GE’nin 2021 Sürdürülebilirlik Raporu: Yarının Dünyası Nasıl İnşa Ediliyor?

14 Temmuz 2022

Dünyanın en güçlü deniz üstü rüzgâr türbini Haliade-X ile tanışmış mıydınız? Haliade-X rüzgâr türbininin 220 metrelik pervanesinin sadece bir dönüşü, ABD’deki bir eve bir gün boyunca güç sağlamak için yetecek düzeyde enerji üretebiliyor. Bu güçlü türbin, GE’nin güç teknolojileri portföyündeki makinelerden sadece biri. Bugün GE türbinleri, jeneratörleri ve diğer ekipmanları, dünya elektriğinin üçte birinin üretilmesine yardımcı oluyor. GE’nin şebeke sistemleri de bu elektriğin milyonlarca eve ve işletmeye ulaştırılmasını sağlıyor. Dünyanın her yerinden GE mühendisleri, bilim insanları ve teknisyenler hem tüm bu teknolojileri daha verimli hale getirmek için hem de tüm dünyadaki müşterilerinin ve hükümetlerin karbonsuzlaşma hedeflerine yardımcı olmanın yeni yollarını bulmak üzere yoğun şekilde çalışıyorlar. 

Şirketin temelinde sürdürülebilirliğe odaklanması, aynı zamanda GE‘nin bugün yayınladığı 2021 Sürdürülebilirlik Raporu’nun da arka planını oluşturuyor. Yıllık rapor, GE‘nin sürdürülebilirlik hedeflerine ve önceliklerine bakıyor ve önemli kilometre taşlarını açıklıyor. GE Başkanı ve CEO’su Larry Culp, “ Bugün attığımız adımlar, GE’nin günümüzün önemli konularına -enerji dönüşümü ve karbonsuzlaşma, hassas sağlık hizmetleri, daha akıllı ve verimli uçuş geleceği gibi konulara- liderlik etme yeteneğini daha da güçlendiriyor.diyor. GE‘nin tarihinde yeni ve belirleyici bir döneme hazırlanırken, sürdürülebilirliğin tüm planlarında öncelikli olduğunu vurguluyor. 

130 yıl önce Thomas Edison tarafından kurulan GE, o günden beri şirketi ileriye taşıyan “inovasyon” sayesinde liderlik etme pozisyonunu koruyor. Şirket 2021 yılında, müşterileri ve ortaklarıyla birlikte araştırma ve geliştirmeye 3,7 milyar dolar harcadı. Bunun içinde 2050 yılına kadar dünya çapında verilen iklim taahhütlerinin yerine getirilmesinde kilit rol oynayacak bir dizi çığır açan teknolojiye odaklanan projeler yer alıyor. GE mühendisleri, Ohio’daki bir tesisin on yıl içinde %100 hidrojenle çalışmayı planladığı Avrupa, Çin, Avustralya ve ABD’de hidrojen karışımlarıyla çalışan gaz santrallerine destek sağlıyor. GE, Alabama’da bir karbon yakalama projesine ortaklık yapıyor ve daha esnek bir şebeke sağlamak için Mississippi’de esnek bir transformatörün pilot projesini yürütüyor. Şirket son olarak, Kanada’ya karbonsuz nükleer enerji üretimi sağlamak için küçük modüler reaktörler inşa etmek üzere seçildi.

GE Havacılık, Safran ile yüzde 50-50 ortak olduğu CFM International ile birlikte, hidrojen ve hibrit elektrikle çalışan uçuşun geleceğini keşfederken yeni nesil yakıt verimli motorlar geliştiriyor. Sağlık hizmetleri tarafında ise hassas sağlık (tedavinin hastalara özel düzenlenebileceği fikri) hastalar için daha iyi sonuçlar elde edilmesine, daha verimli çalışmaya yardımcı oluyor. Oregon Bakım Sistemi bunun örneklerinden biri. Pandemi sırasında kullanıma sunulan, GE Sağlık tarafından geliştirilen ve yapay zekâ tarafından desteklenen yazılım paketi, Oregon’daki klinisyenlere eyaletteki yoğun bakım yatakları ve diğer kritik bakım kaynakları hakkında neredeyse gerçek zamanlı bilgiler veriyor. Bu yazılım hastaları gerekli tıbbi kaynaklarla eşleştirmek için günde 4 milyondan fazla veriden faydalanıyor. GE Sağlık’ın e-kablosuz ultrason tarayıcısı olan Vscan Air, görüntüleri ultrason probundan akıllı telefon uygulamasına ışınlıyor, hastanelerdeki ve kırsal alanlardaki klinisyenlerin hastalara bakmasına yardımcı oluyor.

Culp GE çalışanlarının enerji, sağlık ve havacılık alanlarında dünyanın en acil sürdürülebilirlik sorunlarını çözmek için teknolojiyi kullanma ve yenileme konusunda tutkulu olduğunu söylüyor. “Temelinde sürdürülebilirlik olan üç sektör liderini oluşturmayı dört gözle bekliyoruz. Bu güçlü ve bağımsız işletmeler, herkes için çalışan bir dünya inşa etmek için inovasyon gücümüzü, teknoloji uzmanlığımızı, liderliğimizi ve küresel erişimimizi daha iyi kullanacak.” diyor.

Sürdürülebilirlikten sorumlu GE Başkan Yardımcısı Roger Martella, GE’nin yayınladığı ikinci sürdürülebilirlik raporu için şunları söylüyor: “Son yıllarda açıkladığımız taahhütler ve hedefler doğrultusunda ilerlemeye öncelik veriyoruz. İklim değişikliği ile ilgili olarak işletmelerimiz, Kapsam 1 ve 2 emisyonlarımız için karbon nötr olma yolunda operasyonel iyileştirmeler yapmaya devam ediyor. Havacılık ve Enerji işletmelerimiz de sattıkları ürünlerinden kaynaklanan Kapsam 3 emisyonlarına ilişkin ayrıntıları paylaşıyor. Rapor ilk kez, önümüzdeki yıllarda bu kritik ve karmaşık teknolojiler için net sıfıra giden yola yönelik bir yol haritasını kapsıyor.”

Rapor, emisyon düzenlemelerinin yanı sıra GE‘nin çevresel, sosyal ve yönetimsel (ESG) çabalarını ve bunların insanları, toplumu ve dünyamızı nasıl etkilediğini de ele alıyor. Martella, “ESG’ye yaklaşımımız GE’yi nasıl daha geniş bir perspektifle yönettiğimizi yansıtıyor. Akla en çok gelen iki kelime ‘sürekli iyileştirme’. Yalın yönetimin özü olan ve GE’nin dönüşümünün kalbinde yer alan bu kavram, hedeflerimizde başarılı olmak için daha iyi yapmamız gereken şeylere odaklamamızı sağlıyor.” diyor.

Tüm bunlara GE ve işletmeleri için yapılan kapsamlı bir dahili ve harici paydaş anketi de dahil. GE bu geri bildirim sayesinde, ürün güvenliği ve kalitesine ilişkin politikalarını daha net bir şekilde ifade etme, ürün yönetimi konusunda bütünsel bir strateji geliştirme, yönetim ve uyumluluk programları hakkında daha fazla ayrıntı sağlama çabalarını sürdürüyor.

GE 2021 Sürdürülebilirlik Raporu ile birlikte, şirketin insan hakları programını nasıl yürüttüğü konusunda daha fazla şeffaflık sağlamak için İnsan Hakları Raporunu da yayınladı. Bu raporda GE‘nin kendi çalışanları, tedarikçilerinin çalışanları ve GE operasyonları ile iş ilişkilerinden etkilenen topluluklarla ilgili detaylar yer alıyor.

Raporun tamamı için tıklayınız.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.