İngiltere’deki Hastaneler Aldıkları Kararlarda Yapay Zekâdan Yararlanıyor

4 Mart 2020

2012 yılında Londra Olimpiyat Oyunları’nın açılış törenini izlediyseniz İngiliz halkının Peter Pan, The Beatles ve James Bond’u sevdikleri kadar Ulusal Sağlık Hizmetleri’ni (NHS) de sevdiklerini biliyorsunuzdur. Seramoninin en heyecanlı anı, NHS’nin halkın kalbindeki özel yerini gösteren eksantrik ve dokunaklı bir dans olmuştu. Dans sırasında bir noktada dansçılar trambolinlerin üzerine atladı, bu görüntü tıpkı hastane yataklarını andırıyordu.

NHS’nin dünyanın en ünlü hastane yataklarından en iyi şekilde faydalanabilmesi için yapay zekâdan yararlanılıyor. Ülkenin kuzeyinde yer alan ve hızla büyüyen Bradford’taki hastane personeli, kendi departmanlarındaki yüzlerce yatak ve hasta hakkında 7/24 gerçek zamanlı bilgi üreten yeni bir yazılımı kullanıyor. Bu bilgiler sayesinde personel, şehirde en acil hastaların yattığı hastane yataklarını önceliklendirebiliyor, bakım konusunda daha hızlı kararlar alabiliyor, en acil hastaları tanımlayıp önceliklendirebiliyor ve kaynakları daha verimli bir şekilde tahsis edebiliyor. Şehrin ana hastanesi olan Bradford Royal Infirmary’deki (BRI) yatak kapasitesinin %96’sı düzenli olarak kullanımda olduğundan hasta akışı ve bakımını yönetmek önemli bir görevdir.

BRI’deki hastalar, çalışmakta olan sistemi de görebilirler. Yaklaşık 20 personel, resmi olarak 12 Kasım’da açılan ve hastanede merkezi bir konuma kurulan yeni komuta merkezinde çalışıyor. “Wall of Analytics” olarak adlandırılan sistemi takip ediyorlar: Bradford Eğitim Hastaneleri NHS Vakfı Tröstü’nün bir parçası olan hastanelerdeki 800 yatak hakkında gerçek zamanlı verilerle sürekli güncellenen sekiz yüksek tanımlı TV ekranı. Sadece BRI yılda yaklaşık 125.000 acil servis (A&E) katılımına sahip ancak bu tröst Batı Yorkshire bölgesinde yaklaşık 1,1 milyon kişiye hizmet veriyor.

Bir komuta merkezinin, ay görevlerini ve havaalanı pistlerini yöneten masa sıraları gibi olduğunu düşünüyorsanız doğru yoldasınız demektir. Komuta merkezlerini tasarlayan, kuran ve çalıştıran GE Sağlık Ortakları‘nda bir ortak olan Gerald Dunstan, “Bu aslında NASA veya hava trafiği kontrolündeki görev kontrolü konseptiyle aynı. Bradford hasta akışı hakkında gerçek zamanlı bilgi alıyor ve hangi işlemlerin yapılması gerektiği konusunda daha iyi kararlar verebiliyor.”

Dunstan, işin arka planında olanları açıklıyor. Herhangi bir büyük sağlık hizmeti operasyonunda olduğu gibi Bradford tröstü içinde de çeşitli departman ve bölümler arasında da çok sayıda gerçek zamanlı veri akışı gerçekleşmekte. Bu, herhangi bir zamanda site ekibini gelen ambulanslar konusunda uyaran sağlık görevlilerini, bir hastayı BRI’nin nefroloji departmanına yönlendiren bir pratisyen hekimi veya teçhizatlı odaların kullanılabilirliği hakkında güncellemeler yayınlayan hastanenin hematoloji bölümünü içerebilir.

Bu veri akışları eskiden birbirinden ayrıydı ve bu durum hiç de arzulanabilir değildi; çünkü hastane personelinin yatak kullanılabilirliğinin anlık görüntüsü ile birlikte hasta popülasyonu konusunda genel bir bakışa sahip olmasını zorlaştırıyordu. Yatakların verimli bir şekilde tahsis edilmesini ve klinik ihtiyaca göre hangi hastalara daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini belirlemelerini engelliyordu. Eskiden personel, hasta girişleri ve çıkışları hakkında bilgi almak için departmanlara telefon ediyor ve buna göre yatak kullanılabilirliği hakkında kabaca bir tahmin yapıyordu. “Özel olarak uğraşmak gerekiyordu, birçok kez telefon açıyorduk.” diyor Dunstan. Komuta merkezinin tıbbi direktörü Dr. Brad Wilson, yatak tahsisinin genellikle ilk gelenin öncelikli olduğu bir sisteme dayandığını söylüyor: “Genel hasta akışını iyileştirecek görünürlüğe sahip değildik.”

Komuta merkezleri bu farklı veri akışlarını konsolide ettiğinden artık telefona yapışık geçirilen günler sona erdi; bu sistem, personelin yalnızca ekrana bakarak yatak arz ve talebine ilişkin genel bir bakış açısı elde etmesini sağlıyor. Böylelikle komuta merkezi, daha akıllı kararlar alabilmemiz için bize çapraz sistem görünürlüğü sunuyor. Personelin tabletlerinde ve cep telefonlarında da görüntülenebilen sistem, kullanıcıların yatak arz ve talebi hakkında daha fazla bilgi almak üzere hızlı bir şekilde ayrıntıları görebilmesini sağlıyor. Örneğin yatak negatif basınç odasındaki bir erkek hasta için kurulabiliyor, böylece çapraz kontaminasyon riski azaltılıyor. Personel, hastaneye gelen ve enfeksiyon riski yüksek olan bir kardiyak hastası için bu yatağı hızlı bir şekilde atayabiliyor.

Yazılım sadece hiper verimli bir departman düzenleme ve yatak tahsis etme sisteminden ibaret değil. Bunların yanı sıra potansiyel darboğazlardan kaçınıyor, bakıcıların şu anda en acil hastalara öncelik verip odaklanmasına yardımcı oluyor ve veri yığınlarından içgörüler oluşturmak veya Dunstan‘ın söylediği gibi “eyleme dönüştürülebilir zekâdan faydalanmak” için tahmine dayalı analizleri kullanarak sınırlı hastane kaynaklarını koruyor. Örneğin gelen hastaların semptomlarının analizine dayanarak özel bakımın gerekli olup olmadığını tahmin edebiliyor, böylece departmandaki hemşirelerin uygun bir yatak ayarlamasını sağlıyor. Ayrıca yazılım personeli, ameliyat için onay formunu doldurmamış olan hastalar hakkında uyararak iptal edilen bir operasyon nedeniyle zamanın boşa harcanmasını önleyebiliyor. Durum ne olursa olsun, personel hasta akışı ve kaynak tahsisi açısından bir adım önde olabiliyor. Dunstan, daha fazla durumsal farkındalık ve iyi işleyen hasta akışının, günde 400’e kadar hastaya hizmet veren hastanenin acil servis departmanı için nimet olduğunu söylüyor.

NASA tarzı komuta merkezi, NHS’nin dijital yolculuğunda küçük bir adım olsa da Bradford için bu büyük bir adım. Burası, Kuzey Amerika dışında bu gibi bir sinir merkezine sahip ilk hastane. 2016 yılında, Maryland’in Baltimore kentinde bulunan Johns Hopkins Hastanesi GE Sağlık‘ın ilk komuta merkezini açtı, sonraki 18 ay boyunca en acil hastalar için erişimi %78 oranında artırdı ve hastanede yatan hasta sayısı %8 artmasına rağmen hastaların acil serviste bekleme süresini %35 oranında azalttı. Kanada’nın Toronto kentindeki Humber River Hastanesi ve Oregon’un Portland kentindeki OHSU Health de komuta merkezleri açtı ve benzer sonuçlara ulaştı.

Bradford’un kendi komuta merkezi için konuşmak erken gibi görünmesine rağmen BRI hâlihazırda daha hızlı ambulans aktarım süreleri, hasta konsültasyonlarında daha az gecikme, eve daha hızlı geri dönen hastalar ve daha az iptal edilen operasyonlar gibi sonuçlar elde ediyor. Dunstan ve Wilson, tıbbi olarak uygun hastaların hastanede geçirdikleri sürede özellikle ciddi bir azalma görmeyi umuyor. Wilson, bu kez herhangi bir hastanenin idari kapasitesi ve kaynakları üzerinde büyük bir baskı olduğundan bunun iyi bir haber olacağını söylüyor ve ekliyor: “Hastanede olması gerekmeyen kişilerin hastanede bulunması gerçekten kötü bir durum, her anlamda daha fazla risk altındalar: Enfeksiyon, deliryum veya yetersiz beslenme.”

22 yıl önce Kuzey İngiltere’ye taşınan bir Amerikalı olan Wilson, son yıllarda Bradford hastanelerinde 21 gün veya daha fazla kalan hasta sayısını %40 oranında azaltmaktan gurur duyuyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir