Olanaksızlıklara Rağmen Doktorlar, Hindistan’da Doğan Prematüre Bebekler İçin Sonuçları İyileştirmeye Yardımcı Oluyor

26 Şubat 2020

Dünyadaki erken doğumların %60’ı Hindistan’da meydana geliyor. Neonatoloji, M.D. Pediatri, Neonatal Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Sanjay Aher, 12 yıl önce neonatoloji programını tamamladı ve Avustralya veya Kanada’da doktorluk yapma fırsatını varken muhteşem bir etki yaratabileceği bir yere gitmeyi tercih etti: Kendi topraklarına.

2010 yılında DR. Aher, Maharashtra‘nın batı eyaletinde yaklaşık 1,5 milyon kişinin yaşadığı bir şehir olan Nashik’te prematüre yenidoğanlara özel bir hastane olan Neocare Hastanesi‘ni kurdu. Neocare, yatak başında prematüre bebeklere solunum desteği sağlayan ve yenidoğanın vücut sıcaklığını düzenlemeye yardımcı olma açısından bölgedeki en büyük inkübatör miktarını çalıştıran, nitrik oksitli ventilatör destek sistemlerine sahip olan bölgedeki tek seviye 3 yenidoğan yoğun bakım ünitesidir. DR. Aher bu iki teknolojinin, başarılı sonuçlar elde etmede kritik bir rol oynadığını söylüyor.

DR. Aher; “Hindistan’daki yüksek tedavi maliyeti prematüre bebekler için sonuçları iyileştirmenin önündeki en büyük engellerden biri. Çoğu devlet hastanesi, ileri tıbbi ekipmanların maliyetini karşılayamıyor. Ebeveynler bebekleri erken doğduğunda doğumdan sonra eve gidiyor ve olumsuz bir sonuçla karşılaşıyorlar. Ventilatör ve inkübatör desteği olmadan bu bebekleri kurtarmak pek mümkün değil.”

Küresel olarak, pnömoni ve neonatal sepsis gibi erken doğum komplikasyonları beş yaşın altındaki çocuklarda önde gelen ölüm nedenleridir. Bu ölümlerin neredeyse yarısı, ne yazık ki yenidoğanlarda meydana geliyor. 2 çok erken doğan (28 haftadan erken) bebeklerin %90’dan fazlası, Hindistan gibi düşük gelirli ülkelerde görülüyor ve hayatlarının ilk birkaç günü içerisinde ölüyor. Buna karşılık, yüksek gelirli bölgelerde ise çok erken doğan bebeklerin %10’dan azı ölüyor. DR. Aher, kendi toplumundaki bu istatistikleri iyileştirmeyi yaşama amacı hâline getirmiş.

Neocare Hastanesi‘ndeki çoğu NICU’da olduğu gibi enfeksiyon, başarılı bir sonuç elde etme hususunda en büyük riski teşkil ediyor.  Aher: “Enfeksiyon resmen bir katil. Bebeklerin enfeksiyon kapmaması için muazzam derecede özen gösteriyoruz. Yenidoğan bakımındaki gelişmeler, erken doğan bebeklerin hayatta kalma oranlarının artmasına katkıda bulunmasına rağmen hastanede kapılan enfeksiyonlar, özellikle en duyarlı olan prematüre bebekler için sorun teşkil etmeye devam etmektedir. Neocare’deki ekibin enfeksiyonu azaltma yollarından biri, bebeklere anne sütü ve Kanguru Anne Bakımı vermek. Bu, Hindistan’daki düşük doğum ağırlıklı bebeklerde sepsis oranlarının azalmasıyla ilişkili bir uygulama olarak bilinmektedir. Enfeksiyonlardan kaçınabilirsek bebeğin yoğun bakım ünitesinde kaldığı süreyi azaltabiliriz. Bir bebek yoğun bakımda ne kadar uzun süre kalırsa enfeksiyon kapma ihtimali de o kadar artar.” DR. Aher, Neocare Hastanesi’nde enfeksiyon kontrol oranlarının eyalet genelindeki ortalamadan yaklaşık %8 daha düşük olduğunu belirtiyor.

Rupesh Ghyar’ın ikizleri erken doğduğunda özel bakım için Neocare’e götürüldüler. Başlangıçta, Ghyar ve ailesi bakım planı ve bunu karşılayıp karşılayamayacakları konusunda şüpheliydi. Hastaneye vardıktan sonra dakikalar içinde şunu fark ettiler: Yenidoğan ikizleri emin ellerdeydi. Gyhar, “DR. Aher’in, bebeklerimiz ambulansla gelmeden önce gece yarısı hastaneye geldiğini hatırlıyorum, her iki bebeğin durumunun da stabil olduğunu garanti etti. Sakindi ve durumu kontrolü altına almıştı.” diyor.NICU’da geçen iki aydan sonra her iki bebek de tamamen iyileşti ve bugün sağlıklı bir şekilde hayatlarına devam ediyor.  

DR. Aher‘in Ghyar ikizleri gibi düşük ağırlıklı ve risk altındaki prematüre bebeklere yönelik tedavisi, “altın saat stratejisine” dayanıyor. Bu yaklaşım, personel arasında etkili iletişimi ve iş birliğini ve prematüre yenidoğanların doğumlarından kısa bir süre sonra resüsitasyonu ve stabilizasyonunu içeren kanıta dayalı protokoller ile önlemlerin uygulanmasını vurgular. Çalışmalar, erken doğan neonatal bakımda kullanıldığında altın saat stratejisinin hipotermi, hipoglisemi, intraventriküler kanama (IVH), bronkopulmoner displazi (BPD) ve prematürite retinopatisini (ROP) azalttığını göstermektedir.

Prematüre bebeklerin ebeveynlerinin çoğu gibi Ghyar da hastanede endişe dolu zamanlar geçirdi. Çocuklarının birinci sınıf bir bakım almakta olduğunu fark ettiğinde korkuları nihayetinde azaldı: “DR. Aher, yaş ve ağırlık açısından benzer olup önceden tedavi edilen bebeklere ilişkin bilgileri ve sonuçları gösterdi. Aynı zamanda bebeklerimizi görmemize olanak tanımak adına fotoğraflarını göstererek bize insani yanını da gösterdi. Bir anlığına bile olsa umudumuzu kaybetmemize izin vermedi. Adeta bir ölüm kalım savaşıydı, DR. Aher ve ekibi bebeklerimizin hayatı için mücadele ediyordu.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir