Kadınlar Ekonomiye Nasıl Güç Katacak?

31 Mart 2021

Modern toplumların oluşmasıyla birlikte kendini git gide daha fazla göstermeye başlayan kadın-erkek eşitliği meselesi, bugün hala gündem konusu. Pek çok toplumun gelişmesi ve kalkınmasında önemli rol oynayan bu konu, Türkiye’nin de en fazla tartışılan konulardan biri haline geliyor. Türk toplumunda kadın hala gerek iş yerinde gerekse özel hayatında durmaksızın bir mücadele içinde yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Dünya Gazetesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nünden önce, “Kadınlar Ekonomiye Nasıl Güç Katacak” isimli birpaneli düzenledi ve tüm bu konulara parmak bastı. Türkiye’nin köklü ve büyük şirketlerinin güçlü kadın yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen oturumun panelistlerinden biri de GE Türkiye CEO’su Canan Özsoy’du. İş dünyasında ve sivil yaşamda kadının ekonomik kalkınmadaki yerinden ve bu yerin daha sağlam olması için neler yapılması gerektiğinden bahseden Özsoy, her şeyden önce bazı istatistiki verilere dikkat çekti: “İnanıyorum ki, yalnızca Türkiye’nin değil tüm dünyanın daha güçlü, adaletli, refah içinde yaşayabilmesi için en büyük farkı kadınlar sağlayacak. Bugün Türkiye’ye baktığımızda, kadının ekonomiye katılımı %34 seviyesinde. Türkiye’nin 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı’nda; 2023 yılında kadının iş gücüne katılma oranının %34,2’den %38,5’e, kadın istihdamı oranının ise %29,4’ten %39’a çıkarılması hedefleniyor. Kadınların iş yaşamına sunduğu artıları hepimiz yakından deneyimliyoruz. İş dünyasında kadının varlığı güçlenince gelen olumlu değişimler, araştırma şirketlerinin raporlarıyla da destekleniyor: Türkiye’de %34 olan kadının iş yaşamındaki oranını OECD ortalaması olan %63’e yükselttiğimizde, Türkiye’nin 2025 yılında GSYİH’sında 200-250 milyar dolar ek artış sağlamış olacağız.”
Türkiye’nin kendine koyduğu hedeflere ulaşması açısından kadınların nasıl bir fark yaratacağı konusunda, “En az erkekler kadar çalışkan ve azimli olmanın yanında, kadınların kendine has yetenekleri ve potansiyelleri; iş dünyasını, ekonomileri ve ülkeleri kalkındırıyor. Hepimizin deneyimlediği ya da yakından fark ettiği üzere, kadınların çalışma hayatına daha fazla katılmasıyla aile yapısı, aile kültürü, çocuk yetiştirme biçimleri değişiyor. İş yaşamında bugünkü eşitsizlik tablosunun ortadan kalması için alacak yolumuz var.” diyen Özsoy, girişimcilikte de benzer bir uçurum görüldüğünü, her 100 işverenin 91’ini erkeklerin, sadece 9’unu kadınların oluşturduğunu ifade ediyor.


İlk kez 1978 yılında iş yerinde çeşitlilikle savaşan Amerikalı yazar Marilyn Loden tarafından kullanılan bir benzetme olan cam tavan, özellikle kadınların iş yerlerinde maruz kaldıkları görünmez engelleri simgeliyor. Bu noktada elbette yöneticilere büyük iş düşüyor. Özsoy, cam tavan engeli ile ilgili neler yapılabileceği konusunda şunları söylüyor: “Öncelikle liderler, kurumsal çeşitlilik stratejilerinin yaratıcısı, taşıyıcısı ve en büyük savunucusu olmalı. Çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi denge sağlamaya yönelik anlayışlar, yukarıdan başlayarak tüm şirkete yayılmalı ve herkesçe sahiplenilmeli. Yönetimler, bakanlıklar, ilgili sivil toplum kuruluşları ve şirket temsilcileri bu konularda bir araya gelip ortak kararlar alabilmeli ve uygulamaya koyabilmeli.” Toplumsal cinsiyet eşitliğinin kadın-erkek mücadelesi gibi anlaşılmasının yanlış olduğuna da dikkat çeken.Özsoy, bunun sadece temel insan hakkı değil, sürdürülebilir kalkınmanın ilk adımı olduğunu da ifade ediyor.

GE Kadın Çalışan Ağı ve Kurumsal Kapsayıcılık&Çeşitlilik Konseyi
gibi programlarıyla kadınlarımızın engellere takılmadan yükselmesi için çalıştıklarını dile getiren Özsoy, bu konuda yaptıkları çalışmaları şöyle özetliyor: GE, 1997 yılından bu yana GE Kadın Çalışan Ağı girişimi ile kadın çalışanları güçlendirme çalışmalarını çok yönlü olarak ele alıyor. Bu organizasyon, kadın çalışanlarımızın kariyer gelişimleri için mentorluk almalarına, şirket içinden ve sektörden liderlerle bir araya gelmelerine, ayrıca çeşitli alanlarda seminerlere ve eğitimlere katılmalarına fırsat sağlıyor. Türkiye’de 2003 yılında hayata geçirdiğimiz Kadın Çalışan Ağı organizasyonumuz ile bugüne kadar mentorlükten kodlama eğitimlerine kadar birçok projeye imza attık ve 8 binin üzerinde genç kız ve kadının hayatına dokunduk.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir