Küresel Isınmanın Sorumlusuna Yeşil Alternatif!

16 Mart 2020

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, 2-13 Aralık tarihleri arasında Madrid’de gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 25. Taraflar Toplantısı COP25’te sözünü sakınmadan konuştu: “Geri dönüşü olmayan nokta artık çok uzakta değil.”

Bu ümitsiz notun üzerine, Guterres hemen işe koyuldu ve Aralık ayının ilk iki haftasını dünyanın önde gelen politikacıları, iklim uzmanları ve bilim insanlarıyla birlikte dünyanın sera gazlarını nasıl azaltabileceğini ve 2050 yılına kadar nasıl karbonsuz hâle gelebileceğini planlayarak geçirdi.

Bu sırada birkaç kilometre kuzeyde, Red Eléctrica de España ofislerinde mühendisler kendi adımlarını atıyorlardı. İspanyol şebeke operatörü, daha az bilinen — ancak çok daha etkili — kükürt heksaflorür ya da SF6 adı verilen bir sera gazını azaltmak için çalışıyordu.

Son kırk yıldır, kamu hizmeti sunan şirketler, trafo merkezlerinin karbon ayak izlerini azaltmak için SF6’ya güveniyorlar; çünkü SF6’nın yalıtım özellikleri onu diğer yanıcı ve daha büyük çözümlerden daha çekici kılıyor. Bu trafo merkezleri, enerjiyi şebekeden alıp enerji iletimi için voltajı ayarladıktan sonra enerjiyi evlere ve iş yerlerine dağıtıyor. Güç ekipmanını çevreleyen yüksek voltajlı ekipmanın basınçlı yanma odalarında tutulan gaz, şaşırtıcı derecede yalıtkan ve ark söndürücü bir etkiye sahip.

Ancak bu gazla ilgili her şey güllük gülistanlık değil. Esas sorun SF6 sızdığında başlıyor. Bu gazın küresel ısınma potansiyeli, 100 yıllık bir dönemle karşılaştırıldığında CO2’den 23.500 kat daha kötü. SF6, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli‘ne göre 3.000 yıldan fazla bir süre boyunca atmosfere salınabilir. Dünyanın SF6 kullanımının %80’inden fazlasını enerji iletim endüstrisi oluşturuyor. Dünyanın enerjiye olan açlığı her geçen gün büyüdüğünden, son 10 yılda gazın atmosferdeki konsantrasyonu %40 oranında arttı.

Yeşil Alternatif Gün Yüzüne Çıkıyor

Bununla birlikte, kamu hizmeti şirketleri artık daha iyi bir alternatife sahip. Şebeke için Yeşil Gaz yani g3 (g küb).  3M ile iş birliğiyle GE Yenilenebilir Enerji Şebeke Çözümleri tarafından on yıldan fazla süren araştırmalardan sonra geliştirilen g3, SF6 gazının yalıtım özelliklerini taşırken küresel ısınma potansiyelini %99’dan fazla azaltıyor. Ayrıca elektrik trafo merkezlerinin aynı kompakt boyutları korumasına da olanak sağlıyor. Bu da, çok fazla enerjiye ihtiyaç duyan ancak şebeke ekipmanlarını barındırmak için çok az alana sahip olan bölgeler düşünüldüğünde önemli bir özellik olarak karşımıza çıkıyor. GE Yenilenebilir Enerji Şebekesi Çözümleri Baş Teknoloji Sorumlusu Vera Silva, g3’ün enerji şirketlerine fiziksel ve çevresel ayak izlerini azaltmaları ve SF6 kullanmadan şebekeyi genişletmeleri için bir yol sunduğunu, dolayısıyla da şirketlerin çevresel etkilerini azalttığını söylüyor.

3M ile iş birliği ile GE Yenilenebilir Enerji Şebeke Çözümleri tarafından on yıldan fazla süren araştırmalardan sonra geliştirilen g3, SF6 gazının yalıtım özelliklerini korurken küresel ısınma potansiyelini %99’dan fazla azaltıyor.

Red Eléctrica de España’yı İspanya’da g3 teknolojisini kullanan ilk program olmaya ikna eden de kısmen bu özelliği oldu. İspanya, el değmemiş plajları ve volkanik bölgeleri ziyaret eden milyonlarca turisti desteklemek için enerjiye ihtiyaç duyan Kanarya ve Balear adalarındaki yeni iletim şebekesi için bu gazı kullanacak.

İspanyol enerji iletim şirketi; İskoçya’nın SP Enerji Ağları ve İskoç ve Güney Elektrik Ağları, İsviçre’nin Axpo ve Engadiner Kraftwerke, Fransa’nın RTE’si, Almanya’nın TenneT ve Hollanda’nın Stedin’i gibi teknolojiyi hâlihazırda kullanan dünya çapındaki 17 kamu hizmeti şirketi arasına katılacak.

g3, yenilenebilir enerji projeleri için de cazip bir çözüm hâline geldi. Silva, “Sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltan bir açık deniz rüzgar santralı kuruyorsanız, şebekenin geri kalanıyla nasıl bağlantıya geçeceğini de düşünmeniz gerekir.” diyor.

Daha temiz iletim sistemleri oluşturmanın ötesinde, kamu hizmeti şirketlerinin SF6’yı mevcut olanlardan nasıl arındıracaklarını da anlamaları gerekiyor. Silva, bu bağlantının oldukça kritik olduğunu söylüyor. “Bir yandan, yeni bir kurulumun etkisini azaltmak isterken yapacağınız ikinci şey de mevcut ayak izinin peşinden gitmek” diyor.

GE Yenilenebilir Enerji Şebekesi Çözümleri, tesislerin yeni gazı minimum sorunla uyarlamasına yardımcı olmak için g3 ürün tanıtımları için bir zaman çizelgesi — bir yol haritası — oluşturdu. Örneğin, 2017 yılında İngiltere’nin Ulusal Enerji Şebekesi, g3 ekipmanı kuran ilk şirket oldu. Ulusal Enerji Şebekesi gibi öncü kamu şirketleri, 2025 yılına kadar g3 dostu ekipmanı seçecek. Çoğu GE Yenilenebilir Enerji yüksek voltaj ürünü de 2025 yılına kadar SF6 içermeyecek. Ve g3 kelimesi Avrupa’nın ötesine de yayılmaya başlayacak: Güney Kore ve Kaliforniya, SF6’yı ortadan kaldırmak için g3’ü kullanmaya ilgi duyduklarını ifade ediyor.

Bu küresel ısınma savaşını bize gerçekten kazandırabilecek şey, CO2’nin kötü ününü SF6için de uygulamak.

Silva, şu anda SF6’nın etkisinin çok niş bir bilgi olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Ancak insanlar diğer sera gazı emisyonlarının nereden geldiğini sormaya başladıklarında GE çözümüyle hazır ve nazır olacak.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir