Kadınlar Yükselirse Hepimiz Yükseliriz – II

6 Ağustos 2018

Geçtiğimiz hafta ilk bölümünü sizlere sunduğumuz “Kadınlar Yükselirse Hepimiz Yükseliriz” yazı dizimizin ikinci kısmıyla karşınızdayız. Bu bölümde şirketlerin “özgürlük kültürü” kavramını ele alacağız.

Yazının ilk bölümünde bahsettiğimiz üzere, kadınların iş gücüne katılımı ve çalıştıkları şirketlerde aldıkları rol, yükselme şansları gibi konularda yapılan geniş çaplı bir araştırmanın sonucu paylaşıldı. Bu araştırmanın sonuçlarına göre iş yerlerinde cinsiyet eşitliği yaratmak ve pozitif bir çalışma ortamı oluşturmak için yapılması gerekenler ise maddeler halinde sıralandı. Bu maddeleri görmek için buraya tıklayarak önceki yazımıza göz atabilirsiniz.

Şirketlerde uygulanan politikalar kadar o şirketin kültürü de önemli. Önceki yazımızda bahsettiğimiz rapora göre şirket, çalışanlarından dış görünüşlerini değiştirmelerini talep etmemeli. İlaveten çalışanlar cinsel tacize ya da ayrımcılığa uğradıklarında bunu rahatça söyleyebilmeli. Raporu oluştururken yapılan araştırmaya katılan kadınlar ve erkeklerin üçte biri, iş yerinde cinsel taciz ve ayrımcılığın aynen devam ettiğini hatta daha da arttığını düşünüyor; kadınların yarısı işverenin bu konuyu görmezden gelip herhangi bir politika üretmemesinden şikâyetçi.

Şirket kazançlarının kayda alınmaya başlandığı ilk yıl olan 1979’da kadınların aldığı ücret, aynı işi yapan erkeklerin %62’si düzeyindeydi; 2004’te yüzde 80’e, 2017’de yüzde 83’e yükseldi. Araştırma gösteriyor ki bu 14 faktörün uygulandığı şirketlerde kadınların maaşlarında %51’lik bir artış mümkün.

Olmazsa olmaz 14 faktöre ilaveten 40 faktörün tümünü uygulayabilen kurumlarda nasıl bir değişimin olabileceğine gelince… Tahmin edilebileceği gibi dünyanın her yerinde çok daha fazla kadın lider göreceğiz. Rapora göre kadın çalışanlar 4 kat daha hızlı üst yönetim pozisyonlarına gelebilecek. Şu an yönetici seviyesinde 100 erkeğe karşı 34 kadın varsa, 40 faktörün tümü uygulandığı takdirde 100 erkek yöneticiye karşı 84 kadın yönetici olabilecek.

GE, dünyada kadın eşitliği konusunu şirketin önceliği haline getiren sayılı şirketten biri. Temel hedef, 2020 yılına geldiğimizde teknik rollerde 20.000 kadın çalışana sahip olmak. Bu da kadın erkek eşitliğinin tam olarak sağlanması anlamına gelecek.

Sadece teknik rollerdeki temsiliyet değil, kadınların kendilerini temsiliyeti de GE için önemli bir faktör. GE Women’s Network’ün  (GE Kadın Çalışan Ağı) dünyada 21, Türkiye’de ise 15 yıldır aktif bir şekilde çalışmalar yürüttüğünden bahsetmiştik. Bunun dışında Türkiye’de GE, TurkishWin, KAGİDER gibi kurumlarla ortaklaşa çalışmalar yürüterek kadınların iş yaşamına katılmaları konusunda teşvik edici bir rol oynuyor.

Teknik rollerde çalışan kadın sayısının artması, kadınların sorunlarını çözmüyor. Sorun, kadınların kariyerlerinde ilerlemelerinin erkek çalışanlara göre yavaş olması. Ancak GE Türkiye, bu konuda da olumlu bir örnek olarak öne çıkıyor. GE Türkiye CEO’su Canan M. Özsoy, GE Sağlık Türkiye Genel Müdürü Yelda Ulu Colin ve GE Türkiye Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Dr. Aybike Molbay gibi önemli pozisyonlarda olan çok sayıda kadın var. GE Türkiye’de kadınların terfi alması ve üst pozisyonlara gelmesi şirket kültürünün bir parçası olduğu için bu, işe yeni başlayan kadın mühendisler için de bir ilham kaynağı oluyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir