Yapay Zekâ ve Blockchain Çağını Yakalamak

11 Aralık 2018

Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Bilişim Zirvesi 2018’de, “Yapay Zekâ Çağında İnsana ve İşe Farklı Açılardan Bakış” konulu bir panele katıldım. Güngör Kaymak (Hewlett Packard Enterprise Genel Müdürü),Hakan Aran (Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı) ve Soner Canko (BKMGenel Müdürü) ile birlikte, önümüzdeki dönemde teknolojik gelişmelerin bizim iş yapış şekillerimizi nasıl etkileyeceği hakkında konuştuk. Konuşma yaptığımız salon oldukça kalabalıktı ancak orada olmayanlar ve tartışılanları tekrar hatırlamak isteyenler için bu önemli konudan bir de köşemde bahsetmek istedim.


Bilişim Zirvesi 2018, “Yapay Zekâ Çağında İnsana ve İşe Farklı Açılardan Bakış

Öncelikle yapay zekâ teknolojilerinin, önemli bir hız ve verimlilik artışı ile birlikte refah getireceğini söylemek mümkün. Kısa ve orta vadede ise endüstriyel internet ile yapay zekâ iş birliğinin, ekonomide son dönemde kronik hale gelen durgunluğa daçözüm olarak ortaya çıkacağını söyleyebiliriz. Accenture tarafından hazırlanan “Why Artificial Intelligence is the FutureOf Growth (Büyümenin Geleceği Neden Yapay Zekâdır)” başlıklı raporda da günümüzde verimliliği artıracak, dolayısıyla ekonomiyi canlandıracak en önemli etkenlerin yapay zekâ ve endüstriyel internet olacağı belirtiliyor.

Eskiden geleneksel ekonomilerde büyümenin itici güçleri sermaye ya da emek artışıydı. Günümüzde bu iki etken, gelişmiş ekonomilerde geçmiş yıllarda yaşanan refah ortamını sürdürmeye yetecek düzeyde artış göstermiyor. Bu da ekonomilerde durgunluğa yol açıyor.  Yapay zekâ, emek ve sermayenin sınırlarını aşarak yeni değerler yaratmamıza ve tekrar büyümemize olanak veriyor.

Accenture’un raporu yapay zekânın ekonomiyi üç şekilde büyüteceğini gösteriyor. Bunların ilki “akıllı otomasyon” adı verilen sanal iş gücü. Örneğin, fabrikasını yapay zekâya teslim eden, Çin’de akıllı telefon üretimi yapan Chanying Precision Technology şirketi montaj hattında çalışan akıllı robotlar sayesinde üretimi %250 artırırken, defolu üretim oranını da %80 azalttı.

İkincisi, mevcut iş gücünün ve donanımların becerilerini artırma kapasitesi. Örnek olarak kullanıldığı beş otel içerisinde bir yılda 11 bin konuğu odasına ulaştıran Relay adlı otonom robotu gösterebiliriz. Normalde otel çalışanları zamanlarının önemli bir kısmını harcayan konuklara odalarını gösterme işini artık Relay yapıyor.

Yapay zekânın katkı sağlayacağı üçüncü alansa,yapısal dönüşümlere olanak vermesi. Buna da örnek olarak otonom araçları gösterebiliriz. Bu araçlar yapay zekâ sistemleri, lazerler, radarlar,kameralar, bilgisayar görüşü ve öğrenen makine algoritmalarını birleştirerek siz çayınızı içerken trafikte ilerlemenizi sağlıyorlar.

GE olarak biz de dijital endüstriyel platformumuz Predix aracılığıyla makineleri, verileri ve insanları birbirine bağlayarak bugün endüstriyi dönüştürüyoruz. İyi analiz ve makine öğrenimi modelleri oluşturmak için gereken birçok fizik ve alan bilgisi elde ediyoruz. Gerçekte, veri bilimcilerinin GE‘nin bu modelleri inşa eden tüm insanlardaki alan bilgisini daha hızlı ve etkili bir şekilde yakalamasına yardımcı olan Yapay Zekâ sistemleri oluşturduk. Böylece, analitik geliştirirken biz de yapay zekâdan faydalanabiliyoruz. Dünyanın çeşitli yerlerindeki fabrikalarımızda arıza sürelerini ortadan kaldırmamıza yardımcı olması, tıbbi tarayıcıların daha optimal bir şekilde kullanılması ve daha fazla hastanın daha kısa sürelerde taranması için de sistemlerimizde yapay zekâ kullanılıyor.

Türkiye’de de kamu, özel sektör ve akademi çevrelerinde genel anlamda dijital dönüşümde ve yapay zekâ konusunda bir farkındalık var. Örneğin, geçen yıl kurulan Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI) çok önemli bir oluşum. Finans kuruluşları, üniversiteler, girişimciler, sponsorlarıyla hızla çalışan bir ekosistem oluşturmaya başladı. Devletin de bu konuya stratejik biçimde yaklaşarak yol açıcı rolü üstlenmesi önemli. Stratejiler ve hedefler belirlenmeli, kurumsal ve hukuki altyapıların oluşturulması gerekli. Bu sayede gelişmiş ülkelerden daha önce bu fırsatı yakalamamız mümkün olacak…

GE olarak yatırımlarımız ve iş birliklerimizle tam 70yıldır Türkiye’nin iş ortağı durumundayız. GE Türkiye olarak küresel bilgi birikimimiz ve deneyimimizle Türkiye’de yazılım ve inovasyon gelişimine katkıda bulunmak için iş birlikleri yapıyoruz. Bu vizyonla, geçtiğimiz hafta TÜBİTAK Marmara Teknokent Serbest Bölgesi’nde yer alan GE Havacılık Türkiye Teknoloji Merkezi bünyesinde kurulan Katmanlı İmalat Teknolojileri Ar-GeLaboratuvarı’nın açılışını gerçekleştirdik. Bu yeni laboratuvar ile Türkiye’de, teknoloji geliştirme çalışmalarını desteklemeyi,yetkin mühendis ve araştırmacı yetiştirilmesini sağlamayı, aynı zamanda katmanlı imalat konusunda şirketlere sunduğumuz çözüm ortaklığını güçlendirmeyi hedefliyoruz.

Türkiye’de hem kamu hem de özel sektörlerde verimliliğin gerektiği oranda artması için yapay zekâ ve dijital endüstri ile ilgili çalışmaların artması gerektiğini düşünüyor, herkese iyi çalışmalar diliyorum.

Sizin de bu konudaki görüşlerinizi oldukça merak ediyorum. Benimle @cananmozsoy Twitter adresimden iletişime geçebilirsiniz.

Sevgilerimle,

Canan M. Özsoy

GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü

Yorumlar

  1. insanlardaki alan bilgisinin toparlanması insan kaynaklı bir yapıya devam niteliği taşıyorsa-bence taşımalı- bu nokta her açıdan daha doğru gidişatı işaret eder. Kutlarım. Çünkü bugünün aceleciliği, yapay zekanın insan hata payını makine ile en aza indirgeme, bir de daha kontrollü bir geleceği kurgulamaya gidici. Şimdilik sıfıra yakın töleras en azı insandan daha verimli sürprizi olmayan üretim ve devamı getireceği her şey… Peki ya sonrası? Yazdıklarınız bana bunları düşünmemi sağladı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir