Yelda Ulu Colin: Kadınların Geliştirdiği Yetenekler Avantaja Dönüşüyor

3 Mayıs 2018

Hospital Manager Dergisi, “Sağlıkta Kadın Liderler” konulu özel sayısı için GE Türkiye Sağlık Genel Müdürü Yelda Ulu Colin ile görüştü. Colin’in sağlık endüstrisinde kadın liderliğini değerlendirdiği ve daha fazla kadının yöneticilik poziyonlarına gelebilmesi için yapılması gerekenleri ve deneyimlerini paylaştığı röportajı sizlerle paylaşıyoruz. Keyifli okumalar…

Editör: Ayşenur Asuman Uğur

GE Türkiye Sağlık Genel Müdürü Yelda Ulu Colin sağlık alanındaki yöneticiliğinde kadın olmanın avantajları ve dezavantajlarından bahsederek sözlerine şöyle başlıyor: “Her alanda yöneticilik yaparken kadın olmanın getirdiği avantajlar var ama bunlardan en önemlileri arasında kadınların hem iş hem de aile hayatlarında birden fazla işi aynı anda planlama ve yönetmek zorunda olmalarının getirdiği zaman yönetimi ve gelişmiş duygusal zekâya sahip olmalarını sayabiliriz. Bunların yanı sıra sabırlı olmak, iyi dinleyici olmak, empati yeteneği, detayları atlamamak, dayanıklılık ve çabuk pes etmemek benim tüm iş yaşamım boyunca ve yöneticilik yaparken avantaj olarak gördüğüm özellikler.”

“İnsana faydalı olmak ayrı bir motivasyon.”

“Kadın olmanın iş hayatındaki zorluklarını yenebilmek için biz kadınların geliştirdiği bazı yetenekler zamanla avantaja dönüşüyor” diyen Colin şu örneklerle anlatıyor: “Cam tavanı aşabilmek ve daha görünür olabilmek için daha fazla çalışmak, çalışkan olmak, zorluklar karşısında pes etmeden devam edebilmek ve iletişim yeteneği. Ayrıca kadın doğasından gelen şefkat, anaç yapı ve yumuşaklık sanırım liderlikte ve takım çalışmasına uyumda farklılık yaratıyor. Sağlık sektörünün kendine has tarafı, odağında direkt insan yaşamı, insan sağlığı olması. Dolayısıyla yaptığımız işin sonucunda insana faydalı olması benim için apayrı bir motivasyon ve sanırım sağlık sektörü kadın lider sayısının diğer sektörlere göre de daha fazla olduğu bir sektör.”

 

“Adaletli olmaya çok dikkat ederim.”

Yöneticiliğinde adaletli ve sözünün eri olmaya özellikle çok dikkat ettiğini söyleyen Yelda Ulu Colin, “Çünkü güven duygusu verebilmek her şeyden önemli. Sizinle çalışan müşterilerinize verdiğiniz sözü tutmanız, yapabileceğiniz konularda söz vermeniz, dürüst ve kalıcı iş ilişkisi kurmada anahtar özellik” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Aynı şekilde sizinle beraber çalışanlarda da güven duygusu yaratabilmek, önlerindeki zorluklarla mücadele ederken sizin de onlarla beraber mücadele ettiğinizi görmeleri, hata yaptıklarında ellerinden tutmak ama ders çıkarmalarını da sağlamak kıymetli. İyi bir takım arkadaşı veya takım lideri olabilmek, başarıyı da başarısızlığı da beraber sahiplenmek önemli. Kariyerimde sürekliliği sağlamak adına ve iş hayatında saygın bir isim yaratabilmek için adımlarımı her zaman dikkatli attım.”

Colin, kariyer basamaklarının başında ve kariyerini sürdüren kadınlara ise şu önerilerde bulunuyor: “Bunların yanı sıra sürekli yeniliklere açık olmak, değişime öncülük etmek, yaratıcı ve çözüm üreten olmaya çalışmak, devamlı öğrenmek ve üretmek benim kariyerimi oluştururken önem verdiğim hususlar. Kariyer basamaklarının başındaki kadın profesyonellere önerim öncelikle kendilerini iyi tanımaları, önceliklerini iyi belirlemeleri ve en önemlisi kendilerine güvenmeleri. Gerisi zaten kendiliğinden gelecektir.”

“En sevdiğim tarafı insan hayatına pozitif katkı.”

Mesleğiyle ilgili en çok hoşuna giden noktalarla ilgili hislerini de paylaşan Yelda Ulu Colin şöyle anlatıyor: “İnsan hayatına pozitif etki sağlamak, yaptığımız işin sonunda insan hayatını pozitif etkileyebilmek işimin en sevdiğim tarafı. Hele bunu çok sevdiğiniz takım arkadaşlarınızla beraber başarmak, onlarda da aynı tatmin ve sevinci görmek paha biçilmez. Ülkemize kurduğumuz ve servis verdiğimiz her üst teknoloji cihazla sağlık profesyonelleri, insanımıza sağlık hizmeti veriyor. Profesyonel hayatta, sağlık sektöründe bu hazzı her gün her yaptığınız iş ile yaşayabilmek çok güzel.”

“16 yıl daha zaman geçirdim.”

Yelda Ulu Colin sırf sağlık sektöründe çalıştığı için yaşadığı özel bir hatırasını da şöyle anlatıyor: “Çok kesitli tomografilerin ülkemize kurulduğu ilk yıllar, yıl 2001. Çok uzun yıllar sigara kullanan babamı elinden tutup hiçbir sıkıntısı yokken sadece kontrol için çok kesitli tomografi cihazında taramaya sokmakla çok erken safhada akciğer kanserini yakalamış olmamız ve erken cerrahi müdahale ile beraber tamamen iyileşmesi ve beraber geçirdiğimiz 16 yıl bize en büyük hediye olmuştu. Maalesef başka bir sebeple birkaç ay önce kendisini kaybettim. Sağlık sektöründe olmanın bana iyi ki bu sektördeyim dedirttiği en önemli örnek budur. İyi ki sağlık sektöründeyim ve insanlara doğrudan ve dolaylı olarak faydalı olabiliyorum.”

 

“Kadınlar için mentorluk yapıyorum.”

Bundan sonrası için profesyonel ve sosyal hedeflerini de açıklayan Yelda Ulu Colin, GE Sağlık Türkiye’nin son dört yılda yaptığı sıçrayışı ve ülkemiz sağlık sistemindeki yeri ve katkısını kalıcı kılmak istiyoruz” diyor ve sözlerine devam ediyor: GE olarak ve kişisel olarak Türkiye’de hayata geçirdiğimiz ilkleri ve iş modellerini diğer ülkelerin sağlık ekosistemlerinde ihtiyaca göre doğru uygulama örnekleri yaratabilmek ve tabii ki ülkemizin sağlık sektörüne daha fazla katkıda bulunabilmek, henüz yapılmamış olanı ve ilkleri yapmak profesyonel kişisel hedeflerim arasında. Yıllardır üyesi olduğum, Tıbbi Görüntüleme Teşhis ve Tedavi Teknolojileri Derneği’nin bir yılı aşkın süredir başkanlığını yürütüyorum. Sektörümüzün ve paydaşlarımızın sorunlarını ve bu sorunlara çözüm yollarını bulmada bu STK aracılığı ile faydalı olmaya çalışıyorum. Başka bir hedefim de iş hayatında daha fazla kadın lider görebilmek, bu konuda mentorluk yapmak ve örnek teşkil etmek. Bu sebeple konuyla ilgili gelen isteklere olabildiğince vakit ayırmaya çalışıyorum. Konuşmacı olmam için gelen davetleri zamanım el verdiğince geri çevirmemeye çalışıyorum. GE Women’s Network aracılığı ile de özellikle STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) eğitimi alan üniversite öğrencilerine erişerek onlara ışık tutmaya çalışıyoruz. Gençlerle bir araya gelmek, hem örnek olup yol gösterici olabilmek hem de onlardan öğrenmek benim için her zaman çok kıymetli.”

“En fazla ihmal ettiğimiz kişi kendimiz.”

Yoğun tempo içinde aileye ve kendine yeterince zaman ayırabiliyor mu? Bu sorunun samimi cevabı Colin’den şöyle geliyor: “Yoğun iş hayatı olan bir anne ve eş olarak insan, yıllar içerisinde iş seyahatlerini, çocukların programlarını, iş ve aile konularını farklı zamanlarda farklı önceliklerle planlı, programlı yaşamaya ve yönetmeye alışıyor. Tüm bu koşturmaca içerisinde belki de en fazla ihmal ettiğimiz ise kendimiz oluyoruz, bu da sanırım benim gelişme alanım. Daha fazla ve düzenli spor yapmak kişisel hedeflerim arasında. Kendimize ayırdığımız zamanı iyi ve kalıcı hatıralar yaratarak geçirmek adına, aile olarak her sene çocuklarla beraber daha önce görmediğimiz bir yere seyahat planlamaya çalışıyoruz. Beraber keşfetmek ve kaliteli vakit geçirmek sanırım hepimize çok iyi geliyor. Ortak ilgi alanları oluşturmaya çalışmak, eğlenmek hem de beraber öğrenmek birbirimizi daha iyi tanımamızı da sağlıyor.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir