Yelda Ulu Colin İle Liderlik, Zorluklar ve Güven Üzerine Sohbet

6 Haziran 2018

GE Sağlık Türkiye Genel Müdürü Yelda Ulu Colin, 20 yıldan uzun bir süredir sağlık alanında çalışıyor ve yönetici kimliğiyle 2014 yılından bu yana GE Türkiye’de sağlık sisteminin gelişmesi için ekibiyle birlikte çalışmalar yürütüyor.

GE Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türkiye bölgesinde GE Sağlık Ülke Direktörlüğü görevini üstlenen tek kadın olan Colin, 200 kişiden oluşan bir ekibe liderlik yapıyor.

GE Sağlık Türkiye Genel Müdürü Yelda Ulu Colin ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi keyifle okumanızı dileriz.

S: Mükemmel bir çalışanı nasıl tanımlarsınız?

C: Yaratıcı, değişikliğe ve yeni fikirlere açık insanlara karşı kendimi daha yakın hissediyorum. Bu düşünce yapısına sahip çalışanlar, sonuca ve başarıya daha kolay ulaşıyor.

S: Yaratıcı yaklaşımın liderler için gerekliliği nedir?

C: Yaratıcı olmazsanız, müşterilerinizin ve çalışanlarınızın karşı karşıya kaldığı zorlukları anlayamaz, onlara anlamlı ve uzun süreli çözümler sunamazsınız. Bunun da ciddi sonuçları doğar. Endüstrinin ya da mevcut pazarın size duyduğu güveni ve itibarınızı kaybedebilirsiniz.

Lider olarak yeni iş modelleri bulmak ve hem müşterilerinizin hem de şirketinizin karşı karşıya kaldığı sorunları çözmek için ekiplerinizi devamlı farklı çözümler bulma konusunda teşvik etmeniz gerekir. Ancak bunu tek başınıza yapamazsınız, bu bir takım çalışmasıdır.

S: Aldığınız çevre mühendisliği eğitiminin bugün üstlendiğiniz rol üzerinde nasıl bir etkisi var?

C: Bilimde gerçekleri sorgulamayı öğrenirsiniz. Bu yüzden her şeyi tamamen sorgulamak benim tabiatımda var. Bir şeye inanıp onu desteklemem için altında yatan mantığı gerçekten ilişkileri yönetirken bunun çok faydası oluyor. Neredeyse tüm insani ilişkilerin temelini oluşturan güven duygusunu da pekiştiriyor. Bu mühendislik yaklaşımı müşterilerimin, çalışanlarımın ve iş arkadaşlarımın gözünde beni güvenilir bir yol gösterici haline getiriyor.

S: Biraz önce iş yaşamında güvenin öneminden bahsettiniz. Güven ve liderlik arasındaki ilişki sizce nedir?

C: Bir lider olarak insanların güvenini kazanmanız gerekir. İnsanlar size inanmalı. Bunu yapmak içinde verdiğiniz sözleri tutmalı ve hem iyi hem de zor zamanlarda kişisel ve profesyonel anlamda onlara destek olmalısınız. Bu, insanların anlayacağı ve inanacağı net hedefleri veya kurumsal bir vizyonu açıkça belirtmekle de ilgili… İnsanları bir hedef doğrultusunda bir araya getiriyor ve bu hedefe odaklı şekilde ilerlemelerini sağlıyorsunuz.

Önemli dönüm noktalarını başarıyla geçtiğinizde bunu mutlaka kutlayın, başarısız olduğunuzda da bunu açıkça söyleyin. Kolları sıvayın ve davranışlarınızla örnek olun.

Şüphesiz, herkes başarılı olmak ister. Bir lider olarak hedeflere ulaşabildiğinizi veya bir hayali gerçekleştirebildiğinizi kanıtladığınızda ekibiniz de her zaman sizi izleyecektir; bunu yaptıklarında başarıya ulaşacaklarını bilirler.

S: Geçmişteki sizle karşılaşma şansınız olsaydı ona ne gibi tavsiyeler verirdiniz?

C: Yapılan çalışmalar, erkeklerin kendi yeteneklerine daha çok güvendiğini, kadınların ise  bu konuda erkekler kadar başarılı olmadığını gösteriyor. Belki de yeteneklerimi anlatma ve pazarlama konusunda daha girişken olabilir, daha fazlasını yapabilirdim.

Bu tavsiyemi özellikle kız öğrencilerle ve kariyerine yeni başlayan kadın çalışanlarla paylaşmak istiyorum. Utangaç olmayın. Kendinize, yeteneklerinize inanın ve güvenin. Bence hem biyolojik hem de sosyolojik açıdan bakıldığında, kadınlar profesyonel hayatta daha fazla avantaja sahip.

S: Kadınların çalışma ortamında sahip olduğu bu avantajlar nelerdir?

C: Bu alanda yapılan birçok çalışma sosyal becerilerin ve duygusal zekânın rekabette önemli bir avantaj sağladığını gösteriyor. Birden fazla işi aynı anda yapabilme, öz farkındalık,

anlaşmazlıkları yönetme ve ekip çalışması iş yerinde etkili bir lider olmak için sahip olunması gereken temel yeteneklerdir. Her işletmenin özünde insan ilişkileri yer alıyor. Bu yüzden duygusal zekânın önemli bir avantaj sağladığı yadsınamaz. Sorunları çözme ve onları analiz etme konusunda da kadınların erkeklere göre biraz daha fazla avantajı olduğunu düşünüyorum.

S: İşiniz hakkında sizi özellikle heyecanlandıran şey nedir?

C: İşimin “yaşayan ve nefes alan” bir şey olmasını çok seviyorum. Değişim hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Kısıtlı süreler içinde değerlendirme, düşünme ve yön verme konusunda hem yeteneklerinizi sergilemeniz hem de hazırlıklı olmanız gerekiyor. Zorluklarla mücalede etmeyi seviyorum ve bir sorunla karşılaştığımda bu sorunun bir fırsat sunduğuna da inanıyorum. Beni gerçekten heyecanlandırıyor, çünkü problem çözmeyi seviyorum. Kontrolüm dışında çok sayıda bilinmezle ve farklı unsurla başa çıkarak belirsizliklerin üstesinden gelebilirim. Kontrol edemediğim şeyleri kabul eder ve bilinmezlikleri işle uyumlu bir şekilde yönetmenin bir yolunu bulurum. Bu sayede heyecanlı hale gelen işimde daha başarılı sonuçlar alırım.

S: Tipik bir çalışma gününüz nasıl geçer?

C: Her sabah 06:00’da kalkarım.  Ajandamın müsaitliğine göre pilates dersine katılmaya çalışırım. İşim varsa da doğrudan ofise giderim. Erkenciyimdir ve bana göre en verimli çalışma zamanı sabah saatleridir. Çünkü sabah yedi,yedi buçuk civarı genelde ofiste kimse olmaz. Ofiste kimse yokken ben de önce kendi işlerimi yaparım. Gelen e-postalara ve yapacağım işlerin listesine yoğunlaşırım. Daha sonra eğer o gün ofiste olacaksam şirket içi toplantılarımızı yaparız. Zamanımın çoğunluğunu ofis dışında müşterilerimizi sıkça ziyaret ederek geçiririm. Hastane müdürleriyle sürekli iletişim halinde olurum, tanı merkezlerini ziyaret ederim ve Sağlık Bakanlığı’ndan yetkililerle toplantı yaparım. Sağlık hizmeti sektöründe Türkiye’de gerçekleşen büyüme ve potansiyel göz önünde bulundurulduğunda şu an yoğun bir dönem geçirdiğimizi söyleyebilirim.

Genellikle akşam 19.00 veya 19.30’a kadar işte olurum. Daha sonra eve gider ve ailemle akşam yemeği yerim. Akşam yemeğinden sonra da kendime vakit ayırmaktan, ailemle zaman geçirmekten, kitap okumaktan veya sosyal medyayı takip etmekten keyif alırım.

S: GE Sağlık Türkiye operasyonlarını yürütmek dışında başka neler yapıyorsunuz?

C: COCIR’ın (Avrupa’da tıbbi görüntüleme, radyoterapi, sağlık IT ve elektro medikal sektörlerini temsil eden bir kuruluşun) Türkiye ayağı olan TIP-GOR-DER derneğinin başkanıyım. Ayrıca İstanbul Rotary Kulübü üyesiyiz. Tesadüf ki eşimle de, yıllar önce bir Rotary kulüp toplantısında tanıştım ve sağlık sektöründe ilk işime yine Rotary den tanıdığım kişilerin iş teklifi vesilesiyle girmiştim.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir