Otomotivde Hızlıdan Akıllıya Dönemi III

2 Mayıs 2017

Geçen yazımızda dijital devrimin otomotiv sektöründe yarattığı dönüşümü dünyanın önde gelen otomotiv devlerinden örneklerle aktarmaya çalışmıştık. Dosyamızın son bölümünde ise Türkiye’de otomotiv endüstrisinin dijital dönüşümünü mercek altına alacağız.

Otomotiv sektörü Türkiye açısından büyük önem taşıyor. Yılda yaklaşık 1,5 milyon araç üreten sektör dünyanın en büyük 15’inci, Avrupa’nın ise en büyük 5’inci otomotiv üreticisi konumunda. Türkiye’de ihracatın yüzde 17’sini, yaratılan katma değerin ise yüzde 12’sini karşılayan otomotiv sektörünün tüm bu olumlu tabloyu sürdürüp yeni trendlere ayak uydurabilmesi ve dünyayla rekabet edebilmesi için hızlı bir şekilde dijitalleşmesi gerekiyor. Türk otomotiv sektörünün sürdürülebilir küresel rekabet gücünü artırmak için bilişim teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı, katma değeri yüksek bir yapıya dönüşmesi bir zorunluluk.

Sektörde dijitalleşme sayesinde yaratılabilecek katma değer ise hatırı sayılır boyutta. Geçen Ocak ayında GE Türkiye İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen “Otomotivin Geleceği Günü”nde bir araya gelen otomotiv endüstrisinin önde gelen marka ve STK temsilcileri bu gerçeği ortaya koymuştu. Otomotiv endüstrisinin liderleri, Dijital Sanayi’nin Türkiye’nin otomotiv sektöründe %10-15’lik verimlilik artışı yaratmasını bekliyor. Uzmanlara göre dijitalleşmenin otomotiv endüstrinin şimdiki boyutu olan 3,5 trilyon dolarlık ekonomi kalemine ekleyeceği yeni pay ise 1,5 trilyon dolar.

Türk otomotivinden dijitalleşme hamlesi

Türk otomotiv sektörünün önde gelen markaları da zaten dijitalleşmeyi iş modellerine yansıtmaya ve bunun sonuçlarını toplamaya başlamış durumda. Kocaeli’de Ford’un Transit Connect modelini üreten Ford Otosan bunlardan biri. Ford Otosan Kocaeli Fabrikası’nın temel süreci, sipariş edilen her aracı en kısa sürede üretmek ve ilgili pazarlara sevk etmek üzerine kurulu. Bunun için, tüm Ford ve Ford Otosan bayileri, sistemler ve bilgisayarlar yardımı ile kendi pazarlarına ait spesifik araç siparişlerini anında fabrikaya iletiyorlar. Siparişlerin ne gün üretileceği, gün içinde kaçıncı sırada üretileceği belli kurallara göre sistemler ve işin yöneticileri tarafından belirleniyor.

Ford Otosan Kocaeli tesisinin en önemli özelliklerinden biri ambarsız bir fabrika olması. Bu özelliği onu akıllı fabrikalar liginde de önemli bir noktaya getiriyor. Bunun tek istisnası var: Sadece “hardware” diye isimlendirilen cıvata ve somun gibi parçalar, standart ambalajlarla fabrikada pazar yeri olarak isimlendirilen bir koltuk ambarına, yani belirlenmiş adreslere alınıyorlar. Montaj hattının her iş istasyonunda, iş görenler araçların üzerinde bulunan spesifikasyonlara uygun olarak sorumlu oldukları parçaları monte ediyorlar.

Bazı parçaların bu araca takılıp takılmaması gerektiğinin sorulması veya bazı parçaların seri numaralarının takip edilmesi gerekiyor. Bu tür durumlarda, RF/DC (Radio Frequency Data Collection) adı verilen cihazlar kullanılıyor. Bu cihazlar barkod okuyabildikleri gibi, klavyeden girilen bilgileri ana sisteme yazabiliyor ve ana sistemden bu cihazlara geri bilgi verilebiliyor.

Temsa liderliğini sürdürdüğü otobüs pazarında otobüs üretmekle birlikte, akıllı ulaşım çözümleri üreten, yenilikçi ve girişimci bir teknoloji şirketi olma yolunda ilerleyen şirketlerden bir diğeri. Bu vizyon doğrultusunda Temsa, Akıllı Araçlar, Elektrikli Araçlar ve SMART 2020-Akıllı Fabrikalar başlıklı Smart Mobility Programları yürütüyor. Temsa bu program çerçevesinde ASELSAN ile birlikte, 8 dakikada şarj olup 50-70 km gidebilen Türkiye’nin ilk yüzde 100 yerli elektrikli otobüsünü geliştirdi.

Taşıt Araçları ve Yan Sanayicileri Derneği’ne (TAYSAD) göre Türkiye’de diğer sektörlere göre üç kat fazla katma değer yaratan otomotiv tedarik sanayisi de geleceğin otomobillerini Türkiye’de dizayn etmeye başladı. Tasarım ve patentli buluşlarıyla dikkat çeken sektör, küresel rakipleriyle boy ölçüşüyor. 50’den fazla otomobil markasına tasarım ve ürün geliştiren Türk KOBİ’leri, gelecekte tamamen plastik hammaddeye dayalı olarak üretilmesi beklenen otomobiller için de hazırlıklarına hız vermiş durumda. Türk otomotiv yan sanayi sadece bu alanda beş yılda 200’den fazla patent çıkarmayı başardı.

Türk Otomotivinde 3D Yazıcı Dönemi

Türk tedarikçileri son dönemin en çok konuşulan buluşlarından biri olan üç boyutlu yazıcıdan da yararlanıyor.  Örneğin +90 3B Dijital Fabrika, ülkemizde dijital imalat yapan ender firmalardan biri

Markanın üç boyutlu baskı teknolojisi ile hizmet verdiği birçok proje bulunuyor. Bunlar arasında D segmentinin popüler modellerinden Opel Insignia için gerçekleştirdikleri pilot üretim öne çıkıyor. Aracın sızdırmazlık parçalarının üretimi +90 3B Dijital Fabrika tarafından gerçekleştiriliyor.

Bunun dışında ilk nesil Ford Tourneo Connect için arka farlarına ait prototiplerin üretimi, Fiat Fiorino için tüm araç proje doğrulaması, Mercedes Travego kokpit projesi, New York taksi tasarımlarının model üretimi, Audi A8 ön seri far üretimi, Ford Courier az adetli ön tampon ve koltuk üretimi, son olarak ise yeni Fiat Egea proje doğrulama parçalarının üretimi yine +90 3B Dijita Fabrika’da yapıldı.

Özellikle Avrupa’nın ağırlık verdiği endüstriyel internet, otomotiv sektöründe insan gücüne oranla daha az maliyetli olmasıyla ön plana çıkıyor. Otomotiv sektörünün duayen ismi Ford Motor’un emekli üst düzey yetkilisi John Fleming; “Türkiye, otomotiv sektöründe endüstriyel internete ağırlık vererek bölgede bu alanda bir devrim yapacağının sinyallerini veriyor” diyor.

TÜBİTAK’tan Otomotiv Mükemmeliyet Merkezi

TAYSAD Başkanı Alper Kanca, endüstriyel internete bakış açılarını ve yapılan çalışmaları şöyle değerlendiriyor: “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kurulan ‘Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu’nun temel amacı Türkiye ekonomisinin, yeni sanayi devrimine hazırlık düzeyini artırmak. Bir taraftan işletmelerin dijital dönüşümünü hızlandırmak, diğer taraftan dijital teknolojilerin geliştirilmesi için kurulan bu platform, Türkiye’nin dijital dönüşüm gündeminin belirlenmesinde de öncü bir rol üstelenecek.

Kamu kuruluşları Türkiye’nin bu yarışta geri kalmaması için çalışmalar yürütüyor. Türkiye’yi “akıllı hareketlilik” alanında lider bir oyuncu haline getirmek amacıyla hareket eden TÜBİTAK, bu vizyona paralel olarak TÜBİTAK MAM bünyesinde 2015 yılında Türk Otomotiv Mükemmeliyet Merkezi’ni kurdu. Merkez, akıllı ulaşım sistemlerine gelişmiş teknolojileri uygulayıp bunları yerel ve küresel endüstrilere sunarak katma değer yaratma amacıyla faaliyet gösteriyor.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir