“Kusursuz Fabrikalar” ve İkinci Sanayi Devrimi

2 Eylül 2014

Üretim dünyası Sanayi Devrimi’nden sonraki ikinci büyük devrimini dijitalleşme ile yaşıyor. Özellikle son birkaç yılda teknolojik gelişmeler ve dijital dokunuşlarla üretim kavramı da yeniden tanımlanmaya başlandı. İnternetin hayatımıza girmesinden bu yana yaşadığımız tüm o değişimleri düşünelim. Önce iş yapış biçimlerimiz değişti, ardından da sosyalleşme araçlarımız, alışveriş alışkanlıklarımız, haber alma şeklimiz. İnternet sayesinde hepimiz artık hayatını dijital bir ortamda geçiren varlıklara dönüştük. Peki neden aynı değişimi üretim yapılan fabrikalardan beklemeyelim? Dijital çağın avantajlarını üretim süreçlerine tamamen entege ederek “Kusursuz Üretim Tesisleri” kurmayalım?

GE Global Research’ün Üst Düzey Üretim Mühendisi Stephan Biller ve GE Üst Düzey Ekonomist’i Marco Annunziata’nın geçtiğimiz Haziran ayında Ideaslaboratory.com web sitesinde yayınlanan yazısında işte tam olarak bu soruların yanıtı aranıyordu. Biller ve Annunziata’nın “20/20 Vizyonu” adını verdiği çalışmaya göre üretim süreçlerindeki hayata geçirilecek bir dijital entegrasyon ile ürün geliştirme döngüsünü yüzde 20 oranında hızlandırmak mümkün. Aynı hesaplamaya göre yüzde 20’lik bir artış da üretim ve tedarik zinciri etkinliği alanında görülebilir.

Her ne kadar ilk bakışta yüzde yirmilik bir artış kulağa çok büyük bir oran gibi görünmese de, GE ve benzeri büyüklükteki üreticileri düşündüğümüzde ortaya hayli çarpıcı rakamlar çıkacağı oldukça açık.

20’inci yüzyılın üretim dünyasındaki en önemli kaygı, kullanılan makinelerin ve diğer araçların kapasitesinin nasıl daha fazla artırılabileceği olmuştu. Şimdilerde ise bu kaygı yerini süreçlerin nasıl daha “akıllı” hale getirilebileceği ve nasıl daha “yenilikçi” yapıların kurulabileceğine bıraktı. Çünkü bugünün büyük üreticileri verimliliğin inovasyon ve teknoloji ile doğrudan alakalı olduğunu kavramış durumdalar. 21’inci yüzyılda internet devrimi ve yazılım teknolojisindeki kuantum gelişmeler nasıl ki tüketicilerin yaşantısını tamamen değiştirmiş durumda. Mobil cihazlarımız sayesinde artık “her yerdeyiz” ve aynı anda birden fazla işle eşzamanlı olarak rahatlıkla ilgilenebilir haldeyiz. İşte son zamanlada GE’nin de en önemli gündem maddelerinden biri olan “gelişmiş üretim” sayesinde ürün ve hizmetler de tıpkı bireyler gibi bir transformasyona tabi olacak.

“İleri Seviyede Üretim” hangi alanlarda kullanılıyor?

Sanayileşme alanında hayata geçirilen inovasyonlar, üretim sürecinin her noktasında etkisini gösteriyor. Yeni teknikler ve malzemelerin ortaya çıkışı, yeni ürünlerin yepyeni şekillerde üretilmesini sağlıyor. Özellikle son dönemde veri analizi konusunda yaşanan gelişmeler, tedarik ve dağıtım ağlarının yeniden organize edilmesi ihtiyacını gözler önüne sererken, üreticilere de tüketicilerini daha yakından tanıma ve onlara çok daha hızlı ve esnek bir şekilde ulaşma imkanı tanıdı. Tasarım ve prototip ile başlayan döngü, üretim ve dağıtımla devam ederken, satış sonrası destek sürecinin bile yeni teknolojiler sayesinde çok daha hızlı ve mükemmel bir şekilde tamamlandığına şahit oluyoruz.

Yazının başında da bahsedilen “Kusursuz Üretim Tesisleri”, uzun yıllardır konuşulan “Akıllı Fabrikalar”ın bir adım ötesi anlamına geliyor. Bir üretim tesisi ne kadar akıllı hale gelirse, o kadar hızlı öngören, uyum sağlayan ve tepki veren yapılara dönüşüyor.

Gelişmiş üretim konusunda liderliği üstlenen kurumlardan biri olarak GE, internet ve dijitalin gücünü sadece kendi üretim tesislerinde değil aynı zamanda tedarikçilerinin tesislerinde kullanmak adına çok önemli yatırımlar yapıyor. Ürün tasarımcıları, sanal üretim mühendisleri, fabrika operasyon yöneticileri, tedarik zinciri iş ortaklarının da dahil olduğu bir ekosistem yaratmak üzere kolları sıvayan GE, var olan altyapı ve teknolojiyi en doğru şekilde bir araya getiren kurumlardan biri haline geldi.

21’inci yüzyılın fabrikaları…

21’inci Yüzyılın Fabrikası” vizyonunu nasıl realiteye dönüştürüleceği konusunda uzun bir süredir oldukça sıkı çalışmalar yapan GE, bu değişimin dört yapı taşını ise “sanal üretim”, “akıllı makineler”, “esnek fabrikalar”, “yeniden konfigüre edilebilen tedarik zincirleri” olarak belirledi.

Bu dört yapı taşının, günümüzün her geçen gün biraz daha dijitalleşen ve rekabetçi hale gelen global iş dünyasında ayakta kalmak isteyen her kurum için yaşamsal önem taşıyacağını söylemek çok da yanlış olmaz. Her ne kadar “Kusursuz Üretim Tesisi” konsepti bugün için geleceğe yönelik bir vizyon gibi görünse de, çok yakın zamanda tüm dijital parçaların bir araya gelmesiyle çok daha açık ve somut bir hal alacak. Son birkaç yılda tüketicide gördüğümüz o inanılmaz değişimi, yakın zamanda sanayide de görüyor olacağız.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir