Sadece Teknolojimizi Değil Hikâyelerimizi de Paylaşıyoruz

13 Ekim 2021

1917’de editör olduğundan beri bir gazetenin pazar eki için endüstriyel hikâyeleri kaleme alan Chester Lang, GE hakkında bir şeyler yazmak istediğinde sonuçtan mutlu olmuyordu. Sorun, ele alınan “hikayenin” bir gazete için yazılmasından ziyade sanki reklam dilindeymiş gibi görünmesiydi. Lang’in aklına gelen bir fikirle bu “sorun” birden çözüme dönüşecekti: “Neden hikâyenin merkezinde, yani GE’nin içinde, gerçek hikâyeler üreten bir haber merkezi olmasın?”

GE fikri sevdi ve GE Haber Bürosu 1921 yılının Ekim ayında yayın hayatına başladı. O günden beri GE muhabirleri jet motorları, medikal görüntüleme, elektrik şebekeleri, güç üretimi, lazerler ve LED’ler gibi birçok teknolojideki GE inovasyonlarını kaleme alıyor, fotoğraflıyor, videolarını çekiyor ve gerçek hikâyeler oluşturuyor. Mesela Steven Spielberg’ün babası Arnold’ın GE için bilgisayar tasarlayıp ürettiğini biliyor muydunuz? Ya da Don Wetzel’in hikâyesini, yani iki adet GE jet motoru ile donatılmış lokomotifi Ohio’da 296 kilometre saat hızın üzerine çıkaran rekortmeni…  Peki ya bir GE yöneticisinin tarihi ay inişi sırasında Nasa‘yı yönettiğini? İşte bunun gibi birçok hikâyeyi GE muhabirlerine borçluyuz. 

Chester Lang (1932)

Lang’in yaptığı, temel olarak GE bilim insanlarının teknik çalışmalarının günlük hayata nasıl kolaylıklar sağladığını herkesin anlayabileceği bir formatta sunmaktı ve böylece harika hikâyeler okurlarla buluşuyordu. 

Peki, her dönem yüksek teknoloji ile uğraşan ve çok teknik işler gerçekleştiren bir şirket neden hikâye anlatmak istiyordu? GE’deki küresel ekipler; bilim insanları, mühendisler, teknisyenler ve daha birçok ekip arkadaşı ile birlikte dünyanın en zor sorunlarına çözüm bulmaya çalışıyor. Enerji dönüşümü, iklim değişikliği, erişilebilir sağlık hizmetleri gibi hepimize dokunan sorunlara… Ve inanın, buradaki hikâyeler en az bu sorunlar için geliştirilen teknolojiler kadar güçlü. Bunları, okurların da bu çözümün bir parçasına dönüşmeleri, daha iyi bir gelecek için daha doğru kararlar vermeye hazır olmaları için paylaşıyoruz. Çünkü hikâyeler; elektrikten, kitaplardan, hatta insanlık yazı yazmayı keşfetmeden önce bile vardı. Bizi bir arada tuttular, hayatlarımıza anlam kattılar… 

GE Monogram dergisi 1969’da aya inişi anıyor. GE Yöneticisi Thomas O. Paine o sırada Nasa’ya liderlik ediyordu.

GE teknolojileri kadar GE Haber Bürosu da yenilikçiydi. ABD’de yayınlanan ilk radyo reklamının tarihi 1922’ydi ve Lang, buradaki fırsatı görmüştü. Yıl 1922 olduğunda GE’nin kendi radyo istasyonu olan WGY açılmıştı bile. Mecra neredeyse, hikâye de ona göre şekilleniyor ve kendine bir yer buluyordu. Aslında bu, bugün bu yazıyı www.geturkiyeblog.com adresinden Türkçe okumanızla ya da hikâyelerimizle bazen sosyal medya hesaplarımız aracılığı ile buluşmanızla aynı şey…

Havacılık efsanesi Amelia Earhart ve Harry Houdini, GE‘nin Schenectady’deki WGY stüdyosunu ziyaret eden birçok ünlü isim arasındaydı. Bu fotoğraf aynı zamanda büyük sihirbazın bilinen son resimlerinden bir tanesiydi.

İlginç bir bilgi daha… Hollywood’a gitmeden önce ve Beyaz Saray’daki iki döneminden sonra Ronald Reagan da GE’nin hikâyelerini aktarmak üzere çalışıyordu. Reagan ve muhabiri Don Herbert, sekiz sezon boyunca ülkeyi dolaştı ve 130’dan fazla GE laboratuvarı ile GE fabrikasını ziyaret etti. Jet motorlarından -ki o zamanlar bu teknoloji neredeyse sadece 10 yıldır vardı- elektriğin geleceğine kadar her şeyi izleyicilere aktardılar. 1956’ya gelindiğinde “General Electric Theatre”, her hafta 25 milyondan fazla izleyiciye ulaşan Amerikan televizyonundaki en popüler üçüncü program olmuştu.

“General Electric Theatre”, her hafta 25 milyondan fazla izleyiciye ulaşıyordu.

GE, hikâyelerini anlatırken bu hikâyelerle ilgilenen kitlesini de genişletmeye devam ediyordu. Çizgi romanlar 1950’lerde öylesine popülerdi ki, onlar için döneminin Tik-Tok’u ya da Instagram’ıydı diyebiliriz. GE bunu, gençleri STEM alanına çekmek için bir fırsat olarak gördü. “Bilimde Maceralar” serisi 3 milyon baskıya kadar ulaştı.

GE, yeni kitlelere ulaşma hedefinden hiç vazgeçmedi. 

Bugün GE Editörleri online olarak birçok farklı mecradan bu geleneği sürdürüyor. Türkiye’de ise bu harika hikâyelerin merkezi tam olarak burası. GE Türkiye’nin kurumsal blog’u… Bunun yanı sıra global hikâyelerin merkezi ise meraklı beyinlere kapıları sonuna kadar açık olan GE Reports. Bir 100 yıl daha sonra bakalım hikâyelerimiz bugün hayal bile edemediğimiz hangi mecralardan o günün meraklı ve ilgili okuyucularına, izleyicilerine ulaşacak?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir