Türkiye’nin En “Havalı” Yazılımcıları: Betül Türkiçin

17 Haziran 2019

Gebze’deki yer alan GE Türkiye Teknoloji Merkezi (TTC), Türkiye’nin dünya havacılık endüstrisine katkıda bulunduğu en önemli merkezlerden birisi. Burada farklı birimlerde çalışan mühendisler, uçak motorlarında kullanılan malzemelerden uçaklarda kullanılan yazılımlara kadar birçok farklı alanda uluslararası havacılık endüstrisinin gidişatını değiştiren gelişmelere imza atıyorlar. Üstelik küresel bir ekibin parçası olarak… Havacılık endüstrisi için dünya çapında yazılımlar üreten yazılımcılarımızın hikâyelerini anlattığımız bu yazı dizimizde sıra Betül’de.

Betül, Marmara Üniversitesi’nde Bilgisayar ve Kontrol Öğretmenliği bölümünden mezun olmuş. “İtiraf etmem gerekirse üniversite sınavında tercihlerimi pek bilinçli yapmamıştım ama kendime uygun bir mesleği seçtiğimi sonradan anladım” diyen Betül,  öğretmenlik yanında mühendislik nosyonu da kazanmak için Doğuş Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği bölümünde tekrar lisans okumuş. Daha sonra da Sabancı Üniversitesi’nde Bilişim Teknolojileri yüksek lisansı yapmış. Çeşitli şirketlerde 10 yıl deneyim kazandıktan sonra da GE Türkiye Teknoloji Merkezi’nde çalışmaya başlamış.

Betül’ün GE Türkiye Teknoloji Merkezi’ndeki görevi Teknik Mimarlık. 4 yıldır burada çalışan Betül, otonom ekiplerden farklı olarak tüm ekiplere destek veriyor. Sıfırdan başlayan projelerdeki ihtiyaçların tespit edilmesi, kullanılacak teknolojik mimariye karar verilmesi, yol haritasının çıkarılması ve standartların belirlenmesine yardımcı oluyor. Var olan ürünlerdeki teknolojik dönüşümlerde de hangi yazılım teknolojilerinin kullanılması gerektiğini bulmak yine Betül’ün sorumluluğunda. Ayrıca Betül kendisiyle aynı görevi yapan ekibin liderliğini de yapıyor, yazılım mimarilerine karar verme aşamalarında müşterilerle de görüşüyor.

Birçok kişi yazılımla uğraşan insanların bir bilgisayarın başında saatlerce kapandığını düşünür ancak GE Türkiye Teknoloji Merkezi’nde çalışan mühendislerin teknik bilginin yanındaki en büyük güçleri buradaki sosyal iletişimleri. Burada herkesin bir lider gibi öne çıkması ve fikrini söylemesi konusunda büyük bir teşvik var. Betül’e göre hem projeyi yapan yazılım ekibiyle, hem proje üzerinde ortak çalıştıkları global ekiplerle hem de projenin nihai sahibi olan müşterilerle iletişim kurmak, çıkan ürünün doğru, hızlı ve eksiksiz olması konusunda büyük bir fark yaratıyor.

Aslında mühendislerin müşterilerle birebir iletişimde olmaları yazılım sektöründe pek sık görülen bir durum değil, ancak Betül’ün de içinde bulunduğu ekip, müşterilerle ve ekiptekilerle sürekli iletişim halinde. Bu iletişimin en doğru şekilde gerçekleşmesi ise üzerinde çalıştıkları projenin beklentileri karşılaması ve hatasız olması noktasında çok önemli. Bu da bu merkezde çalışan yazılım mühendislerinin sosyal yetkinliklerinin gelişimi açısından da oldukça faydalı oluyor.

“Sosyallik sadece iş yapış şeklimizi kolaylaştırmıyor, bir yandan kendimizi geliştirmemizi de sağlıyor” diyor Betül. Burada herkesin birbirinden beslendiğini, bu sayede tüm mühendislerin en son teknolojiler ve sistemler hakkında bilgi sahibi olduğunu söylüyor. Ona göre bu, başarılı bir mühendis olmak için çok önemli.

Bunlara ek olarak, GE Türkiye Kadın Çalışan Ağı’ndaki mentörlük sistemi sayesinde takip edilebilir bir kariyer planı çıkardığını ve takip edilebilir bir hedefe sahip olmasının da gelişimi açısından oldukça etkili olduğuna dikkat çekiyor.

Betül, GE Türkiye Teknoloji Merkezi’nde teknik mimarlık yapmanın yanı sıra evinde de iki çocuğuna annelik yapıyor. Betül, annelik ve iş hayatının belirli zamanlarda birbirini zorladığından bahsederken, “Bazen her şeye yetişemiyormuşsunuz gibi geliyor Bir tarafta yapmak zorunda olduğunuz işler, öteki tarafta da çocuklarınız var” diyor. Fakat evde eşinin desteği, burada da GE’nin desteği ile bu sürecin onun için daha kolay olmasını sağlamış.

GE’nin teknik rollerde çalışan kadınların oranını 2020 yılına kadar %50-%50 şeklinde erkek çalışan oranı ile eşitleme hedefi var ve bu kapsamda kadın çalışanlarına sunduğu özel teşvikler var. Annelere sunduğu süt izni annelerin çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesini mümkün kılıyor. Ayrıca Betül kendi çalışma saatlerini kendi planlayabildiği için işine ve çocuklarına karşı sorumluluklarını iki tarafı da aksatmadan rahatlıkla yerine getirebiliyor. “Buraya dair en sevdiğim şeylerden biri de geçmiş deneyimlerin göz önünde bulundurulması. Ben 10 yıldan fazladır bu endüstride çalışıyorum ve yıllık izin sürem belirlenirken bile diğer yerlerin aksine bu 10 yıllık deneyimim dikkate alınıyor” diyen Betül, sosyal ilişkilerin yanı sıra şirketin çalışanlarına sunduğu bu tarz faydaların çalışanların daha fazla bağlılıkla ve verimlilikle çalışmalarına yardımcı olduğunu düşünüyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir