Teknoloji Sanata Dönüşüyor

19 Aralık 2017

Matt Langford, 20 yıl boyunca başta Hasbro ve Mattel olmak üzere çeşitli şirketler için serbest heykeltıraşlık yaptı. Üzerinde çalıştığı aksiyon figürleri ve oyuncaklardan bir kısmını hepimiz tanıyoruz: Barbie ve GI Joe, Harry Potter ve Star Wars’daki Boba Fett’in figürleri.

Ancak 2011’de Langford zorlu bir durumla karşı karşıya kaldı. Oyuncak şirketleri daha az para harcamak için serbest çalışanlardan ziyade kadrolu heykeltıraşlarla çalışmaya başlamıştı ve Langford’un işleri giderek azalıyordu. Oyuncak şirketleri tıpkı Langford’un dediği gibi “Maliyetlerini düşürecekleri her şeyi deniyorlardı”. O, deneyimi ve eğitimiyle yetenek havuzunun üst kısmında olsa da, bu işte bir oyuncağı yontmak için Michelangelo olmaya gerek olmadığını biliyordu.

Çinli plastik alet üreticileri, ABD’deki kontratlarının uzatılması için şirketlere promosyon olarak oyuncakları ücretsiz üretmeyi teklif edince, işler Langford için daha da kötüye gitmeye başladı. Langford’un aldığı son darbe, Mattel’in heykeltıraş direktörü olan arkadaşının “Kendine başka bir iş bulmalısın çünkü endüstri ışık hızıyla değişiyor” demesi oldu.

Matt Langford, kahraman figürlerini yaparken gösterdiği hassasiyeti şimdi GE bünyesinde, karmaşık uçak parçalarının üretiminde gösteriyor.

İşler giderek kötüye giderken, Langford’un komşularından biri ona, 3D baskı teknolojisinin öncülerinden Morris Technologies’in metal konusunda deneyimli kişiler aradığını söyledi. Bir heykeltıraş olarak bronz dökümü konusundaki tecrübesi Langford’un bu işi kapmasını sağladı.

Langford, Morris’in katmanlı imalat bölümünde protez eklem, kemik vidaları ve yapay kalp kapakçıkları gibi parçaların üretiminde çalışmaya başladı. Langford “Her şeyi hızlıca öğrenmem gerekiyordu çünkü temelde, yaptığım şeyler oyuncak endüstrisinden bütünüyle farklıydı.” diyerek yeni işinin farkını vurguluyor. Neticede kalp kapakçığı yapmak, Star Wars figürü yapmaktan daha karmaşık bir işti. Ancak bir şeyleri yontmak ve şekillendirmek açısından Langford için ikisi de aynı seviyede tatmin ediciydi.

2013 yılında ise GE Havacılık, Morris’in şirketini satın aldığında, Langford Cincinati’deki GE Katmanlı İmalat Teknoloji Merkezi’ne geçti ve orada konvansiyonel dökümle üretimi imkansız olan uçak motoru parçalarının yapımında görev aldı. Langford yaptığı işi “Biz 20 ya da 30 parçadan oluşan ısı eşanjörleri ve yakıt püskürtücüleri gibi parçaları alarak bunları katmanlı imalatla tek parça ürettik” şeklinde özetliyor. Onun da dediği gibi “Bu zor ve büyüleyici.”

Langford, GE’de tasarım, metal muayene, rotüş ve diğer imalat süreçleri arasında mekik dokuyor. GE’de yaptığı işin en keyifli kısmının ise hali hazırda çalıştığı SLA polimer laboratuvarında, metalden basılacak ürünlerin modellerini plastik tabanlı 3D yazıcı yardımıyla oluşturmak olduğunu söylüyor. Langford bunun nedenini “Modeller, mühendislere görsel geribildirim veriyor ve üretecekleri parçaları önceden görmelerini, işleyebilmelerini ve sonuçlarını test edebilmelerini sağlıyor” şeklinde açıklıyor.

Langford’un, sipariş üzerine Douwe Blumberg ile birlikte hazırladığı “Amerika’nın Tepkisi” anıtı.

Langford bir yandan sanatla uğraşmaya da devam ediyor. Son birkaç yılda, aralarında New York’taki Ground Zero’nun yanında bulunan ve Douwe Blumberg ile birlikte hayata geçirdikleri Amerika’nın Tepkisi anıtı gibi birçok heykel için siparişler aldı. “GE’de yaptığım şeyler sanatçı olarak yaptığım şeylere kuzen gibi” diyen Langford, yaptığı işin hem sanatla benzerliğinden hem de bir amaca hizmet etmesinden oldukça memnun.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir