“GE’nin Teknolojisine de Servisine de Güveniyoruz!”

25 Kasım 2013

Liv Hospital’da tıbbi teknoloji açısından en büyük tedarikçimiz GE Healthcare oldu, ancak bundan çok önce başlayan bir ilişkimiz var GE ile. Medical Park olarak 95’li yılarda kurulan bir grubuz. O zamandan beri irili ufaklı çok sayıda GE ekipmanı hastanelerimizde mevcuttu. Liv Hospital’da radyolojide MR, tomografi ve dijital mamografide GE ekipmanlarını kullandık. Ayrıca ameliyathane ve yoğun bakım ünitelerinde GE’nin ekipmanları anestezi, vantilatör, monitör ve ultrason gruplarının tamamı, gerek üç boyutlu gerek dört boyutlu ultrasonlar, çok dedike teşhis ve görüntüleme cihazları, tamamı GE markası. Dolayısıyla aslında hastanemizin ana omurgasını GE ile yapmış olduğumuz çalışma oluşturuyor.

5’li yıllardan bu yana hem Medical Park hem de Liv Hospital tıbbi teknolojisi ve altyapısı için GE ekipmanları kullanmayı tercih eden Medical Park ve Liv Hospital Biyomedikal ve Teknik Servisler Direktörü Özgür Dumlu, bu işbirliğine yönelik düşüncelerini paylaştı.

İleri teknoloji ve servis avantajı 

Yüksek teknoloji cihaz kullanıyorsanız, bu cihazların vermiş olduğu avantajları, servis avantajlarını da kullanmanız lazım. En önemlisi uzaktan servis verilebilme imkânları. Bu tür ekipmanlar, şu anda içlerinde bulunan yüzlerce sensör vasıtasıyla problemleri veya muhtemel problemleri önceden haber vermek suretiyle cihazların uzun bir süre arızasız hizmet vermesini sağlıyor. Bizim için en önemli şey cihazın arızasız çalışması. Henüz arıza göstermeden zamanında bakımlarının yapılması, dolayısıyla hiçbir zaman hastalarımıza cihazımızın arızalı olduğu söylememek bizim için önemli, çünkü teşhis ve tedaviye dönük cihazların bir ikincisi elimizde yok. Acil durumlar var, hastane 365 gün 7/24 çalışıyor. Bunun için uzaktan bağlanarak, uzaktan servis verilebilmek çok önemli. Biz 7/24 çalışıyoruz ama servis mühendisleri 7/24 çalışmıyor, doğal olarak herkesin bir mesai zamanı var. Fakat GE’nin uzaktan bağlanabilme hizmeti sayesinde mühendis nerede olursa olsun hastaneye bağlanıyor, problemi tespit edip mevcut teknisyenlerimiz ka- nalıyla sistemi çok rahat etkin kılabiliyorlar. Biz bunu ölçebiliyoruz da. Genellikle büyük oranda basit arızalar olur, büyük arızalar çok az çıkar. Bunların tamamını biz hasta- nemizde bu şekilde çözüyoruz. Cihaz bakımlarının da zamanında yapılması servis acısından özellikle dikkat ettiğimiz bir konu. GE servis ekibi bu konuda çok titiz.

Tıbbi altyapı kurulum süreci 

Liv Hospital projesine ilk konsept olarak başladığımızda önce nasıl bir hastane istediğimizi hayal ettik. Hitap edeceğimiz hasta kitlemizi, özellikle tedavi edeceğimiz hastalıkları, ne tür teşhis ve tedavileri bu hastanede yapacağımızı öncelikle düşündük. Ve biz burada hangi teknolojileri kullanırsak bu iş için en doğrusunu yapmış oluruz diye sorguladık. Çünkü bizler sonsuz değil, sınırlı bütçelerle çalışıyoruz. Sınırlı bütçeleri, en doğru, en efektif, en optimum şekilde kul- lanmak durumundayız. Bu bütçede doğru dağılım yapmak zorundayız. Bazı cihazları çok üst düzey alıp diğer bazı cihazları çok alt düzey alırsak, hastanenin genel konseptini, genel ağırlığını bozmuş oluruz. Dolayısıyla bütün hastaneyi aynı teknolojik düzeye getirebilmek için doğru bir dizayn yapmamız gerekiyordu. Liv Hospital’da birinci hedefimiz teşhis edemediğimiz hiçbir hastalık olmasın düşüncesiydi, biz burada referans hastane olma kaygısıyla yola çıktık. Referans hastane olabilmeniz için yapamadığınız şeylerin en alt düzeyde olması, bunun için de elinizdeki imkânların mümkün olan en üst düzeyde olması gerekiyordu. Yaklaşık 1,5 sene boyunca biz bu hastanenin konfigürasyonunu, ekipman teknolojik altyapısını çalıştık. Gerçekten çok yoğun geçen bir çalışma dönemiydi, ama bunun arka planında 7 yıllık bir Medical Park tecrübesi var.

Günün sonunda elde ettiğimiz şey şu oldu: Biz GE ile beraber hem hayalimizi çalıştık hem de bir konfigürasyon dosyası çıkardık ve bunu kendi hekimlerimizle tartıştık. Bu konfigürasyondaki, bu teknolojik altyapıdaki cihazlarla biz neler yapabiliriz, 3 sene, 5 sene sonra neler yapabiliriz, neler yapamayız? Bütün bunları tartıştıktan sonra, geldiğimiz noktada GE ile çok ciddi bir altyapı kurguladığımızı düşünüyorum. Bu kurgunun sonucunda bugün bütün hekimlerimiz aşağı yukarı bu teknolojilerin tamamını kullanabilecek ve kullandırabilecek, gelen hastalarımızı tamamı ise bundan istifade edebilecek durumda. Biz bütün altyapıları kurgularken bugünkü durumu da hayal etmiştik. Diğer tarafta kurulumdan sonra eğitimler başladı. Eğitimlerde gerek yurtiçi gerek yurtdışı eğitmenlerin, aplikasyon uzmanlarının gelmesi bizim için çok önemliydi ve bu konuda da ciddi bir destek aldık GE’den.

Hayalin ötesinde…

Ama bizim hayallerimizin ötesine geçen çok güzel gelişmeler de oldu. Özellikle yurtdışı bağlantıları sayesinde, yurtdışındaki hekimlerin eğitim sağlayabileceği bir ortam oluştu burada. Bugün burada canlı cerrahi operasyonlar yapıyoruz, internet üzerinden canlı olarak sunabiliyoruz. Eğitim verebiliyoruz, yaptığımız işleri dünyaya gösterebiliyoruz. Bunlar çok önemli teknolojiler. Bu teknolojileri almak bir şeydir, para harcarsınız, yatırım yaparsınız ama bunu kullanacak hekim kadrosu da sunmanız lazım. Liv Hospital’da gerçekten böyle bir hekim kadrosu oluşturduğumuzu da düşünüyoruz. Bütün dünya için hem bilim hem bilgi hem de yeni uygulamalar anlamında çok fazla üretici bir ortam meydana getir- miş olduk. Burada GE’nin katkısı çok fazla, geldiğimiz noktada GE ile beraber çok daha ileriki projeleri konuşulabilme durumuna geldik, Türkiye’de henüz daha olmayan işleri konuşabiliyoruz artık. Ülkenin en büyük gruplarından biri olarak sektörün önünü açacak, bilimsel, klinik ve teknolojik açıdan bir vizyon ortaya koyacak yapının kurgulanması gerekiyor. Bu rolün gereğini yerine getirmeye çalışırken GE bizim için çok iyi bir partner oldu. Umarım bundan sonra yine GE ile beraber çok daha yoğun bir çalışmayla ilerleriz.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir