IP 2015 Etkinliği: Akıllı Sistemler ve Dijital Dönüşüm

21 Ekim 2015

Geçen hafta 15 ve 16 Ekim tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde GE Türkiye olarak bizi çok heyecanlandıran ve ufkumuzu açan bir seri konuşma gerçekleşti. Borsa İstanbul, TUSİAD, Türk Patent Enstitüsü gibi kuruluşlardan önemli isimlerin, üniversitelerden profesörlerin ve GE Ventures’dan Brian Selby, GE Lighting’den Roland Batai’nin katılımıyla iki gün boyunca akıllı şehirlerden patentlemeye birçok konu tartışıldı.

Teknolojinin hayatlarımızı ve iş yapma biçimlerini hızla dönüştürdüğü yeni bir endüstri devriminin içinde bulunuyoruz. Endüstriyel internetin öncülük ettiği bu dönüşüm yeni sektörler ve alanlar yaratırken yaşam biçimlerimiz ve alışkanlıklarımız da bundan doğrudan etkileniyor.

GE Dünya Başkanı Jeff Immelt’in sözü ile birlikte bugün yaşadığımız değişimin büyüklüğünü vurgulamak isterim. Jeff Immelt, bir akşam bir endüstri şirketinin CEO’su olarak uykuya daldığını, ertesi sabah ise bir yazılım şirketinin CEO’su olarak uyandığını söylüyor. Bu sonuç tabii ki bir akşamda gerçekleşmedi; uzun yıllar yapılan yatırımlar ve belirli bir stratejinin sonucuydu, ancak Immelt’in de ifade etmeye çalıştığı gibi devrimsel biri değişime tanıklık ediyoruz. Ve bu değişimle birlikte, 130 yıldır teknoloji ve endüstri şirketi olarak yoluna devam eden GE, bugün kendini dijital endüstriyel bir şirket olarak konumlandırıyor.

Dijital Endüstriyel Bir Şirket Olarak GE Neler Yapıyor?

Havacılık, sağlık, ulaşım gibi dünyanın önde gelen endüstrilerini geliştirmek için birbiriyle bağlı, iletişim kurabilen ve öngörülebilir yazılımlara sahip makine ve çözümler üretiyoruz. Örneğin, dijital rüzgar santralleri oluşturuyor, uçak motorları ve lokomotifler üretiyor, hastaneler kuruyoruz. Hep birlikte tecrübe ettiğimiz yeni bir dönemin içerisindeyiz. Bu yeni dönemde de start-up’ların, girişimcilerin daha fazla ön planda olduğunu görüyoruz.

Biz de kendimizi Edison’un kurucusu olduğu bir şirket olarak en eski start-up şirketlerinden biri olarak görüyoruz. Girişimci ruhumuzu koruduğumuzu gösteren yeni bir adım attık ve “Current” adlı yeni şirketimizi kurduk. Current ile müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda LED, güneş enerjisi, enerji depolama gibi hizmetleri özellikle de Predix platformu ile en verimli ve uygun fiyat ile sunmayı amaçlıyoruz. Böylece müşterilerimiz maliyetleri düşürerek kendi enerjilerini üretebilecek ya da mevcut tüketim seçimlerini değiştirerek en uygun enerji kullanımını tesislerine adapte edebilecek.

Dünyada son yıllarda yaşanan temel dönüşümlerden biri sadece dijitalleşme değil, aynı zamanda kentlerin ekonomik aktivitelerin yoğunlaştığı çekim merkezleri haline gelmesi.

Dünya tarihinde ilk kez 2006’da kent nüfusu kır nüfusunu geçti. Bugün dünya nüfusunun yüzde 55’i şehirlerde yaşıyor ve dünya nüfusunun kentlerde toplanması eğiliminin önümüzdeki dönemde de hızlanarak sürmesi bekleniyor. BM, 2030 yılında şehirlerde yaşayacak nüfusun 5 milyara ulaşacağını öngörüyor. BM’ye göre 2100 yılında ise 10,8 milyara ulaşacak olan dünya nüfusunun yüzde 84’ü şehirlerde yaşayacak. Bugün nüfusu 10 milyonun üzerinde olan 28 tane megaşehir barındıran gezegenimizde potansiyel olarak düzinelerce yeni megaşehir ortaya çıkacak.

Bu faktörler nedeniyle 21’inci yüzyıl “kent yüzyılı” olarak da tanımlanıyor. Doğal olarak tüm dünyada şehirler, artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak, gerekli hizmetleri yenilikçi yöntemlerle sunmak ve sağlık, eğitim, ulaşım, altyapı gibi zorlu ve maliyeti yüksek pek çok problemi çözmek yükümlülüğüyle karşı karşıya. İşte burada karşımıza son yıllarda hızla gelişen akıllı şehir konsepti çıkıyor.

Bu zorlukların üstesinden gelmek için teknolojiyi kullanan “akıllı şehir” konseptinin vazgeçilmez unsurlarından biri GE’nin de temel öncelikleri arasında yer alan LED çözümleri. Hızla gelişen LED teknolojilerindeki atılımlar sadece aydınlatma sektörünü ilgilendirmiyor, aynı zamanda kentli bireylerinin tüm yaşamlarını baştan aşağı etkileyecek nitelikte devrimsel bir dönüşümün habercisi. Araştırmalar LED çözümlerinin geleceğin akıllı kentlerinin vazgeçilmez öğesi olacağını gösteriyor.

Wi-Fi yerine Li-Fi

Öncelikle çok kısa sürede hayatımızı ve iş yapma biçimlerimizi değiştiren internetin LED teknolojisiyle entegre olmasıyla Nesnelerin İnterneti alanında (GE olarak biz buna Endüstriyel İnternet diyoruz) büyük bir fırsatlar denizinin bizi beklediğinin altını çizmek isterim.

Sağlıktan iletişime kadar her alanda LED yeni bilimsel keşiflerin anahtarı olmaya aday. Günümüzün Wi-Fi teknolojisi yerine ilerleyen yıllarda artan biçimde ışığı kullanan bir servis ağına geçiş yapacağız. Bugünkü kablosuz teknoloji yavaş hareket eden ve görece büyük dalgaları olan telsiz frekans sistemini kullanıyor. Bunun anlamı bant genişliğinin ve veri depolama yeteneklerinin kısıtlı, engelleme ve müdahalelere ise açık olması. Mobil veri ihtiyacı küresel planda büyük bir hızla artmaya devam ettiği için bize daha hızlı ve yeni bir şey gerektiği aşikâr.

Bunun alternatifi olarak ortaya konan yeni teknoloji Li-Fi adını taşıyor. Li-Fi, çok daha fazla miktarda verinin kelimenin tam anlamıyla ışık hızında aktarmak için kızıl ötesi ve mor ötesine yakın görülebilir ışık kullanan optik kablosuz iletişimin bir biçimi… Geleceğin akıllı şehirlerinde bir sokak lambasının ışıldadığı her yerde kablosuz Li-Fi kapsamasına sahip olacağız. Endüstriyel İnternet çağında bugün dünyadaki akıllı şehirler etkin veri toplama ve aktarma ağları olarak işlev görecek bağlantılı LED sokak lambaları geliştirmekteler.

Çevre ve Sağlık

LED teknolojisinin yaratacağı başka bir büyük dönüşüm ise çevre ve sağlık alanlarında söz konusu olacak. LED teknolojileri sayesinde günümüzün akıllı şehirleri, sakinlerinin yaşam kalitesini artırmaya yönelik olarak havadaki kentsel toksik maddelerle ilgili veri toplayabiliyor ve analiz edebiliyor. Araştırmacılar havanın rengindeki ve sıcaklığındaki küçük değişiklikleri yorumlayarak hangi tür kirleticilerin ne miktarda havada bulunduğunu tam olarak söyleyebiliyorlar. Bu enformasyonun elde edilmesi şehirlere çevre üzerindeki olumsuz etkilerini büyük ölçeklerde azaltma imkânı veriyor.

Çevresel izleme yanında, LED teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilebilecek bireysel izlemeyle yakın bir gelecekte daha sağlıklı bir topluma kavuşmak da mümkün olabilecek. Örneğin, Amerikan Kalp Birliği’nin 190 ülkede yürütülen yeni bir araştırmasına göre, kalp hastalıkları dünya çapında bir numaralı ölüm nedeni olmaya devam ediyor. Her yıl 17,3 milyon kişi bu nedenle hayatını kaybediyor. Bu rakamın 2030’da 23,6 milyona çıkması bekleniyor. Gerçek zamanlı kalp izlenmesinin bu rakamı nasıl azaltabileceği ise ortada. Bir kalp hastasının üzerinde bulunan herhangi bir bağlantılı alet, şehrin sokak lambalarıyla iletişim halinde o kişinin doktoruna kalp sağlığını daha iyi teşhis etme ve izleme olanağı verebilecek.

LED’in sağlayacağı muazzam tasarruf imkânına da değinmek isterim. Yüzde 80’e kadar elektrik tasarrufu sağlayan LED ampuller, küresel iklim değişikliği ile mücadeleye katkıda bulunurken akıllı kent sistemleriyle uyumlu LED çözümleri, etkili enerji yönetimine de imkân sağlıyor. Şehirler, şehir aydınlatma sistemlerinin bakım masraflarını ve ışığın kalitesini zaman ve para tasarrufu sağlayarak kontrol edebilir ve aydınlatma şartlarını bölgenin ihtiyaçlarına göre düzenleyebilir.

Ulaşım

Modern kentlerin en büyük problemlerinden ulaşım ve trafik sorununa da LED’in getireceği yaratıcı çözümler var. LED lambaların geliştirdiği bağlantılılık, alternatif rotaları belirlemek ve “kolektif” ulaşım seçenekleri önermek için gerçek zamanlı bilgi sağlayacak. Veri toplayıp aktaran sensörlerle donatılmış enerji verimli LED aydınlatma konseptiyle trafik akışını iyileştirmek, park etmeyi kolaylaştırmak, gerçek zamanlı hava raporları vermek mümkün hale geliyor.

Tüm bu unsurlar LED pazarının tüm dünyada hızla büyümesine yol açıyor. Bugün 16 milyar dolar olan dünya LED aydınlatma pazarının büyüklüğünün 2020’de 70 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. 10 yıl içinde küresel LED pazarında beklenen büyüme yüzde 800 gibi bir rakamla ifade ediliyor.

Elektrik üretiminde %60 oranında yurtdışına bağımlı olan Türkiye için de LED büyük bir fırsat sunuyor. Türkiye’de aydınlatma pazarı her yıl %10 büyüyor. Türkiye sokak aydınlatmasına yılda 1.2 milyar TL harcıyor. Türkiye’de yakın bir tarihte alınan bir kararla 7 milyon sokak lambasının yüzde 75’i 2020 yılına kadar 3 milyar TL yatırımla LED’e dönüştürülecek. Bu sayede yılda en az 600 milyon TL tasarruf edilmesi bekleniyor.

LED’in sağlayacağı fırsatlar tüm bu saydıklarımla sınırlı değil. En yeni LED sensörlerinin yeteneklerini Endüstriyel İnternetin yaratmakta olduğu olanaklar ile birleştirdiğimizde çok daha ötesini görmek mümkün.

GE olarak biz de tüm bu alanlarda en yeni teknolojileri geliştirip katkımızı ortaya koymaya devam edeceğiz.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir