İnsansız Hava Trafiği Yönetimi: Drone’lar Gökyüzündeki Yerlerini Alıyor

2 Aralık 2019
İnsansız hava araçları, boru hatlarını veya rüzgâr türbinlerini kontrol etmek ya da nakil için organları teslim etmek gibi önemli görevleri gerçekleştirebilecek. Ama önce, havada birbirleriyle karşılaştıklarında manevralar yapmaları gerekebilir.

Bir drone, sayısız görevde tahmininizden çok daha önemli işlere yarayabilir… Bir organı nakil için hastaneye yetiştirmek ya da izole boru hatları boyunca uçarak incelemeler yapmak, bu önemli işlerden yalnızca bazıları. Ancak bir drone’un uçtuğu hava sahasına insanlı ya da insansız bir başka hava aracı girdiğinde hava trafiğini düzenlemek karmaşık bir hâl alabilir. Küçük ya da büyük fark etmeksizin insansız hava araçlarının başarmayı vadettiği işlere girişebilmesi, hâlihazırda onun gibi havada bulunan helikopterlerle ya da yolcu uçaklarıyla birlikte uyumlu şekilde uçabilmelerine bağlı. Bu doğrultuda, hava sahasındaki trafiği yönetecek bir sistemin olması oldukça elzem.

Bunun için, yaklaşık iki yıldır Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve GE Havacılık‘ın bir parçası olan AiRXOS’un da dâhil olduğu bir dizi sanayi katılımcısı, ticari drone’lar havada görülmeye başladığında artan hava trafiğini en iyi şekilde nasıl yöneteceklerini bulmak için testler yapıyor. FAA’nın geliştirdiği, geleceğin hava trafik yönetim sisteminin ilk tasarım aşaması olan gerçek dünyadaki test uçuşlarını  AiRXOS henüz geçtiğimiz aylarda tamamladı.

Üç test alanına katılmak için seçilen AiRXOS ekibi, burada insansız araç operasyonları için bulut tabanlı bir altyapı ve uygulama platformu olan Air Mobility Platform‘u geliştirdi. Yaptıkları testler AiRXOS’a, sistemlerinin güvenli uçuş operasyonları için verileri koordine etmek ve veri alışverişinde bulunmak üzere diğer ticari sağlayıcılarla birlikte çalışabileceğini gösterdi.

İnsansız Hava Aracı Sistemleri (UAS) Trafik Yönetimi Pilot Programının (UPP) henüz tamamlanmış testi Nevada, Kuzey Dakota ve Virginia’daki sahalarda gerçekleşti. Nevada’nın UPP için, gelişmiş hava sahasına, drone ve sensör teknolojisine odaklanan üç test sahası vardı. Kuzey Dakota’daki Northern Plains test sahasında, program katılımcıları uçağın içinde ve dışında olup bitenleri doğru bir şekilde kavrayabilme kabiliyeti olan ‘’durumsal farkındalığı’’ test ettiler ve drone’ları hem görüş hattı içinde hem de görüş hattının dışında uçurdular. Endüstri, görüş hattının dışındaki insansız hava aracı uçuşlarını, yerden havalanan drone kullanımının yaygınlaşması için çok önemli görüyor.

Dünyada ilk defa geçtiğimiz Nisan ayında, Baltimore’da bir organ, nakil için drone tarafından teslim edildi.

Bu arada, Virginia’da Atlantik’in ortasındaki test bölgesi, FAA’nın yakın gelecekte ortaya çıkabilecek iyi geliştirilmiş mevcut bileşenleri tanımlamasına yardımcı olmak için, daha önce başka bir dizi denemeyi tamamlamış drone sistemlerini başarıyla test etmeye odaklanıyor. FAA, bu üç test alanında da hava araçlarını birbirinden nasıl güvenli bir şekilde uzak tutacakları, hava araçlarının kendi aralarında nasıl iletişim kurabilecekleri ve çeşitli hava koşullarıyla nasıl baş edeceklerini öğrenmek istiyor. AiRXOS, üç lokasyonda da kullanılan sistemleriyle birden fazla test alanına katılan tek organizasyon olma özelliği taşıyor.

Drone’lar, ABD ordusu tarafından neredeyse yirmi yıldır başarılı bir şekilde kullanılsa da, göklerde tek başına uçabilecekleri ve diğer hava trafiğinin temizlenebileceği ortamlarda uçuyorlardı. Artık ABD’deki gündelik operasyonlarda, drone’lar gökyüzünde tek başlarına uçmayacaklar; bunun yerine onların insanlı hava taşıtlarına yol vermeleri gerekecek.

FAA’nın testinin bir kısmı, insansız hava trafik yönetim sisteminin, diğer adıyla UTM’nin daha da geliştirilmesi konusunda bilgi sağlamak için her türlü drone etkileşimini incelemek üzere veri toplamayı içeriyor. Bu etkileşimler, aynı hava sahasına girerken drone’ların birbirlerini nasıl uyarıp tepki verdikleri ve iniş ya da kalkış trafiğini ertelemeye nasıl karar verdikleri gibi birtakım bilgiler demek. UTM, 122 metrenin altındaki uçuşların “yönetilmeyen”, yani FAA’nın hava trafik yönetim sisteminin sağladığı aktif insan gözetimi olmayan alanda nasıl çalışacağını belirleyecek. Sistem aynı zamanda, 122 metrenin üzerindeki tüm uçuşları yönetecek ve havadaki drone’lar için yapı geliştirmeye yönelik ayrı çalışmalar yapacak. Ayrıca, FAA tarafından işletilen uçuş yönetimi sunucularına ve 122 metrenin altındaki hava sahasını kontrol eden Düşük İrtifa Yetkisi ve Bildirim Kapasitesi servislerine bağlantılar yapılacak.

Bugün ABD’deki 1 milyon drone’un yaklaşık %90’ını, mağazalarda satılan yüksek fiyatlı oyuncaklar oluşturuyor. Eğer drone’lar altyapı denetimi, tarımsal işlemler ve hatta paket teslimatı gibi ticari durumlarda kullanım için onay alabilirlerse, 2026 yılına kadar 46 milyar dolarlık bir iş kolunun da temelini atabilirler.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir