Teknoloji, Endüstri, Kadın Emeği ve W20

11 Kasım 2015

Ülkemizde kadınların istihdama katılımı konusunda maalesef hâlâ büyük problemler ve eksiklikler yaşıyoruz. Fakat, kabul etmemiz gereken bir gerçek daha var ki o da şu: Kadınların eşit katılımı ve temsilinin olmadığı hiçbir alanda ilerleme ve gelişme mümkün değil…

Dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan bir grubun söz hakkı ve yapıcı katkısının olmadığı durumda, bu nasıl mümkün olabilir? Enerjimizin yarısıyla %100 verimlilik yakalayabilir miyiz?

Bu sebeple, bileşenlerini Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KADİGER), Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ve Türkiye İş Kadınları Derneği’nin (TİKAD) oluşturduğu W20 katılım davetini hem endüstri, hem de teknoloji alanlarında kadınların eşit katılımı konusunda bir fırsat olarak değerlendirmeyi tercih ettim. Cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmak için her fırsatı değerlendirmek hem şahsım hem de GE Türkiye için büyük önem taşıyor.

Endüstriyel İnternet Devrimi çok açıkça gözler önüne seriyor ki; çok daha küçük bir zaman diliminde makineler ile temel büyüme çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Bu yeni dönem ile üretimin demokratikleşmesiyle birlikte girişimci kadınların katılımının da artış göstereceğine eminim.

Bir kadın olarak Endüstiyel İnternetle ilgili en çok önemsediğim konularda biri, bu dönüşümün kadınların ve erkeklerin üretim sürecinde eşit rol almasını sağlıyor oluşu. Bu eşitliğin yer aldığı bir dünyanın parçası olmak beni heyecanlandırıyor. Artık kadınlar ve erkekler bir arada, aynı oranda istihdam ve ekonomik büyümeye eşit manada katkıda bulunabilecek.

Bu aşamada Türkiye’deki merkezlerimizde “Küresel Beyin” ve “İleri Üretim Teknolojileri”ne odaklanan bir kadın yöneticimizden bahsetmek isterim. Dr. Aybike Molbay, 350 mühendis ile dünya çapında GE’nin dokuz mühendislik merkezinden biri olan Türkiye Teknoloji Merkezi’nin Genel Müdürü. Onun liderliği ile Türkiye Teknoloji Merkezi, son beş yıl içinde %300 büyüme kaydetti. Bu merkezde, yaş ortalamasının 33, çalışanların %26’sından fazlasının ise kadın olduğunu da gururla bildirmek isterim.

Başka bir örnek daha verecek olursam bu yıl İstanbul Teknik Üniversitesi ile beraber gerçekleştirdiğimiz “GE Garaj” projesinden bahsetmem gerekir. Bu proje kapsamında 3D yazıcılar, lazer kesiciler vb. makineler sayesinde sayısız uygulama hayata geçirildi ve bu proje tamamen 2 genç kadın tarafından yönetildi. Sadece erkeklerin bu tür makineleri kullanabileceğine dair önyargılı görüşe yanıt olarak bu iki kadın, bu makinelerin üretiminde mentorluk yaparak çok güzel bir işe imza attı.

Teknolojinin kadınların özgüven ve girişimcilik ruhunu teşvik ettiğine yürekten inanıyorum. Bu teşvik sayesinde bugün kadınlar için her şeyin çok daha mümkün göründüğünü düşünüyorum. Bir şey sizi engellerse pes etmeden başka bir kaynağa başvurabilir ve başka bir fikrin dönüşümünde rol oynayabilirsiniz. Burada en büyük etken küresel ağdır. Küresel ağın sağladığı imkanlarla dünyanın öbür ucundan bir başka kişiden bilgi eskisine göre çok daha mümkün. Örneğin, mücadele ettiğininiz bir soruya Endonezya’da yaşayan genç bir mühendisten çözüm gelmesi oldukça olası. Bu kişi neden bir kadın olmasın?

Tüm bu gelişmelerin mümkün kıldığı koşullar ile herkes için çok sayıda fırsat daha erişilebilir oldu.

Şimdi, Türkiye’de de kadınlar için yeni bir dönem başlıyor. Tüm kadınların bu avantajlardan yararlanmasını, W20 gibi eşitlikçi girişimlerin artmasını tüm kalbimle diliyorum.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir