Rüzgar Enerjisi

10 Mayıs 2013

Rüzgâr gücü, bilindiği üzere güneş enerjisinin dolaylı bir etki şeklidir. Güneş, dünyaya yılda ortalama, 200 milyar ton kömüre eşdeğer enerji göndermektedir. Bu miktar, insanoğlunun dünyada kullanmakta olduğu toplam enerjinin yirmi bin katıdır. Rüzgâr gücü, yeryüzünün her bölgesinin eşit bir şekilde ısınmayışı ve buna bağlı olarak oluşan, alçak ve yüksek basınç merkezlerinin karşılıklı ilişkisinden doğmaktadır. Enerji üretimi bakımından, Kutuplar ile Ekvator arasında ve dinamik yüksek basınç kuşaklarından, dinamik alçak basınç kuşaklarına doğru gerçekleşen hava akımları (sürekli rüzgârlar) önemli rol oynuyorsa da, karalarla denizler ve dağlarla vadiler arasındaki (devirli ve yerel rüzgârlar) hava akımlarına dayalı rüzgârlar da rüzgâr enerjisi bakımından önemlidir. Rüzgârın bu kinetik enerjisinden, çeşitli boyuttaki pervanelerin(rüzgar türbini) döndürülmesiyle, direkt mekanik güç veya dönüştürülmüş güç, yani elektrik enerjisi elde edilmektedir. Rüzgar enerjisi yeni sayılan enerji kaynakları arasında teknik yönden en hızlı gelişimi gösteren yenilenebilir enerji kaynakları arasındadır.

Rüzgar türbinlerinde yalnızca iki veya üç kanat bulunmaktadır. Bu kanatlar, yel değirmenlerinde görüldüğünden çok daha uzun, 25 m’ye kadar olabilmektedir. Kanatlar, buhar türbinlerine çok benzer olarak, elektriği üreten jeneratörü çalıştırır. Kanatların daha uzun olması ve rüzgar şiddetinin artması türbinin elektrik üretimini artırır. Rüzgar türbinleri çevredeki engellerin rüzgarı kesemeyeceği yükseklikte bir kule üzerine yerleştirilirler. Zira rüzgar hızı hem yükseklikle artmakta, hem de daha az değişken olmaktadır.

Günümüzde rüzgâr santralleri, karalarda olduğu kadar, denizlerde de inşa edilmektedir. Deniz rüzgâr santralleri uygulaması, teknik olarak başarılmış ve ticari uygulamalar da gerçekleştirilmiştir. Deniz üstü rüzgâr enerjisi ile ilgili ilk çalışmalar, 1970′li yıllardan itibaren, Danimarka, Hollanda, İsveç, İngiltere ve ABD’nde başlatılmıştır.

Rüzgar enerjisi çevre dostu oluşu, kaynağının sürekli oluşu ve dışa bağımlılık yaratmayışı gibi avantajlar sunmaktadır. Bunun yanında, bakım ve işletme maliyetinin düşük olması da avantajları arasındadır.

Rüzgâr gücü teknolojileri ile Avrupa’da, başta Almanya olmak üzere Danimarka ve İspanya dikkat çekici ülkelerdir. Ayrıca A.B.D. üretim kapasitesi ile Almanya’dan sonra ikinci sırada yer alır. Bu gelişmiş ülkelerin dışında, gelişmekte olan ülkelerde de rüzgâr gücü ile ilgili çalışmalar artmaktadır. Hindistan ve Çin gibi ülkeler buna örnektir.

Türkiye’de rüzgâr enerjisiyle ilgili ilk bilimsel çalışmalar; 1960′larda Ankara Üniversitesi, 1970′lerde ise Ege Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, 1981 yılından sonra ise EİEİ tarafından yürütülmüş ve 1989 yılında bu kuruluş bünyesinde Rüzgâr Enerjisi Şube Müdürlüğü kurulmuştur. 1992 yılında, AREB(Avrupa Rüzgâr Enerjisi Birliği) Türkiye Şubesi açılmıştır. 1993 yılından itibaren ise, DMİGM tarafından, 43 meteoroloji istasyonunun rüzgâr değerleri, topografik veriler ile genişletilerek, Türkiye Rüzgâr Atlası’nın çıkarılmasına başlanmıştır. AREB Türkiye Şubesi, rüzgâr enerjisi ile ilgili çalışmaların ve uygulamaların gelişmesine katkıda bulunmak ve bu enerji kaynağını tanıtmak amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kuruluş tarafından gerçekleştirilen bir organizasyonla, 1-2 Haziran 1995 tarihlerinde İstanbul’da, “1. Ulusal Rüzgâr Enerjisi Sempozyumu” yapılmıştır.

2003 yılı itibarıyla Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından değerlendirilen 55 adet “Rüzgâr Çiftliği” projesi bulunmaktadır. Türkiye’de gerçekleşme aşamasına girmiş rüzgâr güç santrallerinin toplam kurulu gücü 1700 MW ‘a ulaşmıştır. Buna karşılık 2003 yılı sonu itibarıyla gerçekleşen ve şu anda faal olan kurulu güç 19 MW ‘dır.

Rüzgar enerjisi ile elektrik üretme konusunda Türkiye’nin Ege Bölgesi şu anda tek alandır. Burada toplanmış olan toplam 10 tane rüzgar tarlası bulunmaktadır. 2012 yılının Mart ayında belirlenmiş 49 rüzgar türbinin kurulu gücü 1806,15 MW olarak ölçümlenmişltir. Türkiye her yıl rüzgar santrallerine olan yatırımlarıyla elde ettiği rüzgar enerjisini artırmaktadır.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir