıyor.

Yazılım fikrinin ilk ortaya atılışı, GE Sağlık mühendisi Gerald Schroecker ve ekibinin, taneli/kumlu 2D ultrason görüntülerine 3D görselleştirme tekniklerini uygulamaya karar vermesiyle gerçekleşti. Schroecker ve ekibi, kan akışının meydana getirdiği spesifik ses dalgalarını ultrason sinyalinin diğer bileşenleriyle birleştirebileceklerini keşfetti. Birkaç ay süren yoğun geliştirme ve test sürecinden sonra alınan sonuçlar, görüntü kalitesini çarpıcı ölçüde iyileştirmelerini sağladı. Schroecker, kan akışına ilişkin yeni Radiantflow gösterim teknolojisi sayesinde damar kavislerinin net bir şekilde görülebildiğini ve bu şekilde yapıların daha iyi algılanabildiğini söylüyor.

GE Sağlık’ta Kadın Sağlığı Ultrason Birimi’ni yöneten Roland Rott: “Ultrason teknolojisini hem doktorlar hem de hastalar için daha ulaşılabilir ve anlaşılır kılmak amacıyla başlattığımız inovasyon çalışmalarına aralıksız olarak devam ediyoruz. Radiantflow, fotorealistik gösterim sayesinde 3D/4D ultrason ve görselleştirmesinde öncü bir teknoloji. Bu teknoloji, ultrason uygulamalarını dönüştürecek bir inovasyon adımı ve sağlık hizmeti sektöründe bir ilk olarak anılacak.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir