“Işınla Beni Anne!”

13 Mayıs 2017

Her çalışan annenin çocuğuyla iletişiminde kritik role sahip konuların başında büyük ihtimalle mesleği gelir. Her mesleğin kendine özgü koşulları çocuklarımızla ilişkilerimizi doğrudan etkiler zira. En basitinden, çocuklarımızla geçireceğimiz zamanı ve bu zamanın kalitesini doğrudan yaptığımız işler belirler arka planda. Ama eğer bir bilim insanıysanız yaratıcı olmak için diğer annelerden bir adım öndesiniz denilebilir. Her ne kadar işi keşfetmek olan biri için bile zor bir konu olsa da çocuğunuzla sadece oyun oynamaz aynı zamanda bilimsel deneyler de yapabilirsiniz. Hatta başka mesleklere nazaran, daha net bir rol model bile olmanız daha kolay hale gelebilir.

İşte GE Türkiye Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Dr. Aybike Molbay bu bilim insanlarından biri. Havacılık mühendisi Molbay, çocuklarının, bindikleri uçakların motorlarını GE’nin yaptığını ve kendisinin de bu konuda çalıştığını bilerek büyüdüklerini ama başta bunu pek de umursamadıklarını söylüyor. Ancak zaman geçtikçe bu durum değişmeye başlamış: “Teknik konulara daha meraklı olan oğlum küçükken aldığımız TÜBİTAK çocuk kitaplarının uçaklar ve makinelerle igili olanlarına birlikte baktığımızda normalinden daha derin sohbetler yaptık: ‘Motor uçağın kanadının altında değil de üstünde olsa ne olur, dünyanın en büyük motoru hangisidir, iki motor birden durursa ne olur, motor test edilirken ne yapılıyor? vb.

Molbay ile oğlunun bugünlerdeki sohbetleri artık 3 boyutlu yazıcıdan çıkan parçaların motorun hangi kısmında kullanıldığı, LEAP motorunun nasıl daha az yakıt tükettiği gibi konulara kaymış.

“Mesleğimin aslında çoluklu çocuklu, hafta sonları evde kek, börek pişiren bir kadın için pek de alışıldık bir durum olmadığını anlamaları şu son yıllarda, özellikle bu sene liseyi bitiren kızım nedeniyle oldu” diyor Molbay: “Arkadaşlarıyla yoğun şekilde meslekler üzerine konuşurlarken benim mesleğim epey ilgi toplamış. Eve gelip giden arkadaşlarının bana daha bir ilgiyle bakıp işimle ilgili sorular sormalarından fark ettim önce. Sonra kızım arkadaşlarından “Dersu, senin annen uçak mühendisi miymiş, nasıl yani, vaay!” tepkileri aldığını çok eğlenerek anlattı. Evdeki karizmamda epey yükseliş oldu!

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Selmiye Alkan Gürsel de çocuklarıyla mesleği nedeniyle rutin dışı ilişki kuran bir diğer bilim insanı. Alkan Gürel, polimer elektrolit membranlı (PEM) yakıt pilleri, yapay kaslar için nanoyapılı malzemelerin geliştirilmesi, lityum iyon bataryaları projesiyle BAGEP 2013 ödülü sahibesi. Alkan Gürsel’in kızı Eylül henüz dört yaşında. Gürel doğal olarak kızının henüz kendisinin tam olarak neler yaptığını anlayamadığına dikkat çekiyor ve zaman zaman sorduğu sorulara şöyle örnek veriyor:

Eylül: Bugün neler yaptın anneciğim?

Selmiye: Ders anlattım öğrencilerime.

Eylül: Neden sen anlattın? Sen öğretmen misin?

Selmiye: Evet ben öğretmenim.

Eylül: (Bu aşamada kızarak ve yüksek sesle) Hayır öğretmen değilsin, sen annesin!

Kızımla buna benzer diyaloglar birkaç defa daha yaşandı, ama her seferinde de benim öğretmen olduğumu kabul etmedi” diyor Alkan Gürsel.

Alkan Gürsel’in bir de Recep adında 11 yaşında bir oğlu var. Recep’in bilim ve bilimsel deneylere karşı ilgisi küçüklüğünden itibaren varmış. Hatta ileride bilim adamı olacağını dahi söylüyor. “3-4 yaşından itibaren bilimle ilgili sorular sormaya başlamıştı. O yıllarda, gama ışınlaması yöntemiyle birtakım polimer malzemeleri modifiye edip, membran olarak kullanılmasına yönelik bir proje yürütüyordum. Aramızda şu şekilde bir diyalog gerçekleşmişti:

Recep: Bugün ne deneyi yaptınız anneciğim?

Selmiye: Işınlama deneyi yaptık

Recep: Çok güzel! Gerçekten mi! Çizgi filmde görmüştüm, insanlar ışınlanıp başka yerlere gidiyorlardı. Sen de beni ışınlasana anne, n’olur n’olur!

O zaman çok gülmüş ve ne diyeceğimi bilememiştim.”

Zaman içinde Alkan Gürsel oğlu Recep ile birlikte deneyler de yapmış. “Geçen yıl evde limon pili yaptık. Bu yıl birbirine karışmayan sıvılar deneyi yaptık. Çok eğlenceliydi”. Tabii anne bir bilim insanı olunca çocuğunun ondan istekleri de farklılaşıyor. Çikolata, oyuncak, vb. istekler yerini biraz daha farklı taleplere bırakmış şimdiden:

“Recep ayrıca benden sürekli deney malzemeleri ister: Cıva getirir misin? Termometre getirir misin? Sıvı azot var mı sende? Yarın getirsene?”

Alkan Gürsel geçenlerde Recep’e mesleğiyle ilgili ne düşündüğünü sormuş. Aldığı yanıt ise hayli bilgece:

Selmiye: Mesleğimle ilgili olarak ne düşünüyorsun?

Recep: İyi, beğeniyorum mesleğini

Selmiye: Bu kadarcık mı?

Recep:  Güzel, güzel.

Alkan Gürsel oğlunun yaptığı işi beğendiği, çok ilgilendiği ama bunu kendisine çok söylemediğini belirtiyor: “Veli toplantısında, Fen Bilgisi öğretmeni, ‘Recep sizden çok etkileniyor, sizin gibi olmak istiyor’ dediği zaman bunu anladım.

Çocukları, onların gelecek için nasıl var güçleriyle çalıştıklarını henüz tam olarak anlayamasalar da, annelerinin “havalı” olduğunu düşündükleri kesin. Her yıl kutlanan Anneler Günü, bütün dünyada birçok anneyi mutlu ediyor ama bilim kadınlarının, öğretmenlerin, çalışan annelerin Anneler Günü, hiçbir zaman sadece çocukları tarafından kutlanmıyor. Onlar dokunup değiştirdikleri her hayat tarafından, her Anneler Günü’nde tekrar hatırlanıp, anılıyorlar.

Anneler Günü kutlu olsun!

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir