Vücudunuz için İnternet ve Dijital İkiziniz

17 Aralık 2015

Dürüst olalım, kasım ayı Helsinki’yi ziyaret etmek için en uygun zaman değil. Ancak her sonbahar Finlandiya’nın başkentini ele geçiren kasvet, 15.000 ziyaretçi, 1.700 start-up ve Google, Nokia ve GE gibi devleri dünyanın en büyük teknoloji buluşmalarından biri olan Slush’a katılmaktan alıkoymadı.

Bu şaşırtıcı olmamalı. Sadece 5,4 milyon Finli olmasına rağmen, Finlandiya’nın çağdaş yaşamımızın teknolojisi üzerinde kendisini aşan bir etkisi var. Finlandiya, mobil iletişimde patlama yaratan Nokia ve açık kaynak kodlu işletim sistemi Linux’un evi. Angry Birds oyununun arkasındaki şirket olan ve 2008 yılında Slush’ın başlatılmasına ön ayak olmuş olan Rovio’nun kurucu ortağı Peter VesterbackaBizde bir birlikte çalışma geleneği var. Bu belki de soğuk kışımızla ilgili bir şeydir” diyor.

GE de bu ruhun bir parçası. Geçen yıl GE Sağlık, 26 yerel şirkete ilaç ve tıbbi ürünler geliştirmek için yardımcı olan Sağlık İnovasyon Köyü start-up’ını kurdu. Sağlık İnovasyon Köyü, Amerika’da kurulmuş ve ilk uluslararası merkezini kasım ayında Helsinki’de açan, dünyanın en büyük dijital sağlık merkezi StartUp Health ile bir ortaklık gerçekleştirdi.

GE, yerel beyin gücünü kullanarak tıbbın çehresini değiştirmek için sağlığı bulut teknolojisiyle birleştiriyor. Helsinki’deki GE mühendisleri özel olarak hasta takibine odaklanıyor. Mühendisler, bir gün bir yara bandından farksız olabilecek ve kalp ritmi, kan basıncı, solunum gibi bilgileri kesintisiz olarak bulut ortamına aktaracak kablosuz araçlar üzerinde çalışıyor. Bulut ortamında gerçek zamanlı olarak toplanacak bu veriler yazılımlar tarafından analiz edilerek doktorların anormallikler ve muhtemel krizlerden çok daha erken haberdar olmasını sağlayacak. Yani, her birimizin bir dijital ikizi olacak.

manequinHC

 

Kablosuz sensörler, hastaların yoğun bakımda boğuşmak zorunda kaldığı kablo kalabalığını ortadan kaldıracak.

Çalışmanın başındaki mühendis Erno Muuranto, “Cep telefonlarında gerçekleşen dönüşümün aynısı günümüzde hasta izleme teknolojilerinde gerçekleşiyor” diyor ve ekliyor, “Dünya her geçen gün daha da kablosuz ve ‘giyilebilir’ bir yer oluyor. Hastaneleri akıllı fabrikalar gibi yönetebiliriz. Kablosuz sensörler ve veri analizi sayesinde hastalar henüz ambulanstayken teşhis koyabiliriz. Böylece, daha doğru tedaviyi daha hızlı bir şekilde uygulayabiliriz. Bu da, daha hızlı taburcu süreleri demek. Bu teknolojiler aynı zamanda hastaları evlerindeyken izlememizi de mümkün kılacak. Tüm bu gelişmeler, tedavi ve maliyetlerde iyileşme anlamına geliyor.”

Slush

Dünyanın en büyük teknoloji buluşmalarından biri olan Slush bu yıl 15.000 kişi, GE, Google ve Nokia gibi teknoloji devleri ve 1.700 start-up şirketi bir araya getirdi.

Ekibindeki 60 bilim insanı ve mühendisin birçoğu gibi Muuranto da Nokia ile bağlarını kopardıktan sonra GE’ye geldi. Minyatürleştirme ve kablosuz protokollerden kullanıcı deneyimi tasarımına kadar pek çok alanda uzman olan bu mühendisler, kalp ritmi, kan basıncı ve birçok diğer parametrenin izlenebileceği kablosuz sensörlerin ilk nesil örneklerini gelişiyor.

Muuranto, laboratuvarında en son bir meslektaşına bağladığı cihazla onun kalp ritmini ve kanındaki oksijen miktarını bir iPhone üzerinden takip etmeyi başardı. Bunu yaparken, GE’nin endüstriyel internete özel geliştirdiği Predix platformu için yazılmış bir uygulamayı kullandı. Muuranto, “Şu an hâlâ erken ama tuğla gibi cep telefonlarından cebimize sığan cihazlara geçiş yapmamızın ne kadar az zaman aldığını hatırlayın” diyor.

GEHC-wireless-monitoring1-1024x1024

 

Beş yıl içinde teknoloji, doktorların hastalarını kablosuz bir ağ üzerinden takip etmesine ve herhangi bir bağlı makine ile hastalarının durumunu öğrenmelerine olanak verebilir.

Bu teknoloji için ilk fırsat yoğun bakım ünitelerinde hastalara bağlanan spagetti gibi tellerin ortadan kaldırılması ve yanlış alarmları minimuma indirecek algoritma ve analizlerin kullanılması olacak. Muuranto “Alarmların %90’ı, üzerine hareket edilecek durumlar değildir. Biz, birden fazla sensörden gelen sinyalleri kullanarak daha anlamlı alarmlar üretmenin yollarını arıyoruz” diyor.

Erno21

 

GE’den Erno Muuranto “Dünya, kablosuz ve giyilebilir bir geleceğe doğru gidiyor. Hastaneleri akıllı fabrikalar gibi çalıştırabiliriz. Kablosuz sensörler ve veri analitiği hastalara henüz ambulanstayken doğru teşhis konmasına yardımcı olabilir” diyor.

Sensörler küçücük entegre bir pilden güç alacak ve hastanın cebinde ya da hastane odasındaki bir alıcı ile iletişim kurmak için radyo dalgalarını kullanacak. Hastane dışında da, sensörlerden gelen yerel bilgiler, hücresel ağda toplanacak; doktorlara ve hastanelere otomatik hasta izleme ve kesintisiz veri akışı sağlayacak.

GE ve diğer şirketler hali hazırda tıbbi vücut alan ağları (MBANs) üretiyorlar ve kablosuz tıbbi cihazların kullanabileceği radyo spektrumuna erişim için ABD Federal İletişim Komisyonu‘na başvuruda bulundular.

GE Sağlık’ın Finlandiya ofisinin finans müdürü ve Sağlık İnovasyon Köyü’nün kurucularından Mikko Kauppinen, “Bu bahsettiğimiz dijital sağlık. Yani, herhangi bir cihazdan farklı bir şey. Biz zaten, hastanelerde gördüğünüz ve Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin standartlarına uygun süper güçlü izleme cihazlarını geliştirmeyi biliyoruz. Fakat üzerine konuştuğumuz şey bir platform. Nasıl cep telefonları küçüldüyse bizim cihazlarımız da küçülecek. Biz, vücut için bir endüstriyel internet ekosistemi geliştiriyoruz” diyor. Eğer siz de çok geçmeden bu cihazları hastanelerde, doktorunuzun ofisinde ve hatta kendi evinizde görürseniz şaşırmayın.

Helsinki

Kablosuz sağlığın geleceği Helsinki’de doğuyor.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir