Kanser Tanı ve Tedavisinde Başarılı Gelişmeler

6 Nisan 2021

Geçmiş yıllarda neredeyse bir bilinmezlik olan kanser hastalığı, yıllar boyunca tedavisi çok zor ya da imkansız olarak bilindi. Günümüzde ise kanser tedavisi bazen yalnızca ilaçla; uzaktan bile yapılabiliyor. Teknolojik ilerlemeler sonucunda anında tanı konuluyor ve gerekli müdahaleler yapılıyor. Elbette bir gerçek hiç değişmiyor: Erken tanı hayat kurtarıyor. Radyasyon Onkolojisi Profesörü Hale Başak Çağlar kanser hastalığı tanı, tedavi süreci ile ilgili deneyimlerini GE Blog için anlattı.

Aileden Gelen İlham

Ankara doğumlu Çağlar, üniversite dahil tüm eğitimlerini Ankara’da tamamladı. Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul’da Radyasyon Onkolojisi ihtisası yaptı ve yaşamını burada sürdürmeye karar verdi. 2003 yılında uzmanlık eğitimini tamamlayan Çağlar, mesleğine duyduğu büyük ilgi ve çalışma aşkıyla 2010’da Doçent, 2015’te ise Profesör oldu. Halihazırda Anadolu Sağlık Merkezi Radyasyon Onkolojisi Departmanı’nda “Klinik Direktörü” olarak görev alıyor. Uzmanlığını kanser üzerine yapmasında ailesinin etkisinin büyük olduğunu söyleyen Çağlar, onlardan aldığı ilhamı ve neden bu bölümü seçtiğini şöyle anlatıyor: “Ailemin hekim kökenli olması nedeni ile hem ortam hem de ihtisas alanları hakkında az da olsa bilgi sahibiydim. Ayrıca öğrencilik dönemimde beni en çok etkileyen hocalarım onkoloji hocalarımdı. Özellikle Radyasyon Onkolojisi seçmemdeki en önemli etken ise tıp dışı diğer bilimlerle olan sıkı iş birliği idi. Bence radyasyon onkolojisi, biyomedikal, fizik ve elektronik mühendisliğinin iç içe geçmesinden oluşuyor.”

Belirsizlik azaldıkça bilinç artıyor.

Kansere karşı bilinçlenmenin son zamanlarda çok daha hızlı bir şekilde arttığını söyleyen Çağlar, bu noktadaki en büyük etkenin kanser hastalığının nedenleri üzerindeki belirsizliğin azalması olarak görüyor ve şöyle ekliyor:“Tanı yöntemlerinde de müthiş gelişmeler oldu. Buna rağmen hala buzdağının görünmeyen kısmının daha fazla olduğunu düşünüyorum. Toplum ise bu hastalığı hem çevresinde hem de iletişim kanallarında (gazete, televizyon ve sosyal medya) daha fazla duymaya başladığı için eskisine göre daha bilgili; ancak tam bir bilinçlilik düzeyi sağlayabildiğimizden emin değilim. Kanser konusunda korunma düzeyinin artması bilinçlilikten geçer. Buna rağmen en önemli kanser nedeni olduğunu bildiğimiz sigara tüketimi hala yoğun şekilde devam ediyor.”

Erken tanı hayat kurtarıyor.

Çağlar, kanser hastalığında erken teşhisin hayati bir öneme sahip olduğunu söylüyor. Bunun nedenini anlamanın en kolay yolunun kanserin nasıl bir hastalık olduğunu anlamaktan geçtiğini belirtiyor ve kanser hakkında şu bilgileri veriyor: “Kanser normal, sağlıklı bir hücrenin kontrolsüz olarak çoğalmasıdır. Bu çoğalma önce organın kendisinde başlar, sonrasında lenf ve kan damarları yolu ile lenf bezlerine ve diğer organlara ulaşır. Kanser nedeniyle organ işlevini yerine getirememeye başlar. Bu nedenle bu aşamalara gelmeyen hastalığın tedavilerle daha başarılı sonuca ulaşması çok daha kolaydır; ancak bazı kanser türlerinde kolay ve zahmetsiz tarama yöntemleri ile erken tanı koymak mümkün iken bazı türlerde maalesef hala mümkün değildir.”

 
Tedavi İçin Durmadan Gelişen Teknolojiler

GE Sağlık
’ın radyasyon onkolojisi departmanlarına özel, tedavi planlama amacı ile geliştirdiği Discovery RT model BT sistemi, 4 Boyutlu imaj setlerini, hiçbir harici cihaza ihtiyaç duymadan, “Deviceless 4D” teknolojisi sayesinde oluşturabiliyor. “Deviceless 4D teknolojisi, solunum hareketi nedeniyle hareket eden tümörlerin hacim ve hareket alanının, tedavi planlaması sırasında en doğru şekilde tespit edilmesine imkan sağlıyor. Bu teknoloji, hasta solunum hareketini otomatik olarak tespit ederek devreye giriyor ve solunum hareketinin bittiği aşamada yine otomatik olarak devreden çıkıyor. Kanser tedavisinin her aşaması için son zamanlarda birçok gelişme yaşandığını söyleyen Çağlar, “Deviceless 4D” gibi teknolojilerle tanısal işlemlerde de ilerlediğimizi belirtiyor. Gelişmelerin detaylarını şu şekilde anlatıyor: “Anatomik, radyolojik ve moleküler tanısal işlemler görüntüleme teknolojisindeki gelişmeler sayesinde eski dönemlerde hayal bile edemeyeceğimiz yerlere geldi. Son zamanlarda sadece periferik kan örneğinden dolaşan tümör hücrelerinin DNA’larının saptanması yöntemi ile hem tümörlerin moleküler analizlerini yapmak hem de tedavilere yanıtlarını değerlendirmek mümkün olmaya başladı. Bu yöntemler çok yakın zamanda standart kılavuzlarda yerlerini almaya başlayacak. Bunun dışında ilaç tedavilerinde de inanılmaz aşamalar kaydedildi. Tümörün genetik profilinin çıkarılması ve bu profile özel tedaviler yapılması çok standart bir yöntem artık. Bu sayede hastalık hipertansiyon veya şeker gibi kronik bir hastalık gibi tedavi edilebiliyor. Ağızdan alınan haplar ve az yan etkilerle hastaneye gelmeden tedavi olunabiliyor. Son zamanlarda kanserin bağışıklık sistemi ile ilgili ilişkisi daha açıkça ortaya koyuldu ve kişinin kendi bağışıklık sisteminin kanser tedavisinde kullanılmasını sağlayan immünoterapiler de bu aşamaların bir diğer örneği.”

 
Aileden biri gibi…

Her insanın zorluklarla mücadelesinde kendine ait uyguladığı yöntemler bulunduğunu söyleyen Çağlar, kanser hastalarının moral olarak kendini iyi hissetmesinin öneminden bahsediyor. Hastalara sevdikleriyle zaman geçirme, iyi ve kaliteli uyku, bol temiz hava ve sağlıklı beslenme öneriyor. Son olarak kendi üzerine düşen sorumluluktan bahseden Çağlar, hastalar üzerindeki olumlu deneyimlerini şöyle aktarıyor: “Bizler tedaviyi üstlenen ekip olarak hastalarımızla sıklıkla yeniden karşılaştığımız için ailenin bir parçası olduğumuzu hissettirmeye çalışıyoruz. Bu, hastalara ve yakınlarına güven veriyor. Bu hastalıkla mücadelenin takım oyunu olduğunu ve takımın her bir oyuncusunun iyi olması durumunda maçın kazanılacağını baştan söylemek onlara iyi geliyor. Başarının en önemli anahtarı istemek, bu da zihin gücü ile oluyor bana kalırsa. Bizler onun tedavi edici ailesi olarak hastamızın bunu istemesine aracı oluyoruz.”


*Fotoğraflar pandemi öncesi çekilmiştir.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir