GE’nin Blockchain Teknolojisi ve Sağladığı Faydalar – I

30 Temmuz 2019

Bitcoin ile hayatımıza giren “blockchain” son dönemde pek çok alanda karşımıza çıkıyor.

Blockchain tanım olarak tüm dijital işlemlerin kaydını tutan bir dijital muhasebe defteri veya “güven protokolü” olarak biliniyor. İlk ortaya çıktığında başta Bitcoin olmak üzere Ethereum, Ripple, Neo Coin, Litecoin ve Nebulas gibi 200’ün üzerindeki farklı kripto para biriminin bütün işlemlerinin güvenli bir şekilde kayıt altına alınması için kullanılan blockchain, kısa sürede teknolojik alanda ortaya çıkmış birçok soruna da çözüm üretme potansiyeli sundu. Bu teknolojiyi kullanan endüstrilerde hem maliyetler düştü hem de çok daha kaliteli ve güvenli bir hizmet verilebildi.

Kullanımın artmasıyla birlikte, küresel blockchain pazarı da büyüdü. Bazı araştırma firmalarına göre, 2017’de 411,5 milyon dolar pazarı olan blockchain teknolojisinin, artan büyüme hızıyla 2025 öngörüsü olan 28 milyar doları aşabileceği düşünülüyor.

Tüm kripto para akışının güvenliğini sağlayan blockchain teknolojisi, finans ve ekonomi alanının konusu olmakla kalmıyor başka alanlara uygulanabilirliği de birçok endüstri açısından tartışılıyor. Enerji endüstrisinden sağlığa kadar birçok alanda blockchain kullanımı için bir yer bulunuyor. Bu nedenle blockchain’in, farklı endüstrilerin dönüşümünde nasıl önemli bir rol oynayabileceğine örneklerle göz atmakta fayda var.

Enerji Endüstrisinde Blockchain

Son dönemin popüler konusu blockchain teknolojisi bir süredir enerji endüstrisinin de gündeminde bulunuyor. Blockchain, enerji alanında verilerin kaydı ile güvenliğinin artırılması, akıllı kontratlar ve üçüncü taraflara ihtiyaç duyulmayan iş modellerinin geliştirilmesi gibi konularda yüksek bir potansiyel sunuyor. Gelecekte özellikle elektriğin tedariği, üretimi ve dağıtım alanlarında birçok uygulama ile birlikte akıllı sayaç, akıllı ev cihazları uygulamaları, varlıkların, işlemlerin ve ödemelerin doğrulanması, kontrol edilmesi, karbondioksit sertifikaları gibi konularda blockchain kullanımının mümkün olabileceği düşünülüyor.

New York Niskayuna’da bulunan GE Global Araştırma Merkezi’ndeki ekipler, bitcoin ve blockchain’in şirket için nasıl bir fark yaratabileceğini araştırıyor. Bu alanda birçok çalışma yapan GE Global Araştırma mühendisleri, tüketicilerle elektrik üreticilerini rüzgâr ve güneş enerjisi santralleriyle desteklenen pillerle bağlamak için blockchain teknolojisini kullanmanın yollarını arıyorlar. GE Global Araştırma Baş Mühendislerinden John Carbone, “Güvenilirliği ve yenilenebilir enerjiye erişimi artıracak şekilde herkesi bir araya getirmeye çalışıyoruz.” diyor.

GE, güvenilirliğe ve yenilenebilir elektriğe erişimi artıracak şekilde blockchain’i gündemine alıyor. GE’nin “yenilenebilir enerji blockchain”i bataryalarda depolanan ve kullanılan enerjinin takip edilmesini sağlıyor. Bataryalar ve diğer hibrid depolama çözümleri zaten dünya çapında yayılım halinde. GE‘nin “yenilenebilir enerji blockchain” çözümü, Bitcoin veya Ethereum cüzdanınızdaki kripto paralar gibi, bataryalarda depolanan ve piyasaya sürülen güç miktarının izlenmesine, şebekedeki talebin takibine ve elektrik satın almak ve satmak için akıllı sözleşmeler yapılmasına olanak tanıyor. Bu sayede şebekede ortaya çıkan ihtiyaçlar izlenerek akıllı sözleşmeler yardımıyla elektrik satılabiliyor. GE Global Araştırma Merkezi Sistemler Mühendislik Laboratuvarı Baş Mühendisi Ben Beckmenn bu uygulamayı, “Kilovatlarca enerjiyi akıllı sözleşmelerle ve dijital para birimleriyle satın alırken bataryaların aşırı çalışmasından veya ihtiyacınızdan fazlasını tüketmekten endişe duymanıza gerek kalmıyor.” sözleriyle yorumluyor.

Başka bir deyişle, aküyü gereğinden fazla çalıştırmamak veya ihtiyacınız olandan daha fazla güç tükettiğinizden haberdar olmak için, dijital bir para birimi ile akıllı bir sözleşme uygulayabilirsiniz. Böylelikle anında kilovatlarca enerji satın alabilir veya satabilirsiniz ve tüketiminizi kontrol edebilirsiniz.Sistem; batarya sahiplerinin, bataryanın enerji alışverişiyle ilgili kuralları belirlemesine de izin veriyor. Geceleri rüzgârlı ve talep düşük ise batarya şarj kapasitesini azaltabilir, kendini şarj edebilir veya düşük bir fiyata güç sağlayabilir. Blockchain sayesinde faydayı optimize etmek, enerji alımından ve satışından para kazanmak mümkün olabilir.

Yapılan araştırmalardan aldıkları destekle New York’ta küçük bir mahallede oturan bir grup insan blockchain destekli kendi mikro enerji şebekelerini kurdu bile. Zaman içinde beş farklı binada kurulan güneş enerji sistemleriyle ürettikleri elektriği komşularıyla paylaşarak 2016 yılında ilk enerji satışlarını gerçekleştirdiler. Brooklyn merkezli enerji firması LO3 Enerji’nin de yardımıyla kurulan Brooklyn Mikro Şebekesi blockchain ve RFID çip destekli bir teknoloji ile satış işlemlerinin kaydını tutuyor.

New York küçük ölçekli çalışmaların yanında daha büyük kapsamlı blockchain araştırmalarına da ev sahipliği yapıyor. New York’ta bulunan dört büyük enerji dağıtım şirketi de paylaşımlı blockchain teknolojisinin tüketicilere sağlayacağı faydaları araştırma konusunda oldukça heyecanlı.

Enerji dağıtım firmaları mevcut birçok süreç için otomatik işlem formlarına sahip. Toptan satış pazarı, dış enerji tedarikçileri, güneş enerjisi firmaları, düzenleyiciler ve daha fazlası bu süreçlerde bulunuyor. Akıllı hâle gelen altyapılar ve cihazlar değişen enerji dünyasında artan müşteri aktiviteleriyle şebekede çok büyük veriler yaratıyor. Blockchain teknolojisinin de yardımıyla artan yoğunluğun düzenli, güvenli ve kontrollü hale getirilmesi amaçlanıyor. Teknolojiler olgunlaştıkça ve geliştikçe blockchain teknolojilerinin de sağlayacağı uyum merak uyandırıyor.

GE, blockchain teknolojisi ile ilgili enerji endüstrisi uygulamalarında yapılan farklı ortak çalışmalara da katılarak bu konuya gösterilen önemi ortaya koyuyor. GE Enerji’nin katıldığı ve Alman Enerji Ajansı Deutsche Energie-Agentur (DENA) tarafından yönetilen bir çalışmada farklı blockchain uygulamalarının enerji endüstrisindeki güvenlik ve ekonomik etkileri araştırılıyor. Çalışmanın sonuçlarının bu yıl içinde açıklanması bekleniyor.

Blockchain Teknolojisinin Sağlık Endüstrisindeki Etkileri

Blockchain teknolojisinin sağlık endüstrisine katkıları da birçok alanda olduğu gibi değerli. Medikal cihazların takibi, klinik deneyler, ilaç takipleri ve sağlık sigortaları bu alanların başında geliyor.


Hastaneler, blockchain altyapısı ile medikal cihazların takibini yaparak cihazın ömrü boyunca gerçekleşen bütün işlemleri izleyebilir. Bu yolla toplanan bilgiler zaman içinde hasta güvenliğini artırmak ve doğru pazar analizlerini elde ederek etkili tasarruf sağlamak için kullanılabilir.

İlaç endüstrisinde blockchain kullanımı ise sahte ve onaylanmamış ilaçların yarattığı risklerin önüne geçebilir. Medikal cihazların takibinde olduğu gibi ilaçlar için kullanılacak akıllı sözleşmeler oluşturulabilir ve ilaç kutularına entegre GPS sistemleri gözetim zincirleri ile birleştirilerek ilaçların takibi sağlanabilir.

Bu endüstride zorluklar yaşanan bir diğer alan da klinik testler. Bu çalışmalarda ortaya çıkabilecek sahte sonuçlar ve verilerin ortadan kaldırılması, araştırmanın ve fon kaynağının amacına aykırı durumlar yaratabilir. Blockchain teknolojisi bu zorluklarla mücadelede büyük fayda sağlayabilir. Bu sayede çalışmaların güvenilirliği ve bütünlüğü güçlenerek değerlenebilir.

Blockchain teknolojisinin bir diğer etkili olduğu alan da sağlık sigortaları. Sigortalının yaşadığı olayların detaylı takibi ve geliştirilmiş raporlanması sigorta işlemlerinde otomasyonu güçlendiriyor. Bu sayede sözleşmeler en doğru içerik ve kapsamlarla hazırlanarak otomatik olarak ödeme işlemleri gerçekleşebilir.

GE, sağlık endüstrinde blockchain uygulamalarına oldukça önem veriyor. GE Sağlık, travma, kardiyoloji ve onkoloji alanlarında medikal gözlem, hasta izleme ve ekipman kontrollerinde klinik verimliliği sağlamak için çarpıcı bir inovasyon başlattı. Blockchain, 3D yazıcılar, robotlar, yapay zekâ ve makine öğrenmesinin desteğiyle daha iyi tedaviler sağlandı. Bu teknolojilerle artık daha kolay erişilebilen ekonomik teşhisler de mümkün.

Yazımızın gelecek hafta yayımlanacak ikinci bölümünde ise dijital dönüşüm ile birlikte blockchain teknolojisinin, küresel tedarik zincirine ve havacılık endüstrisine katkılarını sizlerle paylaşacağız. Herkese keyifli haftalar!

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir