Otomotivde Hızlıdan Akıllıya Geçiş Dönemi II

24 Nisan 2017

Analizimizin ilk bölümünde Endüstriyel İnternet ve Dijitalleşmenin otomotiv endüstrisinde gerçekleştirdiği değişimden ve bu nedenle yapılan yeni yatırımlardan bahsetmiştik. Analizin ikinci bölümünde ise dünyanın dört bir yanında akıllı fabrika yatırımıyla verimli üretim dönemine geçen otomotivin devlerini derledik.

Dünya otomotiv devleri dijitalleşme yatırımlarına çoktan başlamış durumda. Örneğin; Nissan, İngiltere’deki üretim tesislerinde robot teknolojilerini, yapay zekâyı ve öğrenen makine teknolojilerini bir araya getirerek verimliliği inanılmaz derecede artırdı. Şirket, Sunderland’daki fabrikasında yılda 500 bin otomobili, sadece 6.500 çalışanla üretiyor. Bu doğrultuda üretim hattında otomatik makineler kullanılıyor. Bu araçlar, gereken parçaları tam zamanında gereken noktaya ve kendi kendine ulaştırıyor. Endüstriyel İnternet sayesinde tüm tedarikçilerle de online ve gerçek zamanlı bağlantı sağlanarak, tedarikteki gecikmeler engelleniyor.

Şirketin Japonya’daki fabrikalarında da üretimi tamamlanmış otomobiller IVT (Intelligent Vehicle Towing) sistemi ile otomatik olarak taşınıyor. Sistem, parça taşımasında kullanılan ve genellikle ray veya manyetik bantlara ihtiyaç duyan alışılagelmiş otomatik taşıt sistemlerinin aksine herhangi bir ek altyapıya gereksinim duymuyor. Çekici araç, aracın etrafındaki yol çizgilerini, bordürleri veya olası engelleri tespit eden bir dizi kamera ve lazer tarayıcıyla donatılmış durumda. Kamera ve tarayıcıların toplamış olduğu bilgilerin harita bilgileriyle çakışması halinde çekici araç konumunu otonom olarak belirlerken, bu hedefe ulaşmak üzere yine otonom olarak yeni bir rota hesaplıyor. Fabrikanın hız limitleri dâhilinde hareket eden çekici araç bir engel veya olası bir tehlike tespit ettiğinde otomatik olarak duruyor ve yolun açık olduğunu tespit ettiğinde tekrar hareket ediyor.

Bir başka otomotiv devi Mercedes-Benz’in Almanya’nın Rastatt kentindeki fabrikasında da kullanılan RFID teknolojisi ile üretimde esneklik sağlanıyor. RFID okuyucuları, araçlara dair tüm bilgileri işçilere ileterek, aracın gereken özelliklerle donatılmasını sağlıyor.

Ürettiği elektrikli otomobillerle sektörde devrim yaratan Tesla, fabrikasıyla da geleneksel üreticilerden ayrılıyor. Enerjisini, çatıdaki güneş panellerinden alan fabrikada robotlar birbirleriyle online iletişim halinde hızlı bir üretim gerçekleştiriyor.

Smart otomobillerinin üretildiği Fransa’nın Hambach kentindeki fabrikada da Smart-Plus adı verilen sistemle, tedarikçilerle online bağlantı kuruluyor ve gereken parçalar gerektiği zamanda fabrikaya aktarılarak stoklar ve zaman kayıpları ortadan kaldırılıyor.

Endüstriyel İnternet araçların kişiselleştirilmesine de olanak tanıyor. Örneğin, Smart otomobillerde 10.000’i aşkın kokpit varyasyonu söz konusu. Tüm araçlar, müşterinin siparişleri doğrultusunda anında kişiselleştirilebiliyor.

Alman otomobil üreticisi Audi ise, robotların görev yaptığı, araçlarda kullanılan malzemelerin üç boyutlu baskı tekniğiyle üretildiği, parçaların üretim bandına insansız hava araçlarıyla (drone) taşındığı, üretilen otomobillerin montaj hattından kendi kendine indiği bir fabrika konusunda yatırımlarını sürdürüyor. Çalışmaları devam eden fabrikanın yakında üretime başlaması planlanıyor.

Dijital Prototip

Akıllı fabrikalar otomotiv sektöründe sadece üretimi değil, prototip geliştirme sürecinden satışa dek her alanı değiştiriyor. Mercedes-Benz, dijital prototip teknolojisi ile araçların kalitesini ve güvenliğini artıracak teni teknolojileri kolayca test ederek hayata geçiriyor. Büyük veri analizi sayesinde araçların aerodinamiği de büyük gelişim gösteriyor. Araç rüzgâr tüneline girmeden önce binlerce testten başarıyla geçmiş oluyor.

BMW, kullandığı IT sistemleri ile de müşteriler araçlarını kendi zevklerine göre tasarlayarak donatıyor ve tam zamanında teslim alıyor. Satış sürecindeki dijitalleşmeyle birlikte de finansman, tescil ve teslimat işlemleri bir saatten kısa sürede tamamlanıyor.

Yazıcıdan Yollara

Japon otomobil üreticisi Honda, üç boyutlu yazıcıdan çıkartılan otomobili kullanıma sundu. Kısa menzilli elektrikli otomobil, meşhur güvercin şeklindeki Japon kurabiyelerini üretip satışını yapan Toshima şirketine hizmet verecek. Dar sokaklarıyla bilinen Kamakura kentinde görev yapacak olan araç tek kişilik ve arkasında da sadece küçük bir kargo bölümü barındırıyor.

İhtiyaca yönelik uygun tasarım arayışında Toshima şirketine destek veren Honda ve Kabuku, aracın şasisini üç boyutlu yazıcı teknolojisiyle oluşturulan panellerle kapladı. Bu teknoloji sayesinde gövde panelleri müşteri isteği doğrultusunda şekillenebiliyor. Rijit özellikte hafif yapılı şasiye sahip Honda’nın elektrikli aracı, 80 km’lik menzile sahip. 200 volt kaynağında tam şarj süresi 3 saatten az sürede tamamlanan 600 kg ağırlığındaki araç, saatte 70 km hıza ulaşabiliyor.

Otomotiv Endüstrisini GE Dijitalleştiriyor

ABD, Avrupa, Çin ve Japonya gibi pazarlardaki önde gelen otomotiv üreticileri, akıllı fabrikaların öncüsü GE sayesinde dijitalleşiyor. Dünyanın dört bir yanındaki otomobil fabrikalarındaki 40 bin kişi GE ürünlerini kullanıyor.

Örneğin, GM Shanghai, Buick gibi popüler modellerde kullanılan L850 motorlarının üretildiği Pudong’daki fabrikasında GE’nin akıllı platformlarının sunduğu çözümlerden yararlanıyor.

Tasarımdan servise kadar tüm aşamaları entegre bir şekilde yönetmeye olanak veren bu çözümler sayesinde GM Shangai’ın mühendislik ve üretim maliyetleri düşerken donanımların performansındaki artış, arızaları azaltarak kayıpların önüne geçti. Ürünlerin kullanıcı dostu yapısı sayesinde öğrenilmesi ve kullanılması kolay olduğundan, çalışan başına iki gün daha az eğitim verilmesine olanak tanıdı.

GE’nin geliştirdiği çözümler, tedarikçilerin de doğru ürünü, doğru zamanda, hatasız bir şekilde teslim etmesine olanak tanıyarak üretimdeki aksamaların önüne geçiyor.

Bu şirketlerden biri de 15 ülkedeki 76 tesisinde, uluslararası otomobil üreticileri için kontrol paneli, orta konsol ve kapı paneli gibi bileşenler üreten IAC Group. Grubun İsveç Göteborg’daki tesisinde Volvo’nun V70, XC70, XC90 ve S80 gibi modelleri için kontrol panelleri üretiliyor. Şirket, GE’nin Lear çözümüyle, Volvo’nun talep ettiği yüksek kaliteyi sağlarken, üretim sürecindeki tüm hataların da önüne geçiyor. GE sayesinde bu tesiste;

  • İş akışının optimize edilmesiyle arıza, gecikme ve duraklamalar minimuma indi.
  • Ürünlerdeki hata oranı sıfıra indi.
  • Ürünler için oluşturulan kimlik kartları ile sözleşme şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi sağlandı.
  • Siparişlerdeki olası değişime sistemde değişikliğe gitmeden ayak uydurulması sağlandı.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir