Sanat, Bu Sefer de Beyinden İlham Aldı!

5 Aralık 2018

Beynin 3D diyagramları,siyah arka fonun önünde dönerken renkli ışık hüzmeleri sanki yıldırımlar gibi çakıyor ve yeşil küreler beynin farklı bölgeleri etrafında dönmeye devam ediyor. Gördüğünüz şeyler soyut bir resim değil, Paris-Sud Üniversitesi’nde Nöroradyoloji Profesörü ve Fransa’daki Bicêtre Hastanesi‘nde Diyagnostik Nöroradiyoloji Bölümü Başkanı Fransız radyolog Dr. Denis Ducreux‘a ait MR cihazı ile oluşturulan görüntüler.

Çocukluk yıllarından beri beynin yapısından adeta büyülenen Ducreux, her zaman beynin işlevlerini ve olasılıklarını daha iyi anlamak istemişti.

“Beynin yapısının evrenin düzenini yansıtıyor olması bende büyük bir hayranlık uyandırıyor. Beyin tüm bilgilerin, duyguların, hatıraların, davranışların ve oluşumların merkezidir.” Dr. Ducreux, beyinle ilgili görüşlerini anlatırken bu sözleri kullanıyor.

Dr. Ducreux’un radyoloji ve nöroloji okuduğu yıllarda, beynin içerisinde limbik öbekler oluşturan bağlantıları ve beyaz madde fiberlerini gördüğünde beyine olan ilgisi daha da arttı. Limbik sistem, insan beynindeki duygu, davranış, motivasyon, uzun süreli hafıza ve koku duyusunu destekleyen parça olarak insanların duygusal yaşamlarının merkezinde yer alıyor ve hatıra oluşumunda kritik öneme sahip oluyor.

Denis Ducreux, “Limbik öbekler beynin hatıra, davranış ve duygularla ilgili ‘bilinç dışı’ veya ‘içgüdüsel’ otoyollarıdır. Çektiğim tüm görüntülerde limbik sisteme odaklanıyorum çünkü burası bilinçaltının merkezi.” diyor.

Dr. Ducreux, 15 yıldır MR görüntülerini adeta birer sanat eserine dönüştürüyor. 2017’den beri ham MR görüntüleri yakalamak için GE Sağlık‘ın 3T SIGNA Architect MR sistemini kullanıyor. Sonrasında, beyindeki fiberleri takip etmek için geliştirdiği ve yalnızca araştırma amacı taşıyan bir nörogörüntüleme yazılımı olan BrainAnalyst’i kullanıyor.

SIGNA Architect, beyindeki küçük detayları gösterme olanağı sunarak oluşturulan tüm görüntüleri aydınlatıyor. Dr. Ducreux, SIGNA Architect’in  beyaz madde fiberlerinin bu tür etkileyici görüntülerini oluşturmada  son derece başarılı olduğunu ı  belirtiyor.

Görüntüleri yakalamak için, net MR görüntüleri çekmesine yardımcı olan 48 Kanallı Baş Koili’ni kullanıyor. Ayrıca, kendi oluşturduğu ve beynin beyaz madde yollarının konumunu, yönünü ve anizotropisini tahmin etmeyi mümkün kılan MR tabanlı bir nöro görüntüleme tekniği olan spesifik bir Difüzyon Tensör Görüntüleme (DTG) dizisini kullanıyor.

Dr. Ducreux’un görüntü ve videolarındaki yeşil küreler beyindeki gri maddeyi temsil ederken kırmızı çizgiler beyaz madde yollarını temsil ediyor. Küreler ne kadar büyükse, aralarındaki ve beyaz madde boyunca olan bağlantılar o kadar güçlü oluyor ve bu da güçlü bir sinir bağlantısı olduğunu gösteriyor.

Bu görüntüleri tanısal amaçlarla kullanmasa da, SIGNA Architect ile yakaladığı görüntülerdeki yüksek kaliteli MR görüntülerinin, limbik sistem üzerinde yürüttüğü çalışmalarda duygusal süreçlerinin nasıl işlediğini anlamakta kritik öneme sahip olduğunu söylüyor.

Ducreux’a göre “Limbik sistem insanın içindeki tapınağı, yani ’bilinçaltı‘nı ifade ediyor ve burada davranış, duygu ve hatıralar işleniyor.” MR görüntüleriyle beyindeki fiberleri takip edebilir ve böylece beynin işlevlerinin yanı sıra beyindeki yapılara ilişkin başka bir bakış açısı elde edebiliriz. Doktorlar açısından faydası ise, beynin hangi kısmının hasar gördüğünü veya normal şekilde faaliyet gösterdiğini belirlemelerine yardımcı olabilecek potansiyele sahip olması.

Ayrıca Ducreux, bu türden bir görüntülemenin, ilerleyen zamanlarda tıp topluluğunun zihinsel hastalık ve bağımlılık gibi kompleks hastalıkları anlamasına yardımcı olacağı yönünde bir teoriye sahip.

Ducreux, klinik çalışmaları ve sanatsal MR görüntülerine ek olarak, nörolojik hastalıklara etkili bir şekilde tanı koymak için yapay zekânın nasıl kullanıldığı üzerine araştırmalar yapmaya devam ediyor. Ayrıca inme ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklardan depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuna kadar çok çeşitli nörolojik süreçler üzerinde de çalışıyor.

Dr. Ducreux’a göre, bilinçaltını analiz ederken beynimize ve davranışlarımıza daha geniş bir pencereden bakabiliyoruz. Buradan yola çıkarak, kendimizi nasıl kontrol edebileceğimizi veya belirli durumlarda neden bu tür davranışlara sahip olduğumuzu öğrenebiliriz. Bağımlılık ile bilinçaltı arasında güçlü bir bağ var ve bilinçaltını kontrol ettiğimizde, bağımlılıkları da kontrol edebiliriz.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir