Hem Bir Anne Hem Bir Genel Müdür #NedenOlmasın?

26 Aralık 2018

GE, 2020 yılına geldiğimizde 20.000 kadın çalışana ulaşmayı ve bu sayede şirkette çalışan kadınlarla erkeklerin oranını eşitlemeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda paydaşı BinYaprak ile birlikte, GE’nin kadın mühendislerinin ve liderlerinin ilham verici hikâyelerini, GE Türkiye Blog üzerinden tüm kadınlara ulaştırıyor. Bugün size GE Sağlık Türkiye Genel Müdürü Yelda Ulu Colin’den bahsedeceğiz.

Ankara doğumlu olan Yelda Ulu Colin, liseyi Ankara’nın köklü okullarından Atatürk Anadolu Lisesi’nde, Üniversiteyi ise ODTÜ Çevre Mühendisliği bölümünde bitiren ve Ankaralı olmaktan her zaman gurur duyan bir lider.

Üniversiteye hazırlandığı yıllarda tek hayali ODTÜ’de okumak olan Colin; çevreye olan duyarlılığını, sosyal yönlerinin güçlü oluşunu ve çevre ile ilgili çalışmaların giderek daha da fazla artmasını değerlendirerek çevre mühendisliği bölümünü seçiyor. Üniversitede okurken yaptığı stajlardan birinde gösterdiği yüksek performans, okuldan mezun olur olmaz onun için bir iş fırsatına dönüşüyor. Bu tecrübesinden yola çıkarak Colin, tüm üniversite öğrencilerine yaptıkları stajları ciddiye almalarını tavsiye ediyor çünkü öğrencilerin staj performansı ne kadar yüksek olursa, stajın kalıcı bir işe dönüşme olasılığı da o kadar artıyor. Mezun olur olmaz işe başlayan Colin, o dönemde bir yandan da hava kirliliği konusunda master çalışması yapmaya devam ediyor.

Colin’in çevre mühendisliğinden sağlık sektörüne geçişi ise proje mühendisliği yaparken ağırlıklı olarak ofiste olmanın, sahada olamamanın kendisine göre olmadığını fark etmesiyle başlıyor ve işini değiştirmek istiyor. Bu sırada başka bir sektörden bir teklif geliyor ve yapabileceğine inanarak teklifi kabul ediyor. Gelen teklif bir sağlık şirketinde satış ve pazarlama pozisyonu. İlk başta zorlayıcı bir değişim gibi gelse de Colin mühendisliğin verdiği teknik bilgi ile sosyal yönünü birleştirerek bu işte kısa sürede başarılı oluyor. Bu durumu da “Neden olmasın dedim. Bence kendimize güvenmeli ve konfor alanımızın dışına çıkmaktan çekinmemeliyiz” diyerek açıklıyor.

Kız çocuklarının eğitiminde ailenin çok önemli bir yeri olduğuna inanıyor. Ekonomist olan anne ve babasının bu konuda onun için büyük bir şans olduğunu söylüyor. Babasının gittiği her yere “kız çocuğu” olarak görmeden yanında götürdüğü ve balık tutmaktan futbol oynamaya kadar her etkinlikte yer almasını sağladığı için özgüveninin bu denli güçlü olduğuna inanıyor. O, kendi deyimiyle hiçbir zaman kadın olduğu için daha geride durmuyor.

Colin çalışan bir anne olmanın getirdiği sorumluluğu şu şekilde açıklıyor; “Annem ekonomist. Çalışan anne, çalışan kadın figürü onun sayesinde hayatımda yer edindi. Şimdi benim kızım da karşısında çalışan, iddialı bir kadın figürü görüyor. Vakit ayırma konusunda çok iyi örnek olamasam da kadının iş hayatındaki rolü açısından onlara iyi bir örnek olduğumu düşünüyorum.”  

Colin’in en büyük hayali her alanda daha fazla kadının yer alması. Ona göre kadının olduğu yerde daha fazla uzlaşı oluyor. Bu yüzden liderlik ve politika da dâhil tüm alanlarda daha fazla kadın çalışan olması gerektiğini savunuyor. GE’nin temel hedefi 50:50 oranını yakalamak olsa da Colin’e göre bu sadece GE’de değil, tüm şirketlerde olması gereken bir vizyon diyor.

Colin’in kadınlara ve yeni mezun kız öğrencilere en önemli tavsiyesi çekingen olmamaları ve geride durmamaları. Colin, erkeklerin iş yaşamında kadınlardan daha önde görülmelerinin bir sebebinin de, erkeklerin daha cesur olup her şeye yapabilirim diye daha rahat öne atılmalarına bağlıyor. Kadınların iş yaşamında daha istekli ve hırslı olmaları gerektiğine inanıyor. Hırsıyla ve çalışkanlığıyla 1,64 boyuyla bile okul yıllarında basketbol takımında oynadığını aktaran Colin, yeterince isteyip çaba gösterince her şeyin yapılabileceğini söylüyor.

Yelda Ulu Colin, konuşmasını şu sözlerle noktalıyor: Ben yaparsam, sen de yaparsın!

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir