Su + Rüzgâr: Yenilenebilir Enerjide Hibrit Dönemi

21 Mart 2018

Çocukken bisikletle dik bir tepeye tırmanmaya çalıştığınız oldu mu? Eğer olduysa, tepeye varmadan bacaklarınızın ağrıdığını ve gücünüzün tükendiğini de hatırlıyorsunuzdur. Neyse ki elektrikli bisikletler imdadımıza yetişti de bu sorun ortadan kalktı. GE Yenilenebilir Enerji de şimdi benzer bir çözüm üretiyor. Tabii ki söz konusu olan şey elektrikli bisiklet değil, rüzgâr türbinleri. Enerjiye talebin az olduğu zamanlarda enerji depolayan, rüzgâr durduğunda ve insanlar ev ve iş yerlerinde enerjiye ihtiyaç duyduğunda enerji sağlayan piller düşünün. Tabii ki bu piller bisikletlerde olduğu gibi katı bataryalar değil: Milyonlarca litre su.

Bu tasarıma sahip 4 rüzgâr türbini, Almanya’nın güneybatısındaki Swabian-Franconian Ormanı’nda daha yeni dönmeye başladı. GE’nin inşa ettiği rüzgâr türbinleri Özgürlük Heykeli’nin neredeyse iki katı kadar yüksekliğe sahipler: 178 metre. Her birinin altında 6 milyon litreye kadar su tutabilen büyük, beton varil benzeri kaplar var. Enerji talebi arttıkça bu su Kocher Nehri yakınlarındaki bir hidroelektrik santraline yönlendiriliyor ve depolanan suyun potansiyel enerjisi elektriğe dönüşüyor. Enerji talebi azaldığında ise sistem elektrik kullanarak bu suyu tekrar türbinlerin altındaki depolara pompalıyor, yani bir nevi pili şarj ediyor.

Hibrit sistemin çalışma şekli.

Hidroelektrik santral bu yılın sonuna doğru faaliyete geçecek. Ancak su döngüsü olmadan bile şimdiden her bir GE 3.4-137 türbini ortalama 10 bin kişiye yetecek, 10 GWh enerji üretebiliyor. GE’nin Almanya’nın 2030’da enerjisinin yarısını yenilenebilir kaynaklardan alma hedefine yaptığı katkı bu kadarla da sınırlı kalmadı; türbin, şebeke ve hava durumu verilerini işleyerek ne kadar güç üretilmesi ve şebekeye ne kadar güç verilmesi gerektiğini hesaplayan “Dijital Rüzgâr Çiftliği” yazılımını da sağladı.

Türbinlerin altındaki devasa beton yapılar, gerektiğinde boşaltmak üzere milyonlarca litre su tutacak.

GE bu türbinleri Mart 2016 ile Aralık 2017 arasında inşa etti. İnşa sürecinin kendine has zorlukları da vardı; zira bu devasa türbinlerin her bir kanadı 19 ton ağırlığında! Özel vinçler yardımıyla metrelerce yukarı yerleştirilen bu kanatların oraya ulaşması da başka bir maceraydı. “GE tarafından Alman sokaklarında dolaştırılan en büyük tek parçalı kanat” unvanına sahip olan bu kanatlar, GE’nin alt şirketlerinden LM Wind Power tarafından yapıldı.

Türbinlerin sahip olduğu manzara görülmeye değer.

Bir futbol sahasının genişliğinden daha uzun bir römork yardımıyla taşınan kanatlar, Swabian Ormanı’nın içinden geçen güzel manzaralı yollar ve şirin köyler arasından geçerek romantik bir yolculukla hedeflerine ulaştı.

Yorumlar

  1. Bizim Ülkemizde Beyin var fakat bu Beyine sahip çıkacak veya yolunu açacak Beyinler yok işte Ülkemiz budur maalesef… Bakın insanlar nasıl aptalca işlerle Enerji elde etmeye çalışmaktadırlar. Bana güre ne barajlar nede Rüzgar, Güneş , Nükleer, Fosil yakıtlar bunlar hepsi boş enerji sistemleri veya kaynaklarıdır. İnsan oğlu kendi eliyle kendi sonunu getirmeye çalışmaktadır. Halbuki benim önerdiğim sistem ise hiçbir girdisi olmadığı gibi hiçbir zararı da yoktur. Üstelik her yerde kurulabilme olanağı da vermektedir. Ayrı yeten istenilen kapasitede Enerji elde etmekte mümkündür. Bütün Dünyanın Elektrik ihtiyacını ebediyen karşılayabilecek bir sistemdir ve YENİLENEBİLİR olması ise bütünüyle Dünyanın en önemli ve mükemmel İCADI unvanına da sahip olacaktır. Bu kadar net söylemekteyim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir