GE Ecomagination: Daha Ekonomik ve Daha Çevreci

1 Aralık 2015

01

Norfolk Southern’ın 32 bin km’lik raylı sistemi uzaydan bakılınca bir sinir sistemi ağına benziyor ve git gide bir sinir sistemi gibi çalışıyor. Bu demiryolu sistemi Amerika’da 22 eyaletten geçiyor ve her gün binlerce insan taşıyor. Bu büyüklükte bir sistemi yönetmek göz korkutucu geldiyse, size hemen bu raylardan geçen trenleri akıllıca yönlendiren ve “Hareket Planlayıcısı” denilen büyük veri sisteminden bahsedelim.

GE yazılım ve ulaştırma mühendisleri tarafından geliştirilen Hareket Planlayıcısı, veriden faydalanarak makine ve altyapı verimliliğini artırmanın ve aynı zamanda çevreye faydalı olmanın bir örneği. GE Ecomagination Programı’nda Strateji ve Analitik Başkanı olarak görev yapan Ekonomist Brandon Owens, “Bu birleştirme, kaynak verimliliği açısından devrim niteliğinde” diyor.

02

Owens, yakın zamanda petrol ve su gibi çok çeşitli kaynakların yönetiminin iyileştirilmesinde yazılım ve büyük verinin şirketlere nasıl faydalı olduğunu anlatan bir rapor yayınladı. Owens, “Operasyonların ölçeklerinin büyüklüğünü göz önünde bulundurursak, gerçekten de hızlı bir şekilde birikecek bir tasarruftan bahsediyoruz. Eğer tahmin ettiğimiz gibi, endüstriyel internet ve büyük veriyi kullanarak makine yönetiminde verimliliği %1’den %2’ye çıkarabilirsek, buradan edilecek tasarruf 2030 yılı itibariyle küresel petrol tüketiminin üçte birine eş değer hale gelebilir”diyor.

Hareket Planlayıcısı, örneğin yük tipi ve teslimat aciliyeti gibi lojistik bilgileri alır ve sefer bilgileri, demiryolu durumu, tren hareketleri ve diğer verilerle birleştirir. Bunun sonucunda, yeni demiryolları inşa etmek zorunda kalınmadan lokomotiflerin mevcut hatlarda daha verimli ve daha yüksek hızlarda çalışmasını sağlayan optimize edilmiş planlar ortaya çıkar. Bu yazılım, gelecek sekiz saati inceler ve örneğin, ağdaki ya da o hattaki diğer seferlerde gecikmeye sebep olmadan bir treni doğru programına geri oturtmak için neler yapılabileceğini hesaplayabilir.

03

Norfolk Southern’ın Bilgi Yönetimi Başkanı Deborah Butler, birkaç yıl önce Hareket Planlayıcısı’nı kullanmaya başladıklarından beri yakıt tüketiminde %6,3 düşüş, tren hızındaysa %10 ila 20 oranında artış gördüklerini belirtiyor.

Sürdürülebilirliğe bir adım daha yaklaşmamız için bu gibi akıllı teknolojilere ihtiyacımız var. Owens’a göre eğer ulaşım, inşaat ve işletmede daha verimli olmayı başaramazsak hem hammade çıkarma hem de enerji tüketiminin 2030 itibari ile %80 gibi şok edici bir oranda artacak.

Eğer enerji verimliliğimizi yıllık olarak %2 iyileştirirsek bu artış 2030 itibariyle %30dan az olur.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün tahminine göre, daha fazla su koruma ve verimlilik iyileştirmesinin yapılmadığı durumda, su kıtlığı bulunan bölgelerde yaşayan insan sayısı 2050 yılında 1 milyardan 3,9 milyara çıkacak.

Bu gibi senaryolar GE’nin “Ecomagination” dediği girişimin arkasındaki fikri gayet güzel özetliyor. GE, 2005’te ilk başladığı günden bu yana Hareket Planlayıcısı gibi jet motorları, rüzgar türbinleri, lokomotifler ve diğer akıllı makinelerin ve sistemlerin verimliliğini artırmak ve çevresel etkilerini azaltmak için tasarlanan Ecomagination teknolojilerine 15 milyar $ yatırım yaptı. Bu yatırım GE için 180 milyar $, GE müşterileri içinse potansiyel olarak bu rakamdan milyarlarca fazla artı değer yarattı.

Bu teknolojilerin bir diğer örneği Brezilyalı havayolu Gol Linhas Aéreas Inteligentes’in kullandığı GE Uçuş Verimliliği Hizmeti. Gol Havayolları, beş yıl önce devreye soktuğu ve jetlerinin uçuş rotalarını optimize etmek için kullandığı bu teknoloji ile uçuş başına ortalama 22 mil ve 290 litre jet yakıtı tasarruf ediyor. Bu, şirket için 100 milyon $ tasarruf ve uçuş başına karbondioksit salınımında 738 kg düşüş anlamına geliyor.

Owens’a göre “İş dünyasının gerçek kazananları, kendi alt sınırlarını geliştirmek ve bu süreçte çevreye yardımcı olmak için donanım ve yazılımlarını entegre edenler olacak”. Owens, “Çevre ve ekonomi burada orta noktada buluşuyor çünkü çevresel faydalar elde etmek için çevreye odaklanmak zorunda değilsiniz” diyor. Yani, verimliliğin optimize edilmesi için yapılanlar arasında doğal olarak çevreye olan zararların azaltılmasını içeren değişiklikler de yapılmak zorunda kalınıyor. Zamanla, çevresel olanın ekonomik, ekonomik olanın da çevresel olduğu bir dünyaya giriş yapıyoruz.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir