Otomatik Meme Ultrasonu ile Erken Teşhis, Daha Uzun Bir Yaşam Anlamına Geliyor

14 Ağustos 2018

Uzun ve başarılı bir kariyer sonrasında 2016 yılında emekli olan 61 yaşındaki üç çocuk annesi Jan, ailesi ve arkadaşlarıyla daha fazla zaman geçirmeyi dört gözle bekliyordu. Jan’ın uçağa binmeden önce yapılacaklar listesinde birkaç şey bulunuyordu. Bu listeye, kanser olmadığından emin olmak için yaptırdığı yıllık meme taraması da dâhildi. Soyadını gizli tutmak isteyen Jan, yıllık mamografi kontrollerini 40 yaşından beri düzenli olarak yaptırıyordu. 2017 yılının Mart ayında, evinden kısa bir mesafe uzaklıkta olan Bloomington, Illinois merkezli Ft. Jesse Imaging & Gale Keeran Center for Women tesisine giderek 3D mamografi taramasını yaptırdı. Radyolog, Jan’a, tüm kadınlar içinde %40’lık bir oran olan, yoğun meme dokusuna sahip kadınlar arasında olduğunu söyledi.

Meme yoğunluğu, memedeki fibröz bağ dokusu miktarına kıyasla yağ dokusu miktarını ifade eden bir ölçüdür. Bağ dokusu, mamografi çekiminde tıpkı bir kanser gibi beyaz görünür ve bu durum bazen doktorların kanseri görememesine neden olabilir. Bazı sağlık uzmanları yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda tümör aramanın, kar fırtınasında bir kartopu aramaktan farksız olduğunu söylemektedir.

Jan‘ın yüksek yoğunluktaki meme dokusu nedeniyle, radyoloğu hiçbir şeyi gözden kaçırmamak amacıyla otomatik meme ultrasonu (ABUS) olarak adlandırılan bir tür tarama yapılmasını istedi. Doktorlar tarafından mamografi ile beraber kullanıldığında ABUS uygulamasının kanser tespit oranını %37.5 artırdığı görülmüştür. Fort Jesse‘de mamografi başteknisyeni olan Marie Stork: “Mamografi ile birlikte kullanılan ABUS, yoğun meme dokusuna sahip hastalar için mükemmel bir seçenek.” diyor ve ekliyor: “Teknisyenler olarak, teknolojinin faydalarını açıklama konusunda elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz.”

ABD’de, yoğun meme dokusuna sahip kadınları taramaya yönelik FDA onaylı tek bir ultrason teknolojisi bulunuyor, o da GE Sağlık‘ın bu amaç için özel olarak tasarladığı: “Invenia ABUS teknolojisi.” İnceleme yaklaşık 15 dakika sürüyor ve cihaz, kanser ve yoğun doku arasında net bir ayrım yapmak için tüm memenin 3D görüntülerini oluşturuyor.

Ft. Jesse Imaging & Gale Keeran Center for Women tesisindeki ekip, her hafta yaklaşık 25 ABUS incelemesi gerçekleştiriyor. Mamografi, yoğun meme dokularındaki kanserleri tespit edemeyebilir. Bununla birlikte, Invenia ABUS sisteminin normal veya iyi huylu mamografik bulguların ardından daha invaziv kanserleri de tespit ettiği görüldü.

Jan sonuçları bir hafta içinde aldı ve birinci evre meme kanseri olduğu ortaya çıktı. Bu haberin üzerine ise Jan duygu ve düşüncelerini paylaşırken: “Daha önce, yoğun meme dokusu kavramını hiç duymamıştım. Çok şaşırmıştım ancak bu tip dokuların içini görebilen ve kanseri erken aşamada tespit edebilen bir teknolojinin olması çok önemli” dedi.

Jan‘ın radyoloğu olan Dr. Daniel Ha da Jan ile aynı fikri paylaşıyor ve: “ABUS, memeyi mamografi taramasından farklı bir şekilde inceliyor. ABUS, Jan’ın olgusunda yoğunluğun içini görebildi ve 3D mamogramda görülemeyen bir kanseri tespit etti. 3D mamografi, günümüzde mevcut olan en iyi mamografi teknolojilerine rağmen, yüksek yoğunlukta meme dokusunda zorlu bir işlem olmayı sürdürmekte. ABUS, Jan için meme incelemesine yönelik daha kapsamlı bir yöntem sundu.” diyor.

Jan’a bir lumpektomi, 33 radyasyon tedavisi ve oral kemoterapi ilaçlarından oluşan bir tedavi planı verildi. Jan‘ın sağlığı bugün gayet iyi durumda ve yıllık mamografi kontrolleri ile ABUS incelemelerine devam edecek.

Dr. Ha, ABUS’un yararını ve Jan üzerindeki etkisini ise şöyle aktarıyor: “ABUS ve mamogram taramaları birbirini tamamlayıcı nitelikte ve bu teknolojiler birlikte kullanıldığında en iyi hasta sonuçlarını elde etmemize yardımcı oluyor. Jan, ABUS incelemesine girmemiş olsaydı, kanseri bir klinik incelemede elle hissedilebilen bir lezyon haline gelene veya mamogramda belirginleşene kadar tespit edilemezdi. Hastalığı, daha az tedavi seçeneği bulunan daha ileri bir aşamada olabilirdi.”

Jan, Mayıs ayında ailesiyle birlikte Anneler Gününü kutladı. Jan: “Kanser teşhisinin ardından, çocuklarımı annesiz bırakma düşüncesi ile gelecekte torunlarımla tanışabilme umudu arasında gidip geldim. Anneler Günü, her zaman benim için özel bir gündü ancak geçen yıl benim için daha da özel bir hale geldi ve kendimi gerçekten şanslı hissediyorum.” sözleriyle duygularını ifade etti.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir