Kriz Yönetiminde Kadınların Başarısı

30 Temmuz 2020

Koronavirüs neredeyse tüm dünyayı ele geçirmişken bazı ülkeler bu süreci diğerlerine oranla daha kontrollü bir şekilde yönetiyor. Sağlık tedbirlerinin yanı sıra, zamanında alınan önlemler, empati ve ihtiyatlı davranma virüsün yayılmasını yavaşlatıyor. Bu şekilde davranan ülkelere bakıldığında hepsinde kadın liderlerin söz sahibi olduğu görülüyor. Sadece bu kriz özelinde değil, tarihte de kadınların pek çok kez sıkıntılı süreçleri başarıyla yönettiğine şahit olduk. Bunda hem karakteristik özelliklerinin hem de yönetim tarzlarının etkisi var.

Kriz yönetiminde kadınların erkeklere oranla daha başarılı olduğu uzun yıllardır konuşulur. Krizin içeriği ise önemsizdir. İster ekonomik ister siyasi ya da başka bir konu olsun, kadınların yöntemleri, davranışları ve aldıkları aksiyonlar genelde başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor. İş dünyasında karar verici konumdaki kadınların sayısı artmaya başlasa da siyasette aynı hız ne yazık ki görülemiyor. Dünya liderlerinin yüzde 7’si kadınken meclis üyesi sayılarına bakıldığında yüzde 24’lük bir oran göze çarpıyor.

Hem iş dünyasında hem de siyasette pek çok engelle karşılaşan kadınlar, isabetli kararları ve başarıyla sonuçlanan çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Sayıları her ne kadar erkeklere oranla daha az olsa da özellikle kriz zamanlarında kadınların durumu ele alış biçimleri ve olan bitene stratejik yaklaşımları çoğu zaman hayat kurtarıyor.

Kadınların kriz yönetmekteki başarısı son olarak COVID-19 salgınıyla yaşanan global krizde bir kez daha ortaya çıktı. Koronavirüs ile mücadelede ülkelerin aldıkları önlemler ve yöntemlere bakıldığında karar verici konumda kadınların yer aldığı ülkeler bir adım önde görünüyor. COVID-19 ile mücadelede şu sıralar dikkatler Almanya, Danimarka, Norveç, Finlandiya, İzlanda, Tayvan ve Yeni Zelanda üzerinde toplanıyor.

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, çektiği samimi videolarla vatandaşlarına evde kal çağrısı yaparken komşularını gözetme ve çevrelerindeki yarıma ihtiyacı olanların yanlarında olmaları konusunda çağrı yaptı. Kuantum kimyası üzerine doktora yapan Almanya Başbakanı Angela Merkel, salgının başlamasıyla birlikte yaptığı açıklamalar ve gösterdiği tutumla düşük ölüm sayılarını koruyabildi. Almanya, başından itibaren yapılan kapsamlı testler ve virüsle ilgili yapılan sık hatırlatmalarla AB ülkeleri arasında az kayıp yaşayan ülkelerden biri oldu.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, 13 Mart gibi erken bir tarihte sınırları ve anaokulları da dahil olmak üzere tüm eğitim kurumlarını kapattı. Norveç, anaokullarını yeniden açarak kısıtlamalarını hafifletmeye başladı. Başbakan Erna Solberg, ülkesinin karantinaya erken girmesinin ve kapsamlı test programının önemli olduğunu düşündüğünü belirterek tıbbi kararlar konusunda son sözü bilim insanlarına bıraktıklarını söyledi.

İzlanda Başbakanı Katrín Jakobsdóttir yalnızca belirtileri olanlara değil, tüm vatandaşlara ücretsiz test sundu. Tayvan Devlet Başkanı Tsai Ing-Wen, henüz Ocak ayında, yani koronavirüsün yayılmaya başladığı ilk dönemde ülke çapında karantina ilan etti ve 124 farklı önlem aldı. Seyahat kısıtlamaları, karantina önlemleri, kamusal alanların ve binaların dezenfekte edilmesi gibi alınan pek çok aksiyonla hastalığın yayılması önlendi.

2019 sonunda Finlandiya’nın en genç başbakanı olan 34 yaşındaki Sanna Marin de krizi oldukça iyi idare eden kadın liderlerden biri oldu. Sosyal medya fenomenlerini kullanarak kampanya yapan Marin, farkındalığın artmasını sağladı. 

Ekonomik Krizde de Kadınlar Başarı Gösterdi

Kadınların başarı sağladığı tek kriz COVID-19 salgını değil elbette. 2008 ekonomik krizinde olduğu gibi, kadınların kriz ve riski farklı şekilde ele aldığına dair bolca örnek var. İzlanda, 2008’de ülkeyi mali çöküşten çıkaran ve nihayetinde ekonomik büyümeye yönlendiren kadınların liderliği sayesinde, küresel ekonomik krizin ardından çabuk toparlayan birkaç ülkeden biri olmuştu. Yani kadınlar sadece krizi iyi yönetmekle kalmıyor aynı zamanda bozulan bir sistemi düzeltme ve kayıpları gidermede de önemli rol oynuyor.

Krizde Empatinin Önemi

Yapılan araştırmalar da kriz zamanlarında güçlü kişiler arası becerileri olan kadın liderlerin erkek meslektaşlarına göre daha güvenilir olduğunu gösteriyor. Psychology of Women Quarterly dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, güçlü kişiler arası becerilere sahip kadın liderlerin geliştirdiği güven ve sonuçların öngörülebilir olması durumu, krizlerin başarılı bir şekilde çözülmesini sağlıyor. Başkalarının duygularını öngörerek ve yöneterek bir kriz sırasında tehdit duygularını hafifleten kişiler arası duygu yönetiminin ilişkisel davranışını özellikle inceleyen araştırmacılar, krizden etkilenenler arasında güveni oluşturmak için çok sayıda ilişkisel ve duygusal çalışma gerektirdiğini düşünüyor. Bu da kadınlarda öne çıkan özellikler olarak göze çarpıyor.

Kadın ve Erkeklerin Yönetim Tarzı Farklı

Risk alma davranışı üzerine çalışan araştırmalar, erkeklerin daha yüksek risk almaya daha yatkın olduğunu ortaya koyuyor. Bunun yanında genel olarak kadın liderler, kriz sürecinde, güven oluşturmaya, korkuları hafifletmeye ve krizi el altında tutmaya odaklanan, oldukça etkili olan ilişkisel bir tarz benimsiyor. Araştırmalar, kadınların sürekli olarak şefkat, özen, endişe, saygı ve eşitliği göstermeyi içeren daha dönüşümcü bir liderlik tarzını benimseme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Buna karşılık, erkeklerin daha görev ve başarı odaklı, yönlendirici bir yönetim tarzı içeren, daha işlemsel bir yaklaşımı bulunuyor.

Hollandalı nörobiyolog Ruud van den Bos tarafından yapılan bir araştırmada da, erkeklerin baskı altında daha fazla risk alma eğiliminde olduğu ortaya çıktı. Ancak kadınlar için baskı, karar verme performansını iyileştiren bir unsur olarak dikkat çekti. 

Kadınlar liderlik yöntemlerinde ilişkiselliğe ve empatiye odaklanırken erkekler yukarıdan aşağıya doğru giden otokratik liderlik yolunu benimsiyor. Katılımcı liderler daha işbirlikçi olup karar aşamasında astları ve organizasyon dışındaki kişileri de sürece dahil edebiliyor. Northwestern Üniversitesinden Emeritus Psikoloji Profesörü Alice Eagly, kadınların erkeklerden daha toplumsal olduğunu, daha fazla şefkat gösterdiğini ve bu özelliğin krizlerde yararlı olabileceğini düşünüyor.

Harvard Business Review tarafından yapılan araştırmada, kadınlar inisiyatif almak, esneklikle hareket etmek, kendini geliştirme pratiği yapmak, sonuçlara yön vermek ve dürüstlük konularında mükemmel olarak değerlendirildi. Yapılan binlerce 360 derecelik incelemeye göre kadınlar mükemmel lideri tanımlayan 19 özellikten 17’sinde erkeklerden daha baskın çıktı. Bu özelliklerin arasında dayanıklılık, inisiyatif almak, ilham vermek, ilişki kurmak gibi pek çok beceri yer alıyordu. Kadınların erkeklerden geride kaldığı iki özellik ise teknik veya profesyonel uzmanlık ve stratejik bakış açısı geliştirme oldu. Bunlarda da aradaki fark yüzde 1 kadardı. 

Kadınların özellikle kriz dönemindeki liderlik vasıfları üzerine yapılan bir başka araştırma da McKinsey tarafından yapıldı. 2009 yılında global ölçekte yapılan ve 800 iş insanının katıldığı araştırmada kadın liderlerin krizde ve sonrasında rekabet üstünlüğü incelendi. Araştırmada ayrıca kriz süreci ve sonrasında performansı yönetmek için yöneticilerde olması gereken liderlik davranışları da incelendi. Şirketlerde örgütsel performansı olumlu yönde etkileyen dokuz liderlik davranışı türünden ikisinin, hem krizde hem de sonrasındaki toparlanmada kritik önem taşıdığı ortaya çıktı: “İlham” ile “Beklentiler ve ödüller”. Bu davranış türü de tahmin edildiği gibi kadınlarda dikkat çekiyor. Ankete katılanların neredeyse yarısı ilhamın (geleceğe yönelik ilham verici bir vizyon sunma ve uygulaması etrafında iyimserlik yaratma yeteneği) kriz boyunca başarılı bir şekilde yönlendirmek için en önemli davranış türü olduğunu ifade ediyor. Buna ek olarak, yine yarıya yakını bunu kriz sonrası performansı etkileyen temel davranış olarak görüyor. Benzer şekilde, yine yarıya yakını “Beklenti ve ödüller”in (beklentileri ve sorumlulukları tanımlama ve hedeflere ulaşmayı tanıma ve ödüllendirme yeteneği) bir krizde yardımcı olacak en önemli davranış türü olduğunu düşünüyor ve bunu kriz sonrası performansı etkileyen temel davranışlardan biri olarak görüyor. 

Kadınlar Her Zaman Kurtarıcıydı

Kadınların kriz döneminde ortaya çıkmalarının bir başka nedeni cam uçurum. Özellikle, kadınların “riskli ve güvencesiz” liderlik pozisyonlarına atanma olasılıklarının erkeklerden daha fazla olduğu “cam uçurum” fenomeninde açıklanıyor. İngiltere’deki Exeter Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan çalışmada şirketlerin bir kriz ya da felaket sonrasında kadınları karar verici konuma getirdiği görüldü. Bir başka araştırma, İngiltere borsalarında işlem gören şirketlerin, büyük kayıplar yaşadıktan sonra kurullarında cinsiyet çeşitliliğini artırma eğiliminde olduğunu gösterdi. Benzer bir eğilim siyasette de görülüyor. Margaret Thatcher, krizde Muhafazakar Partinin lideri ve pek çok grev ve eylemin olduğu “hoşnutsuzluk kışından” sonra da başbakan olmuştu. 

Benzer bir örnek de Yeni Zelanda Başbakanı ve İşçi Partisi lideri Jacinda Ardern. Hem partinin başına geçerken hem de Yeni Zelanda’da 2019 yılında gerçekleşen cami saldırısından sonraki tutumuyla takdir toplamıştı. Empati yaparak, müslümanlara kucak açarak, kısa sürede ülkede otomatik ve yarı otomatik tüm silahların satışının yasaklanmasını sağlamak gibi attığı somut adımlarla dikkat çekmişti. Angela Merkel bir başka örnek. Almanya’nın savaş sonrası tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini yöneterek, küresel finansal kriz, Euro Bölgesi borç krizi ile göçmen ve mülteci krizinin üstesinden gelerek kayda değer bir başarı elde etti.

Söz konusu kriz yönetmekse sadece cinsiyetler üzerinden bir sonuca varmak tabii ki yanlış olacaktır. Ancak tecrübeler ve yaşanan krizlerle bu süreçleri nasıl yönettikleri göz önünde bulundurulduğunda kadınların başarılı olduğunu söylemek mümkün. Şunu da unutmamak lazım, çok uzun yıllardır yönetimde erkekler var ve liderlik konusunda başarılı olduklarını kanıtlamaları için ellerine pek çok kez fırsat geçti. Başaran da oldu, başaramayan da. Şimdi bu fırsatı geç de olsa kadınlara vermek gerekiyor. Ve gidişata bakılırsa erkeklerden daha başarılı olacaklarını söylemek için pek çok neden var gibi görünüyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir