GE’nin Atlanta’daki Yeni Dijital Merkezinde Olası Tüm Riskler İzlenebiliyor

3 Eylül 2018

Justin Eggart ve takım arkadaşları beklenenin dışında bir şeyler olduğunu fark ettiklerinde Atlanta’daki GE Enerji Gözetleme ve Kontrol Merkezi’nde vardiyalarının yarısındaydılar. Türünün en büyüğü olan bu merkez NASA’nın görev kontrol merkezinin küçük bir versiyonuna çok benziyor. Sayamayacağınız kadar bilgisayar ve duvardan duvara gerçek zamanlı çalışma koşullarını gösteren LED ekranlar, 950’den fazla enerji santralinin içerisindeki 5.000 türbini, jeneratörleri ve diğer ekipmanları izleyerek 75 ülkede 350 milyon kişiye hizmet veriyor.

Makinelere bağlı 1 milyon sensör her gün, buluta ve doğrudan makinelerdeki bilgisayarlara 200 milyar veri göstergesi gönderiyor. Eggart ve takımı, karmaşık yazılım ve “Dijital İkiz” teknolojisi (enerji santrallerinin sanal versiyonu) ile verileri küçük parçalara ayırıp anormallikleri analiz ediyor. Eggart “Algoritmamız diğer insanlara ses gibi görünen veriler üzerinde analiz yapabiliyor” diyor ve bu ses ile tahminler yürütmelerini sağlayan modelleri görebileceklerini söylüyor.

Bir öğleden sonra, merkez tarafından izlenen enerji istasyonlarından biri normal çalışıyor olarak gözükmesine rağmen uyarı sinyali verdi. GE Enerji Servisi biriminde Filo Yönetimi Teknolojisi Genel Müdürü olan Eggart o günü anlatırken “Santral hiçbir şey hissetmedi, hiçbir şey duymadı ve hiçbir şey görmedi ama biz bir şey olduğunun farkındaydık” diyor.

Şüpheye düşen GE mühendisleri, hemen elektrik santrali operatörünü aradılar, çünkü onlar halen daha bir sorun olduğunu farketmemişti. Bir dahaki bakım programında türbin yatağı ile yakından ilgilenmelerini istediler. Ve Eggart haklı çıktı. Türbin operatörleri bakım esnasında yatak için doğru motor yağının kullanılmadığını ve bu yüzden bozulabileceğini fark ettiler.

Bir problemi erken tespit etmek elektrik santrallerinin para kaybetmesinin büyük ölçüde önüne geçiyor. Elektrik santralleri ile şebeke arasındaki herhangi bir kesinti veya sekme durumunun karşılığı 50.000$ vergi cezası olabiliyor. Diğer taraftan, operatörler elinde yedek parça olmadığında bakımı gerçekleştiremeyeceği için günlerce hatta haftalarca santral çevrimdışı kalabiliyor. Tesis çevrimdışı kaldığında vergi cezasının yanı sıra ek olarak kazanç da sağlanamadığı için toplam mali zarar milyonlarca dolara dönüşebiliyor. Tespit edilemeyen bir yağ problemi, çok daha büyük kayıplara yol açabilir.

Eggart’ın ekibinin kullandığı teknoloji, her yıl yüzlerce benzer problemi tespit edecek kadar akıllı. Fakat 2017’nin sonlarından itibaren, Predix’de GE Dijital’in endüstriyel internet için geliştirdiği yazılım platformu olan yeni bir beyin çalışmaya başladı. “Beyin” GE’nin yeni Varlık Performans Yönetimi yazılım uygulaması ve bu uygulama müşterilere kesintiyi tetikleyebilecek herhangi bir sorun oluştuğunda daha önceden uyarı verecek. “Beyin” aynı zamanda GE mühendislerinin ve müşterilerini, notları gerçek zamanlı olarak karşılaştırmasını ve sorunları, onlar ortaya çıkmadan tespit etmesini kolaylaştırıyor. Yazılıma sahip olan müşteriler GE uzmanlarının tam olarak gördüğünü görüyorlar. Sonuç olarak, aksama süresini minimuma indirip, santral performansını optimize ediyor ve santrallerin para kaybetmesini engelliyorlar. Eggart eskiden santral operatörlerini aramak ya da onlara e-posta atmak zorunda kaldıklarını ama şu an onların da aynı veriyi gördüğünü ve bunun aralarında telefon, tablet ve bilgisayarlar üzerinden iletişim kurmalarını sağlayarak daha iş birlikçi bir ortam yarattığını söylüyor.

GE, elektrik santrallerini 20 yıl önce uzaktan izlemeye başladı ve benzersiz operasyon verilerinin hazinelerini topladı. Şirket tarafından üretilen makineler, aynı zamanda dünyanın elektrik enerjisinin üçte birini üreterek türbinlerin ve jeneratörlerin nasıl oluşturulduğu ve çalıştığı hakkında ayrıntılı bilgiler veriyor. Bu alan bilgisi, merkezdeki ekibin Alstom, Mitsubishi, Siemens ve diğer üreticiler tarafından üretilen türbinleri de gözlemlemesine olanak sağlıyor. Eggart,“Biz herkesten daha fazla veriye sahip olduğumuza inanıyoruz ve herkesten daha fazlasını inceledik, ayrıca birçok ekipman tasarladık ve nereye bakacağımızı iyi biliyoruz. Algoritmalarımızı bu bilgi etrafında daha da iyi şekillendirebiliriz” diyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir