Yapay Zekâ İçin Kader Anı: GE’den ‘Mütevazı Yapay Zekâ’ Çözümü

19 Mart 2019

Yapay zekâ çözümleriyle gelişmiş makinelerin onları yaratan bilim insanlarından daha zeki hale gelmesi günümüz bilim dünyasının son zamanlarda en sık konuştuğu konulardan biri. Socrates, Aristoteles ve Albert Einstein gibi ünlü düşünürlere atfedilen “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir” sözüne burun kıvırırcasına makineler öğrenme yetilerini sınırsızca artırarak “Robotlar bizden zeki olabilir mi?” sorusunu gündeme getiriyor…

Öte yandan makine öğrenimi sayesinde güçlenen otomasyon, etikle alakalı soruları da beraberinde getiriyor. Mühendisler, yapay zekâya daha karmaşık sistemleri kontrol etmek adına esneklik tanıdığı sürece makinelerin insan yaşamını tehlikeye atabilecek sınırları aşmalarına nasıl engel olacaklar? Örneğin, yapay zekânın bir jeneratörün verimliliğini, ekstra kilovat saatlik performans uğruna kırılma noktasından ileriye götürmesine nasıl engel olabiliriz?

Makinelerin bu gibi etik kaygılar taşımaması GE Araştırma Merkezi’nde Yazılım Müdürü olarak görev yapan Colin Parris için önemli bir sorun. Yapay zekâ algoritmasının işlerin daha hızlı ilerlemesini sağladığı bir gerçek. Bir rüzgar türbininin kanat eğimi ve rotasyonu, geçmiş deneyimler simüle edilerek optimum performans seviyesine taşınabilir. Türbin daha az aşınma ile daha fazla güç üretir ve bu da üretimin daha düşük maliyetli olmasını sağlar.

Bununla beraber üretimde yapay zekâya yer vermenin getirdiği bazı riskler de var. Yapay zekâ, üzerine kurulan algoritma ne kadar güvenli sonuç verirse o kadar “zeki” addediliyor. Parris’e göre, “Bir model ürettiğinizde, modeli uyguladığınızda kullandığınız verilerin, modeli oluştururken öne çıkan verilerle aynı olacağına dair kesin bir varsayımda bulunuyoruz.” Örneğin yaz koşulları için ürettiğimiz bir model kışın aynı doğrulukta çalışmayabilir.

Ayrıca günümüzde çok daha sık karşılaştığımız, doğa koşullarında meydana gelecek ani değişimler de önemli. Örneğin, 100 senede bir meydana gelen ani bir fırtına meydana gelirse ne olur? Bir rüzgâr santralinin tüm kontrolü bilgisayarın elinde olunca meydana gelebilecek belirsizlikler aslında oldukça ciddi riskleri de beraberinde getiriyor.

Parris’e göre bu sorunun çözümü, yapay zekâyı tevazu sahibi şekilde programlamakta yatıyor. Bazı bazı araştırmacılar etik davranışları kodlamaya çalışıyor olsalar da ona göre tevazu, algoritmayı insansı duygularla doldurmak anlamına gelmiyor. Parris’in bahsettiği mütevazılık, yapay zekâya simüle ettiği gerçek dünyanın limitleri hakkında farkındalık aşılamak; davranışlarında meydana gelebilecek belirsizlikleri ortadan kaldıracak alternatif bir işleyiş biçimi anlamına geliyor. Parris’e göre bu B planını oluşturmanın altında yatan sebep ise güvenlik ve öngörülebilirliği yüksek performansa tercih eden eski “determinist” bir yaklaşım. Parris, “[Mütevazı] Yapay Zekâ, kendi uzmanlık alanını biliyor” diyor ve ekliyor: “Bir sıcaklık ve basınç bölgesi olarak tanımlanabilir. Bu bölgenin dışına çıktığında, hemen uyarıyor: Uzun yıllardır sağlam işleyen eski algoritmama geri döneceğim.”

Parris ve meslektaşlarının bu konsepti test etmek için geliştirdiği iki pilot programdan ilki, 2 türbinli bir rüzgâr santrali. Burada kurulan bir yapay zekâ rüzgâr hızını tahmin edip mümkün olduğunca fazla rüzgâr yakalayabilmek için kanatların aralığı gibi faktörleri ayarlıyor. Diğer pilot program elektrik üreten gaz türbinlerini kapsıyor. Burada hava ile gazı karıştıran ve yanma odasındaki basınçları düzenleyen nozüllerin kontrolü algoritmaya emanet. İki program sonucunda GE mühendisleri enerji üretiminde yüzde 1-2 oranında iyileşmeler saptadı.

Parris, bu yeni “Mütevazı Yapay Zekâ”nın 2019’un sonu veya 2020’nin başı gibi ticari ürünlere dâhil edilebileceğine inanıyor. Program ilerledikçe algoritma ne zaman kapasitesinin ötesinde bir koşulla karşılaştığında algısını genişletebilmek için yeni veriler talep edebilecek. Parris’e göre “Mütevazı Yapay Zekâ” kavramı, son zamanlarda korkarak bakılan bu yeni aracın geniş çapta kabul edilebilmesi için önemli. İnsanlar varlığından tedirgin olduğu müddetçe dünyanın en iyi yapay zekâ çözümünün bile tutunması zor. Bu nedenle “Mütevazı Yapay Zekâ” gibi çözümler, insanları makinelerin yükselişine karşı daha güvende hissettirebilir.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir