Türbin Kanatları da Bakıma İhtiyaç Duyar!

23 Ekim 2018

Avrupa ülkeleri yenilenebilir enerjiye yatırım yapmayı hızlandırdığından beri, kıtanın her köşesinde birkaç rüzgâr türbini görmek mümkün. Hazırlanan bir rapora göre rüzgârdan üretilen enerji miktarı 2017 yılında 2010 yılının iki katından fazlasına, 150 teravat’tan 364 teravat’a yükseldi. Bu miktar Avrupa Birliği ülkelerinin kullandığı elektrik miktarının %11’i.

Rüzgâr enerjisi bu kadar önem kazandıkça, türbin sayısı da her sene hatırı sayılır miktarda artıyor. Durum böyle olunca türbin kanadı bakımının Avrupa’da büyüyen bir sektör olduğunu söylemek size şaşırtıcı gelmeyecektir. GE Yenilenebilir Enerji’nin türbin kanadı üreten şirketi LM Wind Power, şu ana kadar dünya çapında 90.000 türbin için bıçak üretti ki bunların 35.000 tanesi GE’ye ait.

Nasıl ki her gün kullandığımız arabalar belirli aralıklarla servise götürülmeye ihtiyaç duyuyor, aynı şekilde yüzlerce metre yüksekte rüzgârlara maruz kalan türbinlerin kanatları da periyodik bakımlara ihtiyaç duyuyor. Avrupa’nın bazı türbinleri 18 yıldır neredeyse günün 24 saati durmadan enerji üretiyor. İnce kanatlar, rüzgâr, deniz, yağmur, güneş ışığı, yıldırım ve zorlu kış koşullarına maruz kalıyorlar. Bu zorlu koşullar yüzünden kanatlarda  oluşabilecek arızaları öngörmek operatörlerin ve işletmecilerin maliyetlerini düşürmeleri ve türbinleri çalışır halde tutmaları açısından oldukça önemli. Rüzgar türbini kanatları el yapımı olarak üretilir ve üretiminde katmanlar halinde balsa ağacı, reçine ve cam elyafından kompozit malzemeler kullanılır. Zamanla bu kompozitler maruz kaldıkları zorlu koşullar altında yıpranır ve bu durum kanatlar üzerindeki hava akışını bozabilir. Büyük onarımlar kanatların türbinden çıkarılmasını gerektirir ve bu durum hem süreç açısından hem de üretimin durması açısından tam anlamıyla istenmeyen bir süreçtir. Kanatları söküp takmak vinçler, halatlar ve teknisyenlerin dâhil olduğu karmaşık bir işlem olduğu için haftalar veya aylar sürebilir.

Ancak olası sorunları erken fark etmek de oldukça zordur. Arızalar genellikle yüzeyin altında, kanatların içerisinde başlar. GE Yenilenebilir Enerji bu sorunları tespit etmek için fiberglas katmanları arasındaki sürtünme ısısını algılayabilen termografik kameralar kullanıyor. Ayrıca yine sorunların tespitinde ses dalgalarını kullanacak yeni akustik sensörler de geliştiriliyor.

Ölçümlerden elde edilen veriler, mühendislerin sorunun ciddiyetini önceliklendirmesine yardımcı olan makine algoritmalarını besler. Buradan çıkan sonuçlara göre sorun kategorize edilir. Kozmetik bir sorun birinci kategori olarak kabul edilir, kanat üzerindeki çatlaklar ise beşinci kategoridedir.

Bu yüzden LM Wind Power mühendisleri ve teknisyenleri, sorunları erken bulmayı ve kanatlar türbine bağlıyken çözmeyi amaçlıyorlar. Bu onarım işlemi genellikle bir platformdan yapılır ancak bazı durumlar halatların ve koşum takımlarının da kullanılmasını gerektirebilir. Bu açıdan LM Wind Power teknisyenlerinin bir kısmı aslında profesyonel dağcılardan çok da farklı değildir.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir