Rüzgâra Yön Verenler: Bir Türbin Kanadının Hikâyesi

16 Ağustos 2021

Eğer amacınız basit bir metafor yapmak değil enerji üretmekse, rüzgârı yakalamak pek kolay bir iş değil. Bunun için mühendislik harikası kanatları büyük bir ustalıkla, kusursuz şekilde üretmek gerekiyor. Peki gerçekten bu işi dünyada en iyi yapan ekiplerden birinin Türkiye’de, Bergama’da olması bir tesadüf mü? Böyle kritik bir uzmanlık alanında tesadüflere pek yer yok. Gelin, GE Yenilenebilir Enerji’nin bir iştiraki olan LM Wind Power’ın, Bergama yerleşkesinde ürettiği bir rüzgâr türbini kanadının hikâyesine birlikte bakalım.

Bir rüzgâr türbini kanadına baktığınızda, kanadın kusursuzluğu ve şeklindeki Antik Yunan heykellerine has yumuşak çizgileri, yapıldığı malzeme konusunda herkesi yanıltabilir. Sanki tek bir malzemeden, tek parça olarak üretilmiş gibi durdukları bir gerçek; fakat bu kanatların üretim teknolojileri aslında kompozit malzemelere, yani birden fazla maddenin karışımıyla elde edilen yapı malzemelerine dayanıyor. Yani rüzgâr türbini kanadı yapımında uzmanlık sadece tasarım ya da bu dev kanatların lojistiği değil, kompozit malzemeler üzerindeki ustalık da bir o kadar önemli. Bu da LM Wind Power’ın Türkiye’de neden Bergama’da olduğunun, hatta benzer üretimler yapan markaların da neden bu bölgeyi tercih ettiğinin sebepleri arasında bulunuyor. Başta da dediğimiz gibi, böylesine uzmanlıklar isteyen işlerde tesadüflere yer yok.

Kompozit malzemelerin bu bölge için ne ifade ettiğine bakarsak binlerce yıl öncesine gidebiliyoruz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarına göre “parşömen” kelimesinin “Bergama” isminden geldiği belirtiliyor. Deriye yazı yazmayı geliştiren Bergama Krallığı papirüsten sonra daha kullanışlı bir kâğıt buluyor ve buna “Bergama Kâğıdı” anlamına gelen parşömen adını veriyor. Son birkaç yıldır Bergama’da parşömen yeniden üretilip üzerine resimler yapılıyor ve hediyelik eşya olarak da satıldığını görebilirsiniz. Yani bu bölge, birkaç malzemeyi aynı anda kullanıp çeşitli kimyasal tepkimeler ve farklı işlemlerle kompozit bir malzeme üretmek konusunda tarihi bir üne sahip.

LM Wind Power Üretim ve Proje Yöneticisi Murat Özekinci, kompozit malzemelerin dünyada kullanımının aslında 1960’lardan sonra ivme kazandığını belirtiyor. Türkiye’de ise kompozit malzeme kullanımı ile ilgili oluşumlar İzmir’de yoğunluk kazanıyor ve tabii ki bu endüstrinin yan sanayisi diyebileceğimiz oluşumlar yine aynı çevrede yoğunlaşıyor. Bu, hammaddenin ve bu malzeme ile bilgisi olan insanların da bu bölgede yoğunlaşması ve onlara erişimin bu malzemelerle üretim yapanlar için bu bölgede kolaylaşması anlamına geliyor. Özekinci’nin yorumuna göre yine LM Wind Power’ın Türkiye’deki yerleşkesi için Bergama’yı seçmiş olması tabii ki bir tesadüf değil. Özekinci, “İhtiyacımız olan her şeye bu lokasyonda çok yakınız. Yarım saat içinde istediğimiz malzemeleri tedarik edebiliyor, üstelik tedarikçilerimizle, onların bu endüstriye dair bilgileri sayesinde, aynı dili konuşabiliyoruz.” diyor.

LM Wind Power’ın Bergama yerleşkesinin kuruluşundan itibaren burada görev yapan veöncesinde de bu endüstride uzun süre deneyim kazanan Murat Özekinci, bir rüzgâr türbini kanadının hikâyesinin, yenilebilir endüstrisinin ihtiyacını belirlediği anda başladığını aktarıyor. Özekinci, “Market araştırmaları müşterinin ne istediğini bize söyler. Müşterinin hangi kapasitede ve platformda çalışacak türbinler talep ettiği üretimi şekillendirir. Platformun büyüklüğü, kanadın da süpüreceği alan doğrultusunda büyümesini gerektirir. Bu noktada da LM Wind Power’ın diğer birçok türbin kanadı üreticisinden ayrışan bir avantajı öne çıkar. 40 yılın üzerinde bilgi birikimi ve endüstriye liderlik eden bir AR-GE anlayışı ile müşterilerin ihtiyacına özel kendi türbin kanatlarını tasarlama ve üretme avantajı… 

Tasarım ve üretim aşamalarının tamamlanmasından sonra prototip türbin kanatlarını bu defa başka bir zorlu süreç bekliyor. LM Wind Power’ın Danimarka’da yer alan test merkezine ulaşan prototip kanatlar üzerinde ciddi testler uygulanıyor. Özekinci “Bu testlerde bir türbin kanadının karşılaşacağı bütün yükler, laboratuvar ortamında kanat üzerinde denenir ve elde edilen veriler analiz edilir. Eğer tasarım başarılıysa, türbin kanatlarının sahada aynen planlandığı gibi performans göstereceğine emin olunur.” diyor.  

Seri üretim aşamasında ise tabii ki dünya üzerinde 14 lokasyonda bulunan bütün LM Wind Power tesisleri aynı anda üretime başlamıyor; çünkü türbin kanadı imalatının zorlu süreçlerinden biri de lojistik. Yani bu dev kanatların üçünün birden takılacağı türbine ulaştırılması. Bu noktada müşterinin kanatları hangi noktaya istediği belirleniyor ve lokasyon olarak doğru noktada olan LM Wind Power tesisi seçiliyor. Ardından, lokal ve global LM Wind Power mühendislerinin bir araya geldiği süreç başlıyor. Gerekli yatırımlar belirleniyor, operatörlerin ve mühendislerin eğitimleri gerçekleştiriliyor, ham madde ve ekipman tedarikleri sağlanıyor ve bu aşamadan sonra üretim başlıyor.

Murat Özekinci,dünya üzerindeki her 5 türbinden birinin üzerinde, LM Wind Power’ın kanatlarının bulunduğunu belirtiyor. Bunlardan bazıları da tabii ki Türkiye’de, Bergama’da üretilen kanatlar. İşte yol boyunca gördüğünüz o türbin kanatlarının hikâyesini artık siz de biliyorsunuz.

Kanatlarımızın hikayesinin daha ötesi de var. Bu kanatların tasarım ve üretim olmak üzere her aşamasında, temiz bir dünya için bir adım daha atıyoruz. Temmuz 2018’de LM Wind Power, rüzgar endüstrisinde daha önce hiçbir şirketin başaramadığını gerçekleştirdi ve rüzgar endüstrisindeki ilk karbon nötr işletme oldu. Sürdürülebilirliğe olan bağlılığımız, ilk %100 geri dönüştürülebilir türbin kanadını tasarlamaya ve üretmeye çalıştığımız ZEBRA‘da (Zero WastE Blade ReseArch) endüstri liderleriyle birlikte çalışmamızı sağladı. Ayrıca artık rüzgâr türbini kanatlarının geri dönüşümü için sürdürülebilir tekniklerin ticarileştirilmesi için bir temel sağlamayı amaçlayan DecomBlades projesinin bir parçasıyız.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir