Yeni Tanısal Görüntüleme Teknolojilerinin Safra Asidi Diyaresi (BAD) Teşhisine Etkileri

27 Şubat 2019

Safra Asidi Diyaresi(BAD), Birleşik Krallık’ta yaşayan tahmini bir milyon kişiyi etkiliyor ve özellikle diyareyle ilişkili İritabl Bağırsak Sendromu (IBS-D) hastalarında son derece yaygın görülüyor. Kronik diyare tüm dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen bir hastalık olsa da hakkında konuşulması kolay bir konu olmadığından birçok hasta bu belirtiler hakkında konuşamayacak kadar utangaç davrandığı için genelde tanı konulamıyor veya farklı hastalıkların tanısı ile karışıyor. Ancak sorunun doğru anlaşılmasının yaşamı değiştiren sonuçları var.

Birleşik Krallık’taki önde gelen Safra Asidi Diyaresi (BAD) hasta grubu BAD UK ile birlikte GE Sağlık, hastaların BAD hakkında faydalı bilgilere ulaşabildiği ve başka hastaların hikâyelerini dinleyebildiği bir hastalık farkındalık kampanyası başlattı.

Michelle O’Conner’ın kronik diyaresi 18 yaşındayken başladı. Aile hekimini ziyaret ettiğinde kendisine IBS-D hastası olduğu ve yapabileceği bir şey olmadığı söylendi. Yıllar sonra kolona ulaşan aşırı safra asidinin yol açtığı kronik bir diyare türü olan Safra Asidi Diyaresi’ni (BAD) duydu. Bu diyare türü, ağrılı ve zayıflatıcı bir durum olmasının yanı sıra hastalar tuvalete yeterince hızlı ulaşamadığında kazalara da neden oluyor. BAD her ne kadar Birleşik Krallık’ta yaygın olsa ve yaklaşık bir milyon kişiyi etkilese de genelde bu hastalığa IBS-D tanısı konuluyor. Aslında IBS-D tanısı konan her 3 kişiden birinin BAD’den muzdarip olduğu tahmin ediliyor.

Michelle, belirtilerinin başka bir şey olduğunu fark ettiğinde bir gastroenteroloji uzmanından ikinci bir görüş almaya karar verdi. “Randevuya gittiğimde biraz canım sıkkındı. Gastroenteroloji uzmanı ne olduğunu bildiklerini söylediğinde ne kadar şaşırdığımı ve harika hissettiğimi anlatamam çünkü kafamda sürekli sorunun bende olduğu düşüncesi dönüyordu. 23 yıldır bana yalnızca IBS hastası olduğum söylenmişti” diyen Michelle, doğru tanı sayesinde sorununu çözmeye bir adım daha yaklaştı.


Yemeklerden sonra karaciğer, özellikle yağlı yiyecekler yenmişse, vücudun besinleri sindirmesine yardımcı olmak için safra asidi salgılıyor. Safra asitleri ince bağırsağın sonuna, yani ileum’a geldiğinde büyük ölçüde tekrar vücuda absorbe oluyor ve kan akışıyla karaciğere geri dönerek sonraki öğünde ihtiyaç duyulana kadar burada saklanıyor. BAD’de bu safra asitleri tekrar kana karışmıyor ve kalın bağırsağa veya kolona giriyor. Bu birikim anormal derecede yüksek su ve aside neden olarak sulu diyareye yol açıyor. Belirtiler kişiden kişiye değişse de tipik olarak IBS şeklinde tanı konmuş uzun bir kronik diyare öyküsü söz konusu oluyor.

Buna karşın BAD rahatlıkla teşhis edilebiliyor. Kan testleri ya da safra asitlerinin yanlış şekilde emildiğine işaret edebilecek safra asidi sentezini ölçen serum, belirteç düzeyleri gibi farklı biyobelirteçleri ölçüyor. Dışkıdaki safra asidi başka testlerle ölçülebiliyor. Ayrıca invazif olmayan ve sentetik safra asidi içeren bir kapsülün yutulmasını içeren bir tarama yöntemi de mevcut. Yeni tanısal görüntüleme teknolojisi, bu hastalığın biyolojisinin anlaşılması için insanlığa yardımcı oluyor. Bu sayede, hastalar için doğru bir tedavi sürecinin planlanmasına kılavuzluk ediyor.

Hemşire olan Michelle, tanı konduktan sonra tanıdan önce yapamadığı her şeyi yapabildiğini belirtti. “Geriye baktığımda tanı konduktan sonra hayatımın önemli ölçüde değiştiğini görüyorum. Birçok konsere gittim, tatile çıktım. Başkalarının üzerinde düşünmeden yapabildiklerini yapabilmek gerçekten insanın hayatını değiştiriyor.”

Elektrik teknisyeni olan Alex Hardwick çocukluğundan beri BAD belirtileri yaşıyordu fakat tıpkı Michelle gibi ona da IBS olduğu söylenmişti ve diyet olarak ekstra lifli beslenmesi önerilmişti. Hardwick “Kendimi bildim bileli BAD hastasıyım. Okulda her zaman sınıftan tuvalete koşarak giderdim” diyor.


Yeni bir gastroenteroloji uzmanına sevk edildikten sonra kendisine sonunda yaşantısını değiştirecek olan BAD tanısı kondu. Hardwick “Gerçekten kolay bir testti, neden şimdiye kadar yapılmamış olduğuna çok şaşırdık” diyor. Alex, çocukluğunda kaybettiği özgüveni yeniden kazandı ve aile yaşantısında daha aktif hale geldi. “Tanının konması ve Safra Asidi Diyaresi’nin kontrol altına alınması öz saygımı, hayatımı, kariyerimi ve aile yaşantımı iyileştirdi çünkü artık dışarı çıkabiliyorum ve ne istersem yapabiliyorum.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir