İnsan Yapımı Su Yollarını Güç Santraline Dönüştüren Minik Türbinler!

19 Aralık 2019

Bilim insanları, dünyanın en kritik iki kaynağı “su ve enerji” arasındaki ilişkinin gezegenimizi kurtarmaya yardımcı olabileceğine inanıyor. Aslında iki kaynağın iç içe değil, birbirlerine bağlı olmaları bu inancın ortaya çıkmasına neden oldu. Su ve enerji arasındaki ilişkiyi de şöyle örneklendirebiliriz; enerji üretimi için yüklü miktarda su gerekirken, suyu çıkarmak veya taşımak için de enerjiye ihtiyaç duyarız.

Atlanta merkezli, su ve enerji ilişkisi hakkında uzmanlaşmış Emrgy adlı şirket, bu ilişkiden yola çıkarak insan yapımı kanal ve su yollarını kullanarak binlerce megavat-saatlik enerji üretiyor. Şirketin “mikro hidrokinetik” teknolojisi biraz anlaşılmaz gelebilir; ancak GE Yenilenebilir Enerji’den Nicolas Serrie bu ürünün ne kadar önemli, kullanımı kolay ve faydalı olduğunu “Harika basitlikte bir minyatür hidroelektrik santrali” yorumuyla vurguluyor. Bu projede, GE Yenilenebilir Enerji ve Emrgy şirketi ortak bir çalışma yürütüyor.

Santral, büyük yumurta çırpıcısına benzeyen iki adet türbini barındıran U şeklinde bir kutuyu andırıyor. Bir metreden daha yüksek bir seviyede akan su, dişlileri ve tahrik sistemini devreye sokan rotorları döndürerek 10 kilovatlık güç üretebiliyor. İki türbin barındıran bu beton kutu, yılda 80 megavat-saatlik güç üreterek de 7 hanenin enerji tüketimini karşılayabilecek kapasiteye ulaşabiliyor.

Kanal operatörleri, modülleri su yolu boyunca her 50 veya 100 metrede bir yerleştirirse, bu minimal ama etkili ürün gerçek anlamda bir hidroelektrik santral filosuna dönüşebilir. Buradaki tek sınır ise kanalın uzunluğu. Eğer kanal uzunsa rahatlıkla 1.000 haneye tedarik edilebilecek 1 megavatlık güç üretebilir.

Küçük hidroelektrik santrallerinin çok önemli bir de avantajı var: İnşaat mühendisliği gerektirmeden sadece birkaç saat içinde çalışmaya hazır hâle gelebilmeleri. Bu avantaj,  zaman – performans açısından değerlendirildiğinde eşsiz bir sonuç ortaya çıkarıyor. Yarı römork beton yapıyı taşırken bir vinç de modülleri kanala doğru kaldırıp ve bırakabiliyor. Yapı, harici başka bir yük olmadan  böylece kanal tabanına kendi ağırlığı ile bağlı kalabiliyor.

Serrie, şebeke bağlantı kitinin ve takımının projenin boyutuna göre değiştiğini; ancak genellikle standart kabloları, elektrik dolaplarını ve devre kesici anahtarları içerdiğini söylüyor. Tak – çalıştır modülleri, kanal sahipleri için düşük riskli bir kazanç kaynağı. İsterlerse türbinlerin ürettiği gücü şebekeye satabilirler veya alternatif kulllanım olarak elektriği kendileri tüketebilirler.

Söz konusu türbinler, yılda birkaç hafta bakımın dışında 24 saat elektrik üretebilir. Kanal suyu akmaya devam ettiği sürece, rotorlar dönmeye ve güç üretmeye devam eder. Serrie, “Bu şekilde güç ürettiğimizde enerji maliyetleri güneş ve rüzgâr ile aynı seviyede seyrediyor.” diyerek de bu üretimin maliyet açısından ekonomik olduğunu vurguluyor.

GE, bu yararlı projelerin uygulanacağı önceden seçilmiş coğrafi konumlarda, çözüm ortağı olarak yer alıyor. Bu da Atlanta merkezli şirkete benzersiz ölçekte ekonomik faydalar, küresel erişim imkânı ve pazarlama hızı sunuyor. Emrgy CEO’su Emily Morris’e göre de bu iş birliği sonucunda en son teknoloji ve inovasyon, dünya standartlarında tedarik zinciri ve satış yetenekleriyle buluşuyor. Mevcut türbinler, hâlihazırda Colorado’daki Denver Water’a ait kanal üzerindeki ABD Rekreasyon Öncülüğü Bürosu için güç üretiyor; ancak yetkililer farklı kıtalarda da fırsat yaratacak coğrafi konumları araştırmaya devam ediyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir