İş Dünyasında Kadın Liderliği

25 Mart 2014

İşyerinde kadın-erkek fırsat eşitliği, kadınların üst yönetime katılması, önündeki engellerin belirlenmesi ve kaldırılması her zaman toplumda farkındalık yaratılması gereken kritik bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Kadınların iş hayatındaki kariyer gelişimlerini desteklemek üzere birçok seminer, konferans düzenleniyor. Bu toplantılar vesilesiyle kadın liderlerin rol model olmaya devam etmesi, deneyimlerini paylaşması ve geleceğin kadın liderlerini motive etmesi de büyük önem taşıyor.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bir işyerinde kadın-erkek oranı ne kadar birbirine yakınsa, o işletmenin karlılığı da buna paralel olarak artıyor. Mckinsey’in yaptığı araştırmaya göre, dünya çapında 100’den fazla kurum üst yönetim kadrolarındaki cinsiyet oranı açısından karşılaştırılıyor. Yönetim Kurulunda ve üst yönetim kadrolarında kadın-erkek oranının %40 – %60 olduğu firmalar ile kadınların çok azınlıkta olduğu ya da hiç olmadığı firmalar arasında yapılan finansal analizde, kadın-erkek oranın eşit olduğu firmaların %11 daha karlı olduğu ortaya çıkıyor. Yani kadınların iş hayatında üst yönetim kadrolarına doğru ilerleyişini kolaylaştırmayı bir kurum kültürü haline getirirseniz, şirketinizdeki büyüme ve karlılık o kadar verimli, sağlıklı ve sağlam oluyor.

Kadın–erkek fırsat eşitliği, GE olarak kurum içinde de çok önemsediğimiz bir konu. 2007 yılında firmamızda GE’s Women’s Network adında bir inisiyatif başlatıldı ve Başkan ve CEO’muz Jeffrey Immelt bu oluşumu desteklemeye devam ediyor. Burada yapmaya çalıştığımız, kadınların iş hayatında önlerine çıkan engelleri aşmalarını kolaylaştırmak, koçluk ve akıl hocalığı yapmak üzere gruplar kurmak. Bunları coğrafi olarak organize ettiğimiz gibi finans, pazarlama, teknoloji gibi fonksiyonel birimlere göre de yapıyoruz. Şu anda Türkiye’de yaklaşık 200 kadın çalışanımızın üye olduğu bir ağımız var. Bu oluşum vesilesiyle, 2013 yılında 30’a yakın seminer ve etkinlik düzenledik.

Ülkemizde faaliyet gösteren çok uluslu ve büyük işletmelerde kadın çalışan oranı şu anda %25. Kadınların ekonomiye katılımını çok önemli görüyor ve bu konuda ciddi adımlar atıyoruz. GE Türkiye’de %33.67 kadın çalışan oranı ile Türkiye ortalamasının üzerindeyiz. Teknoloji ve mühendis çalışan ağırlıklı bir firma olmamıza rağmen bu oranı son dört yıldır her sene artırmayı sürdürüyoruz ve bu konudaki çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Ülkemizde de bu yönde birçok çalışmalar başladı ancak daha gidilecek önemli bir yolumuz var. Türkiye’deki bazı rakamları dünya istatistikleri ile karşılaştırarak altını çizmek isterim.

Dünya Ekonomik Forumu’nun yaptığı fırsat eşitliği endeksine göre Türkiye geçtiğimiz sene 136 ülke arasında 126. sırada idi. Bir yıl boyunca Doğuş Holding, Sabancı Holding ve GE gibi büyük kurumların aralarında yer aldığı 50 firma tarafından oluşturulan Fırsat Eşitliği Platformu’nun çalışmalarıyla sıralamamız 120’ye çıkarıldı.

Türkiye nüfusunun %49.8’i kadın ve bu kadınların %68’i çalışabilir yaşta. İş hayatına bakıldığında ise çalışabilir yaştaki erkeklerin %72‘sinin çalışma hayatına katıldıkları görülürken, kadınlarda ise bu oran maalesef %30’da kalıyor. Dünya Bankası’nın Türkiye Başkanı Martin Raiser,  yayınladığı raporda Türkiye’deki kadınların çalışma hayatına katılma yüzdesinin sadece OECD ortalamasına erişmesi durumunda Türkiye’nin GSMH büyümesinin yaklaşık %31 oranında artacağını belirtiyor. Eğer Türkiye’de kadınların tam zamanlı çalışma hayatına katılımında %6‘lık bir artış olursa, fakirlik %15 oranında azalacak. Bunun dışında bir diğer önemli nokta da kadınların kazandıkları parayı çocuklarının eğitimine harcamaları. Yani çalışan kadınlar direkt olarak toplumun eğitim seviyesini de etkiliyor. Cumhuriyetimizin 100. yılında  ulaşmak istediğimiz GSMH hedefine, sadece kadınları daha fazla çalışma hayatına katarak çok yaklaşmış olacağız. Kadın liderlerin öncülüğünde ekonomik büyümenin yaşanmasıyla Türkiye’nin OECD ortalamasını yakalaması ülkemizin uluslararası arenadaki konumunu daha da güçlendirecektir.

Avrupa Topluluğu şu anda %70‘ler civarında olan kadınların işgücüne katılma oranını 2020 yılına kadar %75’e çıkarmayı hedefliyor. Türkiye’de şu an oran %30‘lar düzeyinde ve hedef yüzde %35’e çıkartmak. Şahsi kanaatim bu hedefin düşük olduğu yönünde, zira TEPAV verilerinden yola çıkarak biliyoruz ki son 4 yılda tarım dışı işlerde çalışan kadın oranı %44 artmış. Bu yüzden daha yüksek hedefler konularak daha hızlı ilerlenebileceğine inanıyorum.

Biz de GE Türkiye olarak, üzerimize düşen sorumluluğun farkındalığıyla bu yıl Kadınlar Gününe özel olarak bir hafta boyunca bir dizi etkinlik gerçekleştirdik. İK Direktörümüz Belgin Ertam, geleceğin kadın liderleri olan gençlerde bu konuda farkındalık yaratma hedefiyle İTÜ’de “Çeşitlilik” adlı bir seminer gerçekleştirdi. Şahsım ve Türkiye Teknoloji Merkezi Liderimiz Aybike Molbay, değerli kadın köşe yazarlarımızla biraraya geldik ve kadının önündeki engelleri konuştuk. TAV’ın CEO’su Sani Şener ile beraber bir CEO Panel düzenledik ve TAV & GE çalışanlarına kadınların ekonomiye katılımı ve etkisini konuştuk. Novartis’in Ülke Başkanı Güldem Berkman, çalışanlarımızla kariyerindeki engelleri nasıl aştığı, bir kadın lider olarak hangi zorlukların üstesinden geldiğini paylaştı. Özetle, bizler için dolu dolu geçen bir hafta oldu…

Tüm bu etkinliklerin hem çalışanlarımızda hem de sosyal paydaşlarımızda kadın liderliği ve kadının iş hayatına katılımı konusunda önemli bir etki yarattığına inanıyorum. Kadınlara iş hayatında fırsat eşitliğinin sağlanmasını konusunda her zaman farklı platformlarda destek olacağımızı belirtmek isterim.

Sizi, çok anlamlı bulduğum bir alıntı ile başbaşa bırakıyorum…

“Bir erkeği eğitirsen, bir erkeği eğitirsin. Bir kadını eğitirsen, bir jenerasyonu eğitirsin”

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle,

Canan M. Özsoy

https://twitter.com/cananmozsoy

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir