İmkânsız Görevler: Çalan Zili Susturmak

27 Ocak 2017

GE, “imkânsız” kelimesini pek sevmiyor. Bu konudaki hassasiyetimizi “duvara konuşmak” sözünü geçersiz kılarken, 2000 derece sıcaklıkta bir kartopunun erimesini engellerken ve bir şimşeği şişeye hapsederken göstermiştik. Bize göre bilim sayesinde “imkânsız” diye bir şey yok.

Bir kere çaldığın zili geri susturamazsın” sözü, yapılan bir şeyin geri alınamayacağı anlamına geliyor. Çünkü zil bir kez çalındığında artık ses dalgalarının yayılmasını engelleyemezsiniz.

Yoksa engelleyebilir misiniz?

İmkansızın peşindeki GE mühendisleri, çaldıkları bir zili tekrar susturup susturamayacaklarını görmek için bu kez Myanmar’ın Yangon şehrindeydi. Bu şehirdeki tarihi çan, yerel insanlar için oldukça önemli. Şehrin merkezindeki büyük tapınaktaki çan çalındığında, tapınağın konumu sayesinde çevre mahallelerden ve hatta oldukça uzak bölgelerden bile duyulabiliyor. Hiçbir şeyin imkânsız olmadığını kanıtlamaya çalışırken susturmak için bu çanı seçmek gerçekten iyi bir seçim, değil mi?

GE mühendisleri, bu görev için hassas akustik cihazlarla yola çıktı. Bu cihazlar denizde gerçekleşen endüstriyel çalışmalarda, sudaki ses dalgası titreşimlerini algılayıp herhangi bir sızıntı olup olmadığını anlayabiliyor. Bunu GE’nin her alanda kullandığı sensörler aracılığıyla gerçekleştiriyorlar. Bu cihazların bu görevdeki kullanımı ise çanın ses düzeyini ölçmek. Bu sayede GE mühendisleri aynı fazda bir ses üretip tekrar çana gönderebilir, çanın ses dalgalarını çaldıktan sonra bile susturabilirler.

Bu deneyin başarısı tabii ki mikrofonlarla doğrulanacak, ancak ölçümü doğrulayan ilginç bir detay daha var: Çanın önünde uyuyan bir bebek. Eğer çan susturulamazsa bebek uyanacak.

Bakalım GE mühendisleri yine bir imkansızın üstesinden gelebildi mi?

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir