GE’nin “CSI” Ekibi, DNA Analizi Takibi İçin Çalışıyor!

18 Haziran 2018

New York, Niskayuna’daki GE Global Araştırma Merkezi’nin kalbinde yer alan laboratuvar adeta “CSI” dizisinin setine benziyor. Bir fotokimya uzmanı, iki moleküler biyolog ve bir biyokimya uzmanı olmak üzere dört bilim insanından oluşan bir ekip, suç mahalindeki DNA izlerini analiz etmek üzere dünyanın dört bir yanındaki dedektifler tarafından kullanılan en önemli araçlardan birini çalıştırmak için sıkı bir çalışma sürdürüyor.

Bu tarz televizyon programlarına ilgi duyuyorsanız, olayın nasıl gerçekleşeceğini az da olsa biliyorsunuzdur: Adli tıp uzmanları suçluların kapı kollarında, masaların üstünde ve diğer yerlerde bıraktığı adli tıp örneklerini toplamak için suç mahallinde kulak çöpüne benzeyen pamuklu çubuklar kullanırlar.

Fakat işin bilinmeyen tarafı, toplanan örneklerin mahkemede temel kanıt olarak kullanılabilmesi için anlamlı ve belirleyici olması gerektiğidir. Bunun nedeni, mevcut örnek çubuklarının iyi ve yeterli düzeyde örnek almasına rağmen, toplam örnek miktarının adli tıp analizi için her zaman yeterli olmamasıdır. GE’de moleküler biyoloji uzmanı olarak çalışan ve ekibin bir parçası olan John Nelson: “Yaptığımız testler, pamuk kullanıldığında örneklerin bir kısmının kaybolduğunu ve toplanan kanıtların tamamını boşa gitmeden kullanmamız gerektiğini gösteriyor.” diyor. Münferit hücre seviyesine kadar inilmesi gerekiyor.

DNA adli tıp çalışmaları, suçların çözülmesinde, özellikle de çözülemeyeceği düşünülen vakaların çözüme kavuşturulmasında hukuki yaptırım konusunda faydalanılacak güçlü bir araç. DNA adli tıp çalışmaları sayesinde yaklaşık kırk yıldan bu yana yakalanamayan ünlü Golden State Katili sonunda adalete teslim edildi. İlginç bir şekilde bu olay 25 Nisan tarihinde, yani Ulusal DNA Günü’nde gerçekleşti. Değerli bilgiler sağlayan DNA’nın adli tıp örneklerinden yeterince toplanamaması, gelişmiş örnek toplama yöntemi ile nasıl daha fazla suçun çözüme kavuşturulabileceği sorusunu akıllara getiriyor.

GE ekibi, daha çok suçun çözülmesini sağlayacak ve iz örnekleme çalışmalarında kullanılacak yeni bir örnek çubuğu geliştirmek üzere çalışıyor. Ekip, Ulusal Adalet Derneği’nin sağladığı 500.000 dolar değerindeki katkı ile polimer malzemeler, DNA analizi ve biyokimya konularında sahip oldukları uzmanlığı bir araya getirerek çözüm geliştirmeye çalışıyor. Yapılan ilk testlere göre bu yöntem, kullanılan mevcut yöntemlere göre çok daha hassas. GE laboratuvarlarında kıdemli bilim insanı ve kimyager olarak görev yapan Arunkumar Natarajan, “Çubuk için pamuk kullanmak yerine, örnek toplamaya yönelik ve dokusu pamuk helvaya benzeyen özel bir lif geliştirdik.” diyor. Pamuğun aksine, doğru dalga boyundaki ışığa maruz kaldığında, örneği ortama bırakmak üzere çözülüyor. Toplanan örnek miktarının tamamını içine çekip, daha sonra serbest bırakan bu lifle iz miktarı daha etkili bir şekilde analiz edilebilir.

Ekip üyelerinin her biri, birçok sanayi sektörünü kapsayan çeşitli projelerde görev aldı. Natarajan, yakın geçmişte GE uygulamaları için 3D bağlayıcı jet teknolojisi geliştirmek üzere GE Havacılık ve GE Katmanlı İmalat bölümleri ile çalıştı. Diğer ekip üyeleri ise sağlık sektöründe, aşı geliştirme konusunda yeni yöntemler üzerine çalışıyor, diyabet gibi kronik hastalıkların tedavisine yönelik olarak son teknoloji tıbbi biyoelektronik araçlar keşfediyor ve doku biyopsilerini daha eksiksiz bir şekilde analiz etmek için farklı yöntemler buluyor. Natarajan, iz örnekleme fikrinin, gün içinde pek çok kez GE laboratuvarları koridorlarında gerçekleşen tartışmalar sonucunda şans eseri gündeme geldiğini belirtiyor: “DNA teknolojisi konusunda en önemli uzmanlardan biri olan John Nelson ile adli tıp hakkında konuşuyordum. Birlikte bu yeni örnek toplama işlemini oluşturmak için malzeme uzmanlığı ve biyolojiyi en basit yöntemlerle bir araya getirdik.”

Bir sonraki adım, University of Akron’da polimer kimya alanında uzmanlaşan Profesör Abraham Joy ile iletişime geçmekti. Joy ve Natarajan, ışığa duyarlı bir lif geliştirmek için bir plan sundu ve alınan finansal desteği bu lifin üretiminde kullandı. Nelson, “Emniyet teşkilatları yıllardır bu tarz bir atılım bekliyordu. Artık iz örneklerini daha etkili bir şekilde analiz etmemizi sağlayan bir malzeme var.” diyerek buldukları bu malzemenin önemini vurguluyor.

Kimyager Sireesha Kaanumalle ve moleküler biyolog Wei Gao ise “CSI” ekibini tamamlayan diğer üyeler. Kaanumalle’ye göre kullanılan malzeme adeta büyülü. Oluşturulan bu özel polimer malzemesi doğal güneş ışığı altında hiç çözünmüyor.  Işığın belli dalga boylarına maruz kaldığında ise polimer tamamen çözünüyor. Bu işlem DNA’yı hiç etkilemiyor. Kimyanın mucizeleri iş başında,” diye sözlerine devam ediyor Gao.

Ekip, çubukta kullanılacak malzeme, yapılacak işlem ve üretim aşaması için patent aldı. Bir sonraki adım, saha çalışmalarıyla beraber adli tıp teknolojisini test etmeye başlamak. Amaç bu vakayı tamamen çözüme ulaştırmak ve emniyet güçlerine suçları çözerken daha iyi bir DNA analizi sunmak.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir