İnsanlar ve Makineler Birlikte Çalışıyor

9 Ağustos 2018

GE Sağlık‘ın Helsinki’deki dijital iş gücü altı adet robottan oluşuyor. Bunlardan kollaboratif robot olarak adlandırılan, kısaca kobot (İngilizce “cobot” teriminden yola çıkarak) olarak ifade edilen üç tanesi insanlarla yakın iş birliği içinde çalışıyor. Bu robotları düzgün ve sorunsuz bir şekilde çalıştırmak için iyi bir takım çalışması gerekiyordu. Teuvo Reinikainen, Frederick Teye ve Toni Niittyjoki‘nin katkıları ile bu hedefi gerçekleştirmek mümkün hale geldi.

GE‘de 30 yılı aşkın süredir çalışan ve şu anda İmalat Mühendisliği Bölümü Lideri olan Teuvo, son 10 yıldır üretim otomasyonu ve robot teknolojisi ile ilgileniyor ve beş yıldır GE Sağlık’ın Finlandiya’daki otomasyon ekibini yönetiyor. Teuvo, “Otomasyon, yapıştırıcı dağıtım robotlarıyla başladı. İlk kobotlar kullanıma sunulduğunda, yaptığımız işlere nasıl entegre edilebileceklerini görmek istedik” diyor.

Frederick, GE‘ye 2016 yılında Otomasyon Mühendisi olarak katılırken, konuyla ilgili de şunları söylüyor: “Elektronik cihazlara daha ilkokuldayken aşık oldum. Finlandiya Doğal Kaynaklar Enstitüsü‘ndeki önceki işimde de otonom robotlar dâhil olmak üzere yüksek teknoloji otomasyonu üzerine çalışıyordum.”

Makine ve Üretim Mühendisliği Bölümü’nü bitiren Toni için de robotlarla çalışmak diğerleri gibi doğal bir kariyer tercihi. 2015 yılından beri GE Sağlık‘ın bünyesinde çalışan Toni, geçtiğimiz yıl boyunca Otomasyon Mekanik Uzmanı olarak çalışarak Frederick‘e destek verdi ve yeni ekipmanların üretilmesinde görev aldı.

ABB‘nin ilk yüksek hassasiyetli, çift kollu kobotu YuMi‘yi piyasaya sürmesinden hemen sonra GE Sağlık, insan hatalarına açık, son derece hassas ve zorlu görevleri daha verimli bir şekilde gerçekleştirmek için bu kobotlardan bir tane edindi.

Teuvo, “Spectrolite gaz modülü üretim hattında çalışan meslektaşlarımızın istediği gibi, üretim sürecinin çok hassas bir aşaması olan yapışkanlı tutturma işlemini otomatikleştirmek istedik. Titiz bir sistem planlaması yaptıktan ve YuMi‘ye atanabilecek adımları belirledikten sonra, YuMi‘yi TPX ölçüm ünitesi montaj hücresinde görevlendirmeye karar verdik. Gerekli mekanik birimleri ve donanımı kurduktan sonra da sıra kobotumuzu programlamaya geldi.” diyor.

Frederick, “Altı aylık iterasyon kontrollerinden sonra YuMi, tam üretim için hazırdı. Robot hücresinin tasarlanması, YuMi‘nin programlanması ve uygulanması oldukça basit bir süreçti. Zor kısım, üretim sırasında göz ardı edilebilir derecede kısa arıza süreleriyle,  yüksek verimde üstün kalite ve tutarlılık sağlamaktı. Boyut olarak oldukça küçük ürünlerle uğraşıyoruz ancak Helsinki’deki üretim hattında kobotun kullandığı bileşenler  daha da küçük. Bu nedenle, kobotun %100 doğru ve güvenilir olması gerekiyor. Her şeyin düzgün şekilde çalışmasını sağlamak da biraz zamanımızı aldı.” diyor.

Kobotlar ve robotlar arasındaki fark nedir?

Frederick, “Kobotlar veya uzun adıyla kollaboratif robotlar, çok kısa bir süre önce piyasaya giren yeni nesil robotlar. Robotlar güçlü ve tehlikeli olabildiği için herhangi bir şeye veya birisine çarpma ihtimalleri bulunuyor. Bu sebeple geçmişten farklı olarak yeni kobotlar, artık içsel hislere de sahip olarak üretiliyor. Kendi ağırlıklarını algılayabilir ve çevrelerinde etkileşimde bulundukları bileşenlerin kuvvetlerini hissedebilirler. Görsel teknoloji sayesinde, bir şeye çarpıp çarpmayacaklarını tespit edebilir ve ani bir şekilde durabilirler. Kobotlar, eski nesil endüstriyel robotlardan çok daha güvenli ve insanlarla birlikte çalışmaya müsaitler.” diye açıklıyor.

Helsinki’de, Spectrolite gaz modülü üretim hattında üç kobot ve D-Fend su tutma hattında çalışan üç konvansiyonel endüstriyel robot bulunuyor. GE Sağlık, geçtiğimiz yıl üretim montajı hatlarında robot teknolojisini başarılı bir şekilde uygulamaya koyduğu için, ABB’nin Robot Master Prize ödülünü aldı. ABB‘ye göre, GE Sağlık, YuMi‘nin uygulamaya konulması konusunda büyük bir hevesle çalıştı ve yaratıcı fikirler ortaya koydu.

Helsinki Üretim Saha Lideri Timo Rouvinen, “Kobotlar verimliliği artırma, atıkları azaltma ve ergonomik olarak zorlu ve tekrarlayan montaj işlerinde yükü azaltma konusunda büyük faydalar sağladı” diyor.

Gelecek nasıl görünüyor?

Teuvo, “İlk planımız, kobotlarımızın sadece tek bir uzmanlaşmış görev yerine birden çok montaj görevini yerine getirebilmelerini sağlamak. Bu sene tek kollu YuMi piyasaya çıktığında bir tane edinmeyi düşünüyoruz. Tek kollu YuMi ile bir konumda birden fazla üretim kurulumuna olanak tanıyan 360 derece erişilebilirliğe sahip olacağız. Bununla birlikte D-Fend su tutma üretim hattına 3 konvansiyonel robot daha eklenecek, bu da hattı tamamen otomatik bir hat haline getirecek. Ayrıca Spectrolite üretim hattında otomatikleştirilebilecek birkaç adım daha var, bu adımlara da bakacağız.” diyor.

Kobotlar ileride insanların yerini alacak mı?

Frederick, “Helsinki’de ürettiğimiz ürünler yüksek uzmanlık isteyen karmaşık ürünler, bu nedenle robotların şimdilik tam montajı gerçekleştirmesi mümkün görünmüyor. Otomasyon ve robotlar bazı işlerin yerini alırken, yeni iş olanaklarını da beraberinde getiriyor. Tıpkı ulaşımda atların yerini arabaların almasıyla birlikte atlılara ihtiyaç kalmaması, bu sebeple de araba üreticileri ve teknik servis elemanları gibi yeni iş alanlarının ortaya çıkması gibi. Çok yakın gelecekte robotlar, insanların hoşlanmadığı tekrarlayan ve sıkıcı işleri üstlenecek ancak insanların yerini tamamen alamayacak.” diyor.

Teuvo ise “En iyi sonuçlar için kobotların ve insanların farklı güçlü yanlarını kullanmaya çalışıyoruz. İdeal olan da bu.” diyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir