IoT’nin Gücünü Ortaya Çıkarmak – I

17 Eylül 2018

Bundan altı yıl önce General Electric’in o dönemki CEO’su Jeff Immelt, San Francisco’da düzenlenen Minds and Machines Konferansı’nda yaptığı konuşmasında; insanlar, veri ve makineler arasında bağlantı kuran “endüstriyel internet” teknolojisinin 2030 yılına kadar küresel gelire 10 trilyon ile 15 trilyon dolar arasında katkı yapabileceğini belirmişti. Endüstriyel internet ve nesnelerin interneti, o tarihten beri hızla gelişme kaydediyor. Piyasa analiz firması Gartner, 2017 yılı itibarıyla 8,4 milyar internet bağlantılı nesne bulunduğunu tahmin ediyor. Bu sayı Gartner’e göre 2018 sonunda 11.19 milyara, 2021 yılında ise 25,1 milyara yükselecek. Diğer teknoloji araştırma firmaları daha da hızlı bir büyüme tahmin ediyor. Data Cooperation (IDC), “Worldwide Internet of Things Forecast 2015-2020” başlıklı raporunda, yeryüzünde 30 milyar bağlantılı cihazın olacağını tahmin etmişti. O güne kadar GE’nin endüstriyel internet alanında 1 milyar dolarlık yatırım yaptığını aktaran Immelt, “Bazen insanların verimliliğin büyük çağının sona erdiğine dair düşüncelerini okuyorum. Fakat bugün verimliliğin çok sayıda yolunu görüyoruz. Fabrikalar artık sadece büyük çelik yığınları değil. Hepimiz ürünlerimizi veri ve yazılımlarla analiz etmenin yollarını arıyoruz. GE endüstriyel internet alanına müşterilerinin verimliliğini artırmak için yatırım yapıyor” demişti.

Zaman Immelt’in öngörülerini doğruladı. Nitekim BrainWave Consulting Kurucu CEO’su Andrew Baker, MIT Technology Review dergisinde yayınlanan makalesinde, “Nesnelerin interneti (IoT) yaptığımız her şey üzerinde derin bir etki yaratıyor. Çok sayıda cihaz, uygulama, yerinde sunucular (onsite servers) veri tabanları ve ağları bulut bilgisayarlara bağlayan IoT, kullanıcılara daha erişilmesi imkânsız olabilecek veriler sağlıyor. İnternete bağlı cihaz sayısında ve IoT ekosistemine ulaşmaya çalışan insan sayısındaki patlama şaşırtıcı boyutlara ulaştı. Artık çalışan sayısı 50’yi bile bulmayan firmalar bu teknolojiden yararlanmak istiyor” ifadelerini kullandı.

Nesnelerin interneti uygulamaları öyle yaygınlaştı ki uzmanlar artık kullanım amaçlarına göre üç faklı IoT uygulaması tanımlıyor:

Tüketici IoT’si: Set üstü kutular, internet bağlantılı otomobiller, havaalanı ckeck-in kioskları, ATM’ler, akıllı ev cihazları, fitness ve sağlık izleme cihazları vb cihazları kapsıyor. Bu cihazların genellikle göstergeleri ve kullanıcı arayüzleri bulunmaktadır. Gartner’e göre 2021 yılında satılan IoT cihazlarının yüzde 64’ü bu sınıfta yer alacak.

Ticari IoT: İşletmeler ile tedarik zincirleri arasında bağlantı sağlayan, tedarik süreçleri hakkında bilgi ve analiz imkânı sunan IoT sitemleridir. Örneğin kamyon takip sistemleri, sipariş, tedarik, satış ve satış sonrası hizmet takip sistemleri bu sınıfa girer.

Endüstriyel IoT: Bulut erişime uzaktan ve kısıtlı erişimli bölgelerden veri aktarımı için IoT uygulamalarından yararlanılmasıdır. İmalat, fabrika makine ve ekipmanları, akıllı kent uygulamaları, petrol ve gaz üreticilerinin takip amaçlı sistemleri ve akıllı ölçüm cihazları bu sınıfa girer.

Gelecek hafta “IoT’nin Gücünü Ortaya Çıkarmak” yazı dizimizin ikinci kısmında şirketlerin bu gücü ortaya çıkarmak için yapılması gerekenleri aktaracağız.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir