İlham Verenler 2: Greta Thunberg

25 Şubat 2020

Yeryüzünün Süper Güçlü Koruyucusu


Lise çağlarında, serde kavak yelleri eserken okulunu kırmayan yoktur. 2018 ortalarında henüz 15 yaşında olan Greta Thunberg de okulunu kırıyordu. Hem de düzenli olarak… Ama onun niyeti arkadaşlarıyla gönlünce vakit geçirmek değil, dünyayı kurtarmaktı.

Greta, her Cuma Stockholm’deki İsveç Parlamentosu binası önüne kamp kurup üzerinde “İklim İçin Okul Grevi” yazan dövizi taşıdı. Başlangıçta yanında sadece birkaç arkadaşı vardı. Çevresindeki kalabalık haftalar geçtikçe arttı. Okul grevleri İsveç dışına taştı. 20-27 Eylül iklim grevleri tarihin en en geniş katılımlı eylemleri oldu: 163 ülkeden ve hatta Antarktika’da milyonlarca kişi iklim grevine gitti.

Greta, eylemlerin simge ismi olarak dünya liderleriyle aynı sahnelerde yer aldı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda konuştu, Papa ile bir araya geldi, Madrid’deki İklim Konferansına katıldı.İklim değişikliği ile yeterince mücadele etmediği gerekçesiyle eleştirdiği ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Lideri Vladimir Putin ile polemiğe girdi . Bir yıl bile geçmeden başlattığı eylem öyle ses getirdi ki, “iklim grevi” Collins Sözlüğü’ne girdi ve hatta “Yılın Yeni Kelimesi” seçildi. Time Dergisi, eylemlerini değil bizzat Greta’yı yüceltmeyi tercih etti, onu “Yılın Kişisi” ilan etti. Son olarak İsveçli Sol Parti milletvekilleri, hem eylem ve hem de söylem açısından çevre eylemciliğinin seyrini değiştiren Greta’yı 2020 Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdi.

Gönülsüz Kahraman

Greta, iki yıldan kısa bir sürede iklim hareketinin simge ismi haline geldi. İsmi ve yüzü duvar yazılarından tişörtlere her yerde görünmeye başladı. Bu yüzden hiç umurunda olmamasına rağmen olası ihlalleri engellemek ve fırsatçıların önüne geçmek için isminin marka tescilini almak zorunda kaldı.

Şöhret Greta’nın umrunda olmadığı gibi, bundan oldukça rahatsız olduğunu saklama gereği de duymadı. Kendisine ödül vereceğini açıklayan İskandinav Konseyini, “Şimdi ödülün değil harekete geçmenin zamanı” diyerek reddetti. Dünya Ekonomik Forumunun Davos toplantılarına katıldı ama zirveye katılan siyasiler ve iş dünyası liderlerini “çok konuşup hiçbir şey yapmamakla” suçladı.

Süper Güçlü Greta

Greta’nın uluslararası alanda parlamasının nedeni de bu: Düşüncelerini karşısındaki kişilerin güç ve mevkilerini göz ardı ederek açık yüreklilikle ifade ediyor. Bunda Asperger sendromunun etkisi olabilir. Otizmin bir türü olan Asperger sendromu, kendini sosyal iletişim sorunlarıyla gösteriyor: Thunberg gibi kalabalıklardan hoşlanmıyorlar, laf olsun diye asla konuşmuyorlar ve konuştuğundaysa kısa ve anlamı net cümleler kuruyorlar. Asperger sendromlular kişilerin sosyoekonomik statülerini yansıtan kıyafetler, simgeler, konuşma tarzı veya beden dillerinin farkına varmıyor ve bu nedenle önem vermiyorlar.   

Thunberg’in Asperger sendromundan mustarip olduğu henüz 12 yaşındayken anlaşılmıştı. Bir yıl önce bir öğreteni sınıfta aşırı iklim olayları, seller ve açlık çeken kutup ayılarına ilişkin bir film izletmişti. Tüm öğrenciler gibi Greta da izlediklerinden etkilenmişti. Ancak diğer arkadaşları hayatlarına devam ederken Greta derin bir depresyona girmişti. Aylarca yemek yemedi. Konuşmayı kesti. Öyle ki büyümesi kesintiye uğradı. Bu yüzden bugün bile 17 yaşından çok 12 yaşındaki bir çocuğun bedenine sahip. Greta, iklim eylemlerine başladığında anne ve babası önceleri endişelendi. Ancak kızlarının mutlu olduğunu, yemek yemeye ve konuşmaya başladığını görünce okulu asarak eylemler düzenlemesine izin verdiler.

Asperger sendromu Greta için bir dezavantaj olmadı. Hatta ona göre kendisine bir “süper güç” verdi. Kimi yorumcuların onun Asperger sendromunu hatırlatıp “derin sorunları olduğunu iddia etmesine Twitter’da yanıt verirken, kendisiyle aynı durumda olanlara ilham veren şu ifadeleri kullandı: “Sizden nefret edenler görünüşünüz ve farklılıklarınızla uğraşmaya başladığında, gidecekleri başka yer kalmamış demektir. Ve bu durumda da kazanmakta olduğunuzu anlarsınız! Benim Asperger sendromum var ve bu da bazen normlardan biraz daha farklı olduğum anlamına geliyor. Ve doğru şartlar oluştuğunda farklı olmak bir süper güçtür.

“Evimiz Yanıyor”

Özel durumu Greta’ya iklim eylemlerinde sıradışı bir belagat gücü ve sarsılmaz bir duruş sağlıyor. Siyasi nutuklara, diplomatik veya siyaseten doğrucu tavra karşı çıkıyor. Mesajlarını son derece yalın ifadelerle ama içten ve güçlü biçimde ifade ediyor. “Evimiz yanıyor” diyor ve iklim değişikliğine karşı bir an önce eyleme geçilmesini istiyor.

Greta soğukkanlı bir konuşmacı. Nadiren öfke ve duygusal patlamalar yaşıyor. Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu paralelinde düzenlenen iklim zirvesinde gözyaşlarına zor hakim olarak yaptığı konuşma onlardan biriydi ve bu nedenle hafızalara kazındı:

“Benim burada olmamam gerekiyordu. Okyanusun öteki tarafında okuluma gitmem gerekiyordu. Boş sözlerinizle benim hayallerimi ve çocukluğumu çaldınız. Ama buna rağmen şanslılardanım. İnsanlar acı çekiyor. İnsanlar ölüyor. Bütün ekosistem çöküyor. Kitlesel bir yok oluşun başlangıcındayız. Ve bütün konuştuğunuz para ve ekonomik büyüme masalları. Bize böyle bir gezegen bırakmaya nasıl cüret edersiniz?

Greta Thunberg, bir siyasi partinin veya sivil toplum örgütünün lideri değil. Bir bilim insanı, milyarder bir işadamı, küresel meselelere duyarlı bir prenses ya da pop yıldızı da değil. Greta henüz reşit bile olmadı. Yani kanunlara göre çocuk. Hem de sıradan bir çocuk. Buna karşılık doğru bildiğini, kişisel beklenti içine girmeden, yan yollara sapmadan, geri adım atmadan savunmayı biliyor. Bu nedenle yeni neslin simge isimlerinden biri oldu. Ama daha önemlisi, yeni bir tip çevre aktivizminin öncüsü oldu.

Greta ilk iklim hareketi lideri değil. Bu uzun mücadelede son lider de olmayacak. Ama uluslararası sistemlerin çözüldüğü, ülkelerin çıkarları için sınırlarının içine gömüldüğü bir dönemde, tüm insanlığı ilgilendiren sorunların çözümü için kitleleri harekete geçirecek bu tür eylemcilere dünyanın ihtiyacı olacak.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir