Modern Görüntüleme Teknolojisinin Yardımıyla Antik Gizemler Gün Işığına Çıkıyor – II

5 Nisan 2019

Antik Gizemler yazı dizimizin ikinci bölümüyle karşınızdayız. Geçtiğimiz hafta ünlü bir Rönesans sanatçısının Bilgisayarlı Tomografi (BT) yardımıyla nasıl restore edildiğini incelemiştik. Bu hafta Antik Mısır’da bir yolculuğa çıkıyor, radyologların on binlerce yıldır yatan ünlü mumyaların gizemini nasıl çözeceğini anlatıyoruz. Keyifli okumalar…

Madrid’de karanlık bir gecede, dört mumya Quirónsalud Üniversite Hastanesi’nin kapılarından sessizce içeri süzüldü. Müzeye tek başlarına musallat olmak ya da karanlıktan korkan masum çocukları korkutmak için hayata dönmemişlerdi. Aksine, İspanyol Ulusal Arkeoloji Müzesi ve Quirónsalud Üniversitesi Hastanesi’nin mumyalamanın anatomisi, süreçleri ve antropometrik ve patolojik özellikleri konusundaki anlayışımızı derinleştirmek üzere yürüttükleri bir çalışmanın parçası olarak oraya taşındılar.

Bir radyolog, İspanya Ulusal Arkeoloji Müzesi’nde pek de yaşayan olarak niteleyemeyeceğimiz hastaları inceliyor. Görsel kaynağı: RTVE

Taramayı hastanede kurulu GE’ye ait bir BT sistemiyle gerçekleştiren Madrid Quirónsalud Radyoloji Bölüm Başkanı Dr. Vicente Martínez de Vega, “Radyologlar olarak böyle bir fırsatı her zaman yakalayamayız” diyor.

Dört mumyadan üçü Mısırlı, biri ise İspanyolların gelişinden önce Kanarya Adaları’ndaki Tenerife bölgesinin yerli halkı olan “Guanche” idi. Bu popülasyonların bazıları, ölüleri düşük nem ve sabit sıcaklıkta mumyalandıkları mağaralara gömüyorlardı.

Dr. Vicente; “Taramalar sayesinde, mumyaların yaklaşık yaşlarını, cinsiyetlerini, boylarını kıyafetlerini ve kemiklerinde kırık olup olmadığını tespit edebiliyoruz.”

Tüm bunlar, arkeologların ve tarih uzmanlarının, bu antik toplulukların nasıl yaşadığını ve her mumyanın geçirdiği mumyalama sürecini anlamalarına yardımcı oluyor’’ diye açıklıyor.

Transfer, 15 kişilik bir ekip ve özel bir kamyonetle sekiz saatten fazla sürdü. Mumyalara gelebilecek olası zararları önlemek için yol üzerinde tümsek bulunmayan belirli bir rota seçildi. Hastaneye vardıktan sonra, hastanenin günlük faaliyetlerini engellememek veya hastaları korkutmamak amacıyla taramaya şafak vaktinde başlandı.

Vicente Martínez de Vega, “Bütün geceyi mumyalarla boş bir hastanede geçirmek kesinlikle olağandışı bir deneyimdi. Mumyalar hareket etmiyor, bu sayede nispeten işimizi kolaylaştıran hastalarla karşı karşıyayız” dedi.

Aylarca süren kapsamlı tarama analizinden sonra, araştırmacılar dört mumyanın kime ait olduğu hakkında bazı yanıtlara kavuştular.

Biri Firavun Imhotep’in başrahibi Nespamedu idi. Radyoloji çalışması, bandajların altında Horus’un çocukları ve Tanrı Thot’u temsil eden 25 gizli süsleme ve tılsım parçasını ortaya çıkardı. Mısır mumyalarının diğer ikisinin kadın olduğu doğrulandı. Bunlardan birisinin hamile olduğu, 20-35 yaşları arasında olduğu ve M.Ö. 9-7. yüzyıllar arasında yaşadığı tespit edildi. Diğeriyse 35-50 yaşları arasındaydı.

Çalışma ayrıca, Guanche mumyalarının Mısır geleneğindeki gibi bağırsaklarının çıkarılmadığı teorisini destekleyen çok dikkatli bir mumyalama süreci geçirdiğini ortaya koydu. BT taramaları sayesinde bu sıra dışı hastalar hakkında biraz olsun bilgi sahibi olabildik, ancak henüz tüm sırları açığa çıkmadı…

Milwaukee Halk Müzesi araştırmacıları GE Sağlık ile işbirliği kapsamında; Mısır ve Peru’dan üç mumyanın yaşamı, ölümü ve hatta geçirdikleri beyin ameliyatı konusundaki ayrıntıları çözmek amacıyla, en yeni GE BT görüntüleme teknolojisini kullandılar.

Müzedeki mumyalardan biri olan Mısır’ın Akhmim bölgesinden, 2.600 yaşındaki Djed-Hor’un, beyindeki basıncı hafifletmek üzere tasarlanmış eski ve ilkel bir prosedür olan trepanasyon yoluyla kafatasının belirli bir bölümü çıkartılmış gibi görünüyor. Mısır’da Akhmim’den Padi-Heru adlı bir kadın ve daha önce hiç taramadan geçmemiş bir Perulu mumya olan diğer iki mumya da Waukesha’daki GE Sağlık tesisinde misafir edildiler.

Milwaukee Halk Müzesi Antropoloji Başkanı Dr. Lupton ve ekibi, eski tıbbi bilgi ve beceriler hakkında daha fazla bilgi edinmek ve mumyaların yaşarken nasıl göründüklerine dair 3D holografik temsiller yaratmak için toplanan yüksek kaliteli BT görüntülerini kullanmayı umuyor.

GE Sağlık, müzenin mumyaların gizemini çözmesine en iyi şekilde yardımcı olmak için, yüksek kaliteli görüntüler ve çarpıcı bir ayrıntılama özelliği bulunan Gemstone Spektral Görüntüleme (GSI) ile birlikte en son teknolojiye sahip Discovery CT750 HD‘yi sunuyor. Gemstone Spektral Görüntüleme ayrıca, mumyaların vücutlarının ve diğer malzemelerin yapısının daha iyi anlaşılması için araştırmacıların bir doku tipini diğerlerinden ayırt etmelerini mümkün kılıyor.

GE ile 25 yıldır çalıştıklarını dile getiren Lupton, “Her seferinde, farklı nesil bir teknoloji, daha iyi görüntüleme, daha iyi bilgi, daha iyi yollar ve daha yüksek hız sunuyoruz” diyor.

Antik Gizemler serimizin bir sonraki ve final bölümünde soyu tükenmiş canlıların dünyasına doğru bir yolculuğa çıkacağız. İyi haftalar…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir