Nesnelerin İnternetinde Dikkat Çeken Pazar: Türkiye

4 Mayıs 2015

Dünya her şeyin birbirine bağlanabildiği Nesnelerin İnterneti devriminde hızla yol alıyor. GE’nin tahmini 2020’de 50 milyar cihazın internete bağlanacağı yönünde. SAS’a göre sadece beş yıl sonra nesnelerin internetinde küresel cihaz ve servis pazarının 7 trilyon doları bulması bekleniyor. Ocak ayında düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu’nda yayınlanan Accenture’ın raporunda ise endüstriyel internetin 2030 yılında küresel ekonomiye 14 trilyon dolar ekleyebileceği belirtiliyor.

Nesnelerin İnterneti doğal olarak Türkiye’de de şimdiden hayatın içinde. Kuluçka merkezleri 2015’te dikey programlarla nesnelerin interneti alanında çalışan startup’lara yoğunlaşmaya hazırlanırken (Startupbootcamp İstanbul gibi) büyük telekom ve endüstri şirketleri de bu alanda fark yaratacak yatırım ve uygulamalarını hayata geçirme çabasında.

Türkiye Dikkat Çeken Pazarlardan Biri

Bu alanda startup’ların sayısının hızla artması şaşırtıcı olmayacak. Turkcell Stratejik Pazarlama Müdürü Engin Çomakçı, Türkiye pazarının hem müşteri ilgisi hem de yeni girişimlerin etkisiyle IoT alanında en dikkat çekici pazarlardan biri olduğu görüşünde. “Dünyanın en iyi mobil iletişim altyapısına sahip ülkelerinden biriyiz. Bu, Nesnelerin İnterneti vizyonunu hayata geçirmek için çok önemli bir avantaj. Ayrıca sağlıktan, üretime, tarımdan şehirlere verimlik ve tasarruf sağlayacak onlarca potansiyel alan olduğunu görüyoruz.” Çomakçı, fark yaratmak içinse global düşünüp yerel hareket etmemiz gerektiğini savunuyor: “İngilizce de güzel bir kelime var: ‘Glocal mindset’. IoT işinde de ‘glocal’ düşünceye sahip olmalıyız. Yerel gerçek ve önceliklerimize uygun ürün ve uygulama geliştirmek işin en kritik kısımlarından birisi.” Çomakçı’ya göre özellikle otomotiv, lojistik, akıllı bina, perakende, tarım, sağlık, enerji ve akıllı şehir alanlarında çok sayıda uygulama ve ürüne ihtiyaç var.

Nesnelerin interneti alanında ürünler ve bu ürünlerin etrafında bulut tabanlı servislerin olduğu platformlar geliştiren Veslabs bu alanda Türkiye’deki öncü startup’lardan. İçerisinde iki farklı donanım, mobil uygulamalar ile bulut tabanlı yazılımın olduğu ve lojistik sürecini uçtan uca izleyen Tag2Sense adlı platformu geliştiren Veslabs’ın Indoor navigasyon, nesne takip ve konumlandırma ile ilgili mevcut sistemlere göre çok daha ucuz maliyetli ve verimli çözümleri de bulunuyor. Şirket endüstriyel internet alanında da firmaların operasyonlarına verimlilik kazandıran çeşitli  çözümler geliştirebiliyor.

Nesnelerin internetini 2015 gündemine alan Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ise uygulama yazılımları, sensör ve geçit sistemleri, yönetim ve işletme sistemleri, altyapı elemanlarının geliştirilmesi gibi konularda fırsatlar yaratılabileceği düşüncesinde ve bu alanlarda girişimcileri destekliyor.

Veslabs Yönetici Ortağı Ozan Can Köseley, Türkiye’yi bekleyen fırsatlar konusunda, “Sektörü iki temel alanda düşünebiliriz. B2B segmentine yönelik Endüstriyel İnternet ve B2C segmentinde yer alan tüketici ürünleri. Türkiye için her iki alanda da fırsat var. Fakat endüstriyel internet ilk aşamada daha cazip gözüküyor” diyor. Bunun nedeni ise tüketici tarafındaki pazar büyüklüğü sorunu: “Geliştirdiğiniz bir ürünün kitlelere ulaşması, belli bir barajı geçmesi gerekiyor ki şirket para kazansın. Çünkü donanım geliştirme zahmetli ve masraflı bir süreç. Son tüketici pazarına yönelik bir ürün geliştirme düşüncesi varsa, girişimcilerin yurtdışında büyüme stratejileri de ajandalarında hazır olmalı: “Türkiye’nin sahip olduğu mühendislik gücüyle yeni gelişen tasarım anlayışı birleşebilirse bu alanda ülkemizdeki startup’lar için fırsat görüyorum.”

Türkiye’nin enerji problemine dikkat çeken Köseley endüstriyel internet teknolojilerinin kaynakların verimli kullanımı rolüyle öne çıkabileceğine dikkat çekiyor. Köseley, nesnelerin internetinden Türkiye’nin elde edebileceği olası paya ilişkin şu varsayımı dile getiriyor: “Türkiye’nin dünya ekonomisinden aldığı pay yaklaşık yüzde 1 oranında. Cisco’ya göre nesnelerin interneti 2013’ten 2022’ye kadar toplamda 14 trilyon dolarlık kümülatif bir ekonomik büyüklük yaratacak. Bu veriyi Türkiye’ye ölçeklersek 140 milyar dolarlık bir rakam ortaya çıkıyor. Bu da yıllık ortalama 14 milyar dolar gibi bir pazar oluşabileceği anlamına gelebilir.”

Telenity Başkan Yardımcısı ve TTGV Teknoloji Elçisi Osman Perksoy, bireyler olarak yaşamımızı önemli ölçüde değiştirme potansiyeline sahip olsa da, Nesnelerin İnterneti’nin getireceği asıl büyük değişimin şirket ve kurumların iş yapış şekillerinde olacağı görüşünde. Perksoy’a göre bu yeni teknolojinin zamanında ve doğru uygulamalarla iş yapış şeklimize getireceği değişim, hızla gelişmekte olan Türkiye ekonomisinin büyümesine ivme katabilir: “Özellikle son yıllarda Türkiye’de mobil iletişim şebekelerinin yaygınlaşmasıyla araç filo takibi; soğutucu, derin dondurucu ve baz istasyonları gibi saha varlıklarının izlemesi ve bakımı; sera ve sulama otomasyonu; enerji ve boru hatlarının ve endüstriyel makinelerin uzaktan izlenmesi konularında başarılı uygulamalar karşımıza çıkıyor. Bu tür uygulamaların yaygınlaşması; şirketlerin tedarik, üretim, depolama, nakliye ve kaynak planlama sistemleriyle entegrasyonun sağlanması ve bu sistemlerin veri analizine dayalı karar destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi mümkün olursa, ülke ekonomimizi bir üst seviyeye çıkartmak için çok önemli bir fırsat yakalayabiliriz.”

İki Katalizör Gerekli 

Fırsatların gerçeğe dönüşmesi için bir üst aklın yönlendirici olmasına da ihtiyaç var. Köseley’e göre bu sektörün Türkiye’de büyüyebilmesi için iki önemli aktörün -kamu kuruluşları ile belli bir büyüklüğe erişmiş özel kurumların- katalizör etkisi yapması gerekiyor: “Geçtiğimiz günlerde İngiltere kamu eliyle önemli bir bütçeyi akıllı şehirlerin geliştirilmesi için ayırdı. Bu gibi bir uygulama planı hem şehirleri daha yaşanabilir ve tasarruflu hale getiriyor hem de bu alanda  iş yapan firmaların belli bir hacme ulaşmasını sağlıyor. Burada esas olan kamunun firma seçimlerinde hem donanım hem de yazılım tarafında yerli çözümleri kullanacağı bir stratejiyi hayata geçirmesi.

Nesnelerin interneti GE için birkaç yıldır öncelik alanlarının başında geliyor. Endüstriyel internet, GE açısından ileri üretim teknikleri ve küresel akılla birlikte endüstrinin geleceğini şekillendiren üç temel güçten biri. GE; makineler, Büyük Veri ve bulut bazlı analitiğin bir araya geldiği endüstriyel internetin sadece üç yıl içinde 200 milyar dolarlık küresel bir endüstriye dönüşeceğini öngörüyor. Kaliforniya, San Ramon’da 1 milyar dolarlık yatırımla Küresel Yazılım Merkezi’ni açan GE, geçen yıl da endüstriyel internet yazılım platformu Predix’i hayata geçirdi. GE Yazılım Başkan Yardımcısı Bill Ruh, Predix için, “Yeni bir teknolojiden daha fazlası, yarının teknoloji altyapısını inşa eden bir platform” diyor. Predix’i GE ile beraber partnerleri ve müşterileri de kendi yazılımlarını geliştirebilmek için kullanabiliyor.  GE Aviation Teknolojiden Sorumlu Başkanı Dave Barlett, Predix’in makine dünyasının Android’i ya da IOS’u olmasını, endüstriyel internetin dili haline gelmesini hedefliyoruz” diyor.

GE’nin nesnelerin internetinde hayata geçirdiği çözümleri de ilham verici. Örneğin ABD’de boru hattı operatörleri her yıl 40 milyar doları onarım, yenileme ve hattı genişletmeye harcıyor. Akıllı Boru Hattı Çözümleri GE’nin yazılım ve donanımları ile Accenture’ın data entegrasyonu uzmanlığını bir araya getirerek müşterilere operasyonlarını gerçek zamanlı gözlemleme ve düzenleme imkânı sağlıyor.

Bir başka örnek, Güney Afrika platin üreticisi Lomnin’in üretimini gözlemleme ve ölçmesine yardımcı olan GE’nin maden performans sistemi. Bu sistemle analiz edilen veriyle, Lomnin’e çıktıyı yüzde 10 artırma imkânı sağlanmış durumda.

GE, Türkiye’de de endüstriyel internet yaklaşımının iş dünyasının normlarından birine dönüşmesi için işbirliği odaklı çalışmalarını ve bu alandaki startup’ları desteklemeyi sürdürüyor. Türkiye’de bu alandaki farkındalığı artırmak yönünde son olarak sponsoru olduğumuz 16 Nisan’da İstanbul’da Harvard Business Review Dergisi tarafından hayata geçirilen IoT etkinliğine destek verdik. Etkinliğin ana konuşmacısı ise GE Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye İnovasyon Direktörü Rania Rostom idi. Rostom, önüümzdeki yıllarda endüstiyel internetin ve inovasyonun iş yapış biçimlerini, yerelleşmeyi ve girişimciliği nasıl etkileyeceği ile ilgili olarak bilgi paylaştı.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir