Türkiye’nin En “Havalı” Yazılımcıları: Viktor Torma

3 Temmuz 2019

Kafanızı kaldırdığınız her 2 uçaktan 1 tanesinde GE’nin bir dokunuşunu görmeniz mümkün. Bazen taşıdığı motor, bazen kokpitte kullanılan yazılım, bazen de havayolu şirketinin kullandığı bir sistem… Gebze’deki GE Türkiye Teknoloji Merkezi (TTC) de bu oranın bu kadar yüksek olması noktasında önemli bir yer tutuyor. Buradaki mühendisler havacılık endüstrisine her konuda global katkılarda bulunuyorlar. Biz de sizler için buradaki yazılım ekibindeki mühendislerimizin hikâyelerini anlatmaya devam ediyoruz. Sıradaki konuğumuz ise Viktor.

Viktor, Slovakyalı. Onu buraya getiren yolculuk biraz farklı. İlk başta hikâyesini “Bir kere Adana Kebap yedim ve tadına aşık oldum, o yüzden Türkiye’ye taşındım” diyerek açıklayan Viktor’un hikâyesi aslında farklı bir aşk hikâyesi. Polonya’da Erasmus öğrenimi yapan Viktor’un orada o kadar fazla Türk arkadaşı olmuş ki, Erasmus bittikten sonra o sıralar yaşadığı Çekya’ya döndüğünde daha fazla Türkçe öğrenmek istemiş. İnternet üzerinden uzunca bir süre kendisine Türkçe dersi verebilecek bir öğretmen aramış. Sonunda bir öğretmen bulmuş. Bu öğretmen zaman içerisinde onun sevgilisi, en sonunda da eşi olmuş. O da eşi ile birlikte yaşamak için Türkiye’ye taşınmış.

Viktor’un GE Türkiye Teknoloji Merkezi’ndeki görevi Yazılım Kalite Test Mühendisliği. Daha önce Çekya’da ve Macaristan’da da bu görevde çalışan Viktor, GE’nin Türkiye Teknoloji Merkezi’nde aynı pozisyonda bir arayış olduğunu görünce hemen başvurmuş. Yaklaşık 6 aydır burada çalışıyor. Yaptığı iş, yazılım ekibi ile birlikte çalışarak ürünün en üst kalitede ve hatasız olarak teslim edilmesini sağlamak. Test süreci onun için en sonunda yapılan bir iş değil, tüm süreçlerde ayrı ayrı testler yaparak ürünün sorunsuz çalıştığından emin oluyor. “Burada ürettiğimiz yazılım ürünleri için en önemli kavram kalite. Çünkü yazılım ürettiğimiz endüstri çok kritik bir endüstri. Son kullanıcıya giden üründeki en ufak bir hata milyonlarca dolara, bundan daha da önemlisi yüzlerce insanın hayatına mal olabilir. Ufak bir hata Budapeşte’den İstanbul’a gelen bir yolcunun valizinin New York’a gitmesine de neden olabilir, yolcuların evlerine ulaşamamalarına da. Bu yüzden buradan çıkan yazılım ürünlerinin olabilecek en üst kaliteye çıkması gerekiyor. Yazılım sürecinin en başından itibaren ürün son kullanıcıya ulaşana kadar her aşamada test süreci gerçekleştirmemizin sebebi bu” diyen Viktor, yaptığı işin önemine dikkat çekiyor.

Yeni bir ülkeye taşınmanın zorluğuna dikkat çeken Viktor, Türk halkının sıcakkanlı ve misafirperver olmasından dolayı kendisini hiç yabancı hissetmediğini söylüyor. Bunda Türkçe biliyor olmasının da payının olduğuna dikkat çekiyor. Şirket içerisindeki çalışma arkadaşlarının da onunla çoğunlukla Türkçe iletişim kurmasıyla ve şirketin dil öğrenme konusundaki teşvikleriyle Türkçe öğrenme süreci daha da hızlanmış. 

“Burada ürettiğimiz yazılım ürünleri tüm dünyayı ilgilendirdiği için global ekiplerle de iş birliği yapıyoruz. Gün içerisinde dünyanın çeşitli yerlerinden mühendislerle çevrimiçi toplantılar yapıyoruz. Yani çalışma ortamım sadece bu binayla sınırlı değil. Yazılımcı olarak bizlerin yaptığı işte hangi ülkede olduğumuzun çok bir önemi yok. Dünyanın dört bir yanından insanla birlikte dünyayı ilgilendiren önemli yazılım ürünlerini burada, Türkiye’deki GE Türkiye Teknoloji Merkezi’nde geliştiriyoruz. Tek hedefi mezun olunca yurt dışında çalışmak olan genç Türk meslektaşlarıma tavsiyem, çalıştıkları şirketin global bir şirket olması. Böyle olunca tek bir ülkede değil, tüm dünyada aynı anda çalışıyorsunuz” diyen Viktor, Türkiye’de çalışmanın kendisi için güzel bir deneyim olduğunu dile getiriyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir