İşletmeler, Dünyayı Net Sıfır Düzeyine Getirmek İçin Nasıl Öncülük Ediyor

27 Mayıs 2022
  • Dünyanın en büyük halka açık şirketlerinin en azından beşte biri, net sıfır hedeflerine bağlılıklarını sürdürmekte ve çoğunun odaklandıkları nokta, kendi emisyonlarının çok ötesinde.
  • Büyük kuruluşlar, dünyanın net sıfır emisyon hedeflerine ulaşması için ihtiyaç duyduğu teknolojiyi yenileme, finanse etme ve kurma konusunda ideal konuma sahip.
  • Farklı şirketler, farklı roller üstlenmekte ancak hepsi sözü geçen enerjiden faydalanma ve harekete geçme anının şimdi olduğu fikrinde birleşiyor.

Dünyanın her yerinde, büyük şehirlerde ya da küçük kasabalarda, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde, sürdürülebilirlik ve iklim için harekete geçme tutkusu giderek günlük hayatın içine yerleşiyor.

İklim değişikliğinin yarattığı zorluklar müthiş. Ayrıca harekete geçme duygusu hiç bu kadar fazla olmamıştı. Dünya, karşılaştığı bu varoluşsal zorluğun üstesinden gelmek için birleşiyor. Bu da müşterek amaç ve ortak kader açısından umut verici bir işaret.

Özel sektör, sürdürülebilirlik alanında liderlik ediyor

Önemli olan bir nokta da içinde bulunduğumuz zamanın, güçlükleri çözmeye yönelik dönüştürücü bir an olmasıdır. Dünyanın küresel eylemi önceliğine alması gibi şirketler de önümüzdeki yıllarda geçerli olacak çözümler getirmede öncülük etmek için dönüşümden geçiyor.

Yakın zamanda açıklanan 2022 Edelman Trust Barometer, iklim değişikliği ve enerji dönüşümü de dâhil olmak üzere dünyanın en zorlu problemlerine değinme konusunda  güvenilir küresel kurum olarak işletmeleri göstermiştir. 

Dünyanın halka açık şirketlerinin beşte birinden fazlası, net sıfır karbon emisyonu hedeflerine uyma taahhüdünde bulunmuştur. Yalnızca emisyonları azaltmaktan daha da önemli olan kısmı ise bu kurumsal hedeflerin, önümüzdeki yıllarda dünyanın ihtiyaç duyacağı teknolojiler alanında yenilik getirme, bunları finanse etme ve kurulumlarını yapmaya olan bağlılıklarını temsil ediyor olmasıdır.

Küresel sürdürülebilirlik eylemi dönemine geçiş

Dünyanın küresel sürdürülebilirlik eylemi dönemine geçmesiyle beraber, dünyanın en zorlu sorunlarını çözme konusunda başarılı olmaya yönelik kim, ne, nasıl ve ne zaman soruları da değişiyor. Kuruluşlar, giderek daha fazla birleşme temasıyla hareket ediyor.

Kim: Kuruluşlar, özellikle teknoloji ve inovasyon yoluyla – eyleme geçme konusunda giderek liderliği devralmalarına karşılık bunu dünyadan kopuk bir şekilde yapmıyorlar.

Kurumsal sosyal sorumluluğun belirleyici özelliklerinden birisi, paydaşlarla gerçek zamanlı olarak etkileşimde bulunmaktır. Bu; çalışanların, yatırımcıların, müşterilerin, toplulukların ve sivil toplum örgütlerinin kurumsal eylemler üzerinde etkileri olduğu anlamına gelmektedir. 

Bu etkinin kapsamı hem eşi benzeri görülmemiş niteliktedir hem de gittikçe büyümektedir. Tek bir hissedar mektubunun, müşteriden gelen bir e-postanın veya paydaşla yapılan telefon görüşmesinin, kurumsal karar alım aşamasına daha geniş değerlendirmeleri getirebildiği bir dönemdeyiz.

Hükümetlerin rolü de dönüşümden geçiyor. Geçtiğimiz yıllarda hükümetler, çevresel eylemleri devlet güdümlü kontroller ve diğer yönetmelik ve politika düzenleriyle idare etti. Günümüzde hükümetlerin karar alma süreçleri, etkilerini aylar ve haftalar içinde gösteren diğer paydaşların hızına yetişememekte.

Ancak bu geçiş döneminde hükümetin önemli, gelişmekte olan bir rolü var. Hükümetler; yatırımları, riskleri ve sonuçları paylaşmak yoluyla inovasyon ve çığır açan teknolojileri desteklemede şirketlerle giderek daha fazla iş birliğine gidiyorlar. 

Ayrıca hükümetler, vergi programları, alt yapı girişimleri ve izinlerin düzenlenmesi aracılığıyla teknolojilerin kullanıma konmasına yönelik sağlıklı politika çerçeveleri oluşturarak başarı için bir kuvvet çarpanı olabilirler.

Ne: İklim değişikliği, adil enerji dönüşümü, çevre koruma, sağlık, açlık, insan hakları, cinsiyet ve ırk eşitliği ve diğerleri gibi çok sayıda küresel sürdürülebilirlik sorunları bulunmakta. 

Ancak hepsinde bulunan tek bir ana tema mevcut: Eşitlik. En basitinden ifade etmek gerekirse eşitlik, küresel sürdürülebilirlik döneminin birleştirici hedefidir.

Nihai olarak sürdürülebilirlik hedefi, herkesin müreffeh bir hayat yaşayabilme fırsatı olmasını sağlamaya yöneliktir. Bunu belki de en iyi ifade eden, şirketlerin kendi sürdürülebilirlik önceliklerini açıklamada giderek aynı doğrultuda oldukları 17 Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleridir.

Burada çok uluslu şirketlerin küresel nüfuzu, eşitlik ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak her insan için adil ve müreffeh bir yaşam hedefini izlemek için benzersiz bir konumdadır. Bu konu, Kasım ayında Mısır’da düzenlenecek bu yılki Dünya Ekonomik Forumu Yıllık ToplantısıCOP27’de ve 2023’te BAE’de düzenlenecek COP28’de ön planda olacaktır. 

Bu etkinliklerin nitelikleri itibarıyla daha geniş ölçekli olmalarına karşılık eşitlik teması, ön planda olacaktır – şirketlerin, endüstriyel sektörlerde karbon azaltımı konusunda teknoloji ve inovasyona katkıda bulunurken, aynı zamanda bu teknolojinin faydalarının daha geniş kesimlere ulaştığından emin olarak herkes için eşit bir şekilde yaşam kalitelerini yükseltmek üzere çalışmalarını sağlayacaktır.

Nasıl: İşletmenin yapısına bakılmaksızın iklim değişikliği ve sürdürülebilirliğe değinen kapsamlı kurumsal katkı, dünyanın ihtiyaç duyduğu yenilik ve teknolojik gelişimleri getirme kabiliyetine dayanmakta. 

Farklı şirketlerin; inovasyon, finansman ve yatırım, operasyonlar ve tedarik zinciri ile lojistik gibi oynayacak farklı rolleri olacaktır. Ancak teknoloji, şirketlerin önümüzdeki yıllarda değişime öncülük edecekleri alandır.

Burada iki eşit hedef bulunmaktadır: İlerleme sağlamaya yönelik en iyi teknolojiyi bugün sağlarken net sıfır ve diğer sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için gerekli olan sonraki değişiklik adımları konusunda yenilik getirmek. 

GE gibi şirketlerin bir yandan çığır açıcı teknolojilere yatırım yaparken öte yandan bunun gibi teknolojileri zaman içinde bir ölçeğe göre finanse etmek, sunmak, kurulumunu sağlamak ve çalıştırmak için paydaşlarla birlikte çalışmasının nedeni budur. 

Araştırma merkezlerimiz, önümüzdeki yıllarda dünyanın başarılı olması için ihtiyaç duyacağı gelecek teknolojilerinin evrimini gösteren sanal zaman makineleridir.

Ne zaman: Çoğu paydaş için ne zaman sorusu, küresel sürdürülebilirlik için belki de en önemli olanıdır. Ne zaman sorusuyla ilgi daha detaylı kurumsal hesap verebilirlik ve kesinlik, bu kurumsal liderlik geçiş döneminin ayırıcı farklılıklarından biridir. 

Şirketler, kendi etkilerine yönelik olarak giderek daha fazla taahhütte bulunuyorlar – iklim değişikliği, çevre performansı ve diğer çevresel, sosyal ve yönetim ölçütleri için. 

Bu tip ileriye dönük tahminlerin daha önce benzeri görülmemiştir. Gelecek hakkında biraz belirsizlik olmasına karşılık, hedefler koymak ve bunlara yönelik ilerleme ve zorluklara dair şeffaf şekilde iletişim kurmak, yalnızca bugünü ve geçmişi yönetmekle kalmayıp ileriye bakmak için kritik öneme sahip yeni bir araçtır.

Zamanlama konusuna gelince, iklim ve enerji dönüşümü konusunda dünyanın büyük kısmı bir yandan 2030’a kadar bugünün teknolojisiyle önemli bir ilerleme kat etmeye odaklanırken buna paralel olarak yenilikçi teknolojilerle 2050’de net sıfır hedeflerine yönelik bir yön belirlemek için bu on yılı kullanmaktadır.

Sürdürülebilirlik alanında küresel eylem gelişecek

Ancak bu bile bir aşırı genellemedir. Şirketler ve sektörler genelinde kısa, orta ve uzun vadeli hedefler konduğunu ve teknolojilerle durumlar geliştikçe bu hedeflerde sıklıkla güncellemeler ve revizyonlar olduğunu göreceğiz. 

Hem başarılar elde edeceğiz hem de gerilemeler yaşayacağız. Şeffaflığı sürdürdüğümüz müddetçe her şey yolunda olacaktır. Bu, paydaşların neyin işe yaradığını ve hangi alanlara daha fazla önem verilmesi gerektiğini belirlemelerini sağlayacaktır.

175 ülkede faaliyet gösteren 130 yıllık bir şirket olarak GE, küresel sürdürülebilirlik döneminde kurumsal eylem alanında öncülük eden bir şirket olarak bunun için çalışan kuruluşların arasında olmaktan gurur duymaktadır.

Dünyanın en zorlu üç sürdürülebilirlik sorununa çözüm getirerek her yerdeki insanların yaşam kalitesini yükseltmek için mirasımıza dayanarak dünyanın ihtiyaç duyduğu yenilikçi teknolojileri geliştirmekten gurur duyuyoruz: 

(1) Enerji sektörünün karbon düzeylerini azaltırken bir yandan da 750 milyon insanın ulaşamadığı sürdürülebilir, güvenilir ve uygun maliyetli elektriğe erişimi artırmak. 

(2) İnsanları daha sürdürülebilir şekilde birbirine bağlayan hava yolu ulaşımının geleceği için çalışmak.

(3) Sağlık hizmetlerine ulaşamayan dünya nüfusunun yarısı için ileri sağlık hizmetlerini daha erişilebilir hale getirmek.

Bu kritik hedeflere yönelik ortak başarıya giden yolda paydaşlarımızla iş birliği yapma fırsatlarına değer veriyoruz.

Orijinal yazıya linkten ulaşabilirsiniz: https://www.weforum.org/agenda/2022/05/global-sustainability-corporations-lead-net-zero/

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.