Üretimde Kazan Kazan formülü: Enerji verimliliği

5 Haziran 2013

Turkey; GE wind turbine at Sares Wind Farm outside Çanakkale, Turkey.

GE’nin de katıldığı 21. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı 6-8 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşti. 19 ülkeden 333 firmanın ve 16 binden fazla ziyaretçinin katıldığı ICCI 2015’in odağında enerji sektörünün geleceği ile enerji verimliliğini ve güvenilirliğini artıran yeni teknolojiler ve uygulamalar vardı. Bakanlık verilerine göre 2014 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de elektrik üretimi 250.4 milyar kWh, tüketimi ise 255.5 milyar kWh düzeyinde. 2023 yılında ülkemizin elektrik enerjisi talebinin 500 milyar kWh’e çıkacağı tahmini düşünülürse yeni teknolojiler ve verimlilik had safhada önem taşıyor.

Küresel iklim değişikliği devletleri, iş dünyasını ve toplumları değişikliğe yol açan etmenlerin ortadan kaldırılması için gerekli adımları atmaya zorluyor. Bunların başında da tüketimin, özellikle sera gazı emisyonunun üçte birine yol açan enerji tüketiminin azaltılması geliyor. Yıllık enerji tüketiminde payı yüzde 30’u aşan imalat sanayii de doğal olarak enerji tüketimini azaltması yönünde baskı altında.

Ancak dünyanın birçok ülkesinde nüfus artıyor ve hayat standartları yükseliyor. Bu da imalat ürünlerine, dolayısıyla sanayinin enerji talebine doğru orantılı olarak yansıyor. Uluslararası Enerji Ajansı, küresel sanayinin enerji kullanımının gelecek 25 yıl düzenli olarak artacağını, bu artış oranının yüzde 1,8 ila yüzde 3,1 arasında olacağını tahmin ediyor. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde enerji talebindeki artış oranı yüzde 10’a kadar tırmanabilir.

Talep artarken enerji tüketiminin azaltılmasının tek yöntemi bulunuyor: Enerjiyi verimli kullanmak.

Sanayide enerji verimliliği üreticiler, devletler ve toplumlar için bir kazan-kazan formülü olabilir. Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) sanayi üretiminde enerji verimliliğini, “Ülke ekonomilerinin büyümelerini sürdürürken, çevreye zararı en aza indiren bir çözüm” olarak nitelendiriyor. Üretimde kullanılan enerjinin verimliliğinin artırılması işletmelerin enerji yoğunluğunu azaltırken ek rekabet gücü sağlıyor.

Türkiye’de üretimde enerji verimliliği ise diğer ülkelere görece daha büyük önem taşıyor. Çünkü Türkiye, enerjide dışa bağımlı bir ülke ve sanayide enerji tüketimi oldukça yüksek. Uluslararası Enerji Ajansı’nın iki yıl önce yaptığı bir hesaplamaya göre 1 birim Gayri Safi Yurt İçi Hasıla yaratabilmek için Türkiye’nin harcaması gereken enerji, Avrupa ülkelerinden yüzde 50, Japonya’dan ise yüzde 150 daha fazla.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz geçen ay Gaziantep’te katıldığı enerji verimliliğine ilişkin toplantıda Türkiye’nin enerjiye her yıl 50-60 milyar dolar fatura ödediğini hatırlattı ve enerji verimliliğini artırarak Türkiye’nin enerji faturasını yüzde 20-25 azaltmanın mümkün olduğunu söyledi.

Yüzde 90 enerji tasarrufu mümkün

Türkiye’nin enerji faturasını azaltmada üretimde enerji verimliliğini artırmak büyük önem taşıyor. Enerji Verimliliği Derneği’nin hesaplamalarına göre bazı sektörlerde, aydınlatmadan, ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerine kadar üretim alanlarında alınacak önlemlerle yüzde 90’lara ulaşan oranda enerji tasarrufu sağlanabilir.

İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nin ‘Sanayi’de Enerji Verimliliği Projesi’ (SAN-VER) kapsamında yaptığı sektörel araştırma da üretimde enerji verimliliği potansiyelinin yüksekliğini ortaya koyuyor. Örneğin tekstil sektöründe, atık ısı kazanımından yüzde 3 ila 20; hava kaçaklarının engellenmesinden yüzde 42; ısıtma soğutma ve iklimlendirme sistemlerinin izolasyonundan yüzde 45, kojenerasyon sistemlerinin kullanılmasından ise yüzde 90 enerji tasarrufu sağlanabiliyor.

Ankara Sanayi Odası 1’inci OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kaya da enerji verimliliğinin üretim tesislerine rekabet avantajı sağladığını söylüyor. Geçen ay Ankara’da bir enerji verimliliği panelinde konuşan Kaya, “En kolay kazanılan para tasarruf edilerek kazanılan paradır. Sanayimizde kullanmış olduğumuz motorlar, ısıtma sistemleri, üretim tesislerimizde kullanmış olduğumuz fırınlar gibi her türlü elektrikle çalışan makinelerde enerji tasarrufu yapmak mümkün. Elektrik tasarrufuyla maliyetlerimiz düşecek, maliyetlerimizin düşmesi rekabeti artıracak, rekabet artınca da satışlarımız artacak, bunun sonunda da ülkemiz kazanacak” dedi.

Peki üretimde enerji verimliliğini sağlamak için nereden başlamalı?

Özyeğin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mühendislik Fakültesi’nden Prof.Dr. Pınar Mengüç üretimde enerji verimliliğinin üç ayağı olduğunu belirtiyor: Üretim mekânının, üretim süreçlerinin ve üretimde kullanılan cihazların enerji verimliliği.

Sanayide enerji verimliliğini artırmak için, enerji muhasebesi, kontrol sistemleri, yalıtım, yeni teknolojiler ve endüstriyel süreçler, hammadde özellikleri, ürün çeşitleri ve özellikleri, iklim şartları ve çevresel etkiler, kapasite kullanımı gibi alanlarda çalışmalar yapılıyor.

GE de ileri teknoloji ürün, servis ve endüstriyel internet uygulamalarıyla Türkiye’de enerjide tasarrufun artırılmasına ve sınırlı kaynakların en verimli şekilde kullanılmasına destek sağlıyor. Başta yenilenebilir enerji alanında olmak üzere, elektriğin üretilmesinde, dağıtılmasında ve kojenerasyon çözümleri ile verimlilik sağlanabiliyor.

GE’nin dünyaya yeni tanıttığı 9HA.01 gaz türbini, yüzde 61’in üzerinde net kombine çevrim verimliliği sunuyor ve F sınıfı teknolojiyle karşılaştırıldığında, daha güvenilir ve uygun maliyetli yakıt – elektrik dönüşümü ile bu alanda da endüstri lideri konumuna sahip. GE bu yüksek verimli HA teknolojisine 2 milyar dolar yatırım yapıyor ve dünya genelindeki müşteriler, bu yapılan yatırım sonucunda uygun maliyetli enerjinin kendileri ve hizmet götürdükleri insanlar için sağladığı faydayı görüyor. 9HA.01 gaz türbini, Türkiye’deki mevcut kombine çevrim santrallerinde enerji verimliliğini artırabilmek ve kaliteli enerji üretimini desteklemek için önemli bir teknolojik konuma sahip olacak.

 

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir