Geleceğin Liderleri İnovasyon Diplomatları Mı Olacak?

27 Şubat 2017

Robotlar, 3 boyutlu yazıcılar, endüstriyel internet, maharetli sensörler ve yapay zêka sayesinde eşiğine geldiğimiz yeni sanayi devrimi öncekilere göre hayli demokratik olacak. Çünkü yeni teknolojiler kitle üretimini işlevsiz kılıyor, mikro fabrikaların yolunu açıyor. Bu yeni dünyada geleceğin liderleri uluslararası girişimlerini iş birliği içinde geliştirebilen inovasyon diplomatları arasından çıkabilir.

General Electric (GE) Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Jeff Immelt geleneksel olduğu üzere aralık ayında GE’nin yeni yıldaki stratejisini ve finansal hedeflerini açıkladı. Jeff Immelt, GE’nin ana hedefinin “Dünyanın en büyük dijital endüstriyel şirketi olmak” olduğunu söyledi. Immelt’e göre GE bu öncü konuma, uzun yıllardır sürdürdüğü 3 boyutlu yazıcılarla nihai üretim ve imalatın dijitalleşmesi alanlarında büyüyerek erişecek.

Endüstrinin dijitalleşmesi ve yenilikçi üretim teknolojileri GE’nin uzun süredir başlıca öncelikleri arasında. GE Baş Ekonomisti Marco Annunziata 2015 yılının ekim ayında yayınladığı “The Moment for Industry” (Endüstri İçin O An) başlıklı raporunda, Endüstriyel internetin, dev makine ve uygulama pazarında patlama yapacağını ve bunun küresel ekonomide köklü dönüşümlere yol açacağını belirtmişti. GE’nin bu alanda büyümesi gerektiğini savunan Annunziata, bunun gerekçesini ise şu sözlerle ifade ediyordu: “Bugüne kadar ilgi tüketici interneti üzerine yoğunlaşmış, günlük yaşamımızı dönüştüren çok sayıda inovasyona imza atılmıştı. Ancak spot ışıkları şimdi sanayiye odaklandı çünkü en büyük dönüşümler bu alanda yaşanacak. Gelecek yıllarda en büyük katma değer de bu alanda yaratılacak.”

Endüstriyel Uygulama Ekonomisi

GE Baş Ekonomisti Marco Annunziata’nın hesaplamalarına göre, tüketici uygulama pazarı hızla büyüdü ve doyum noktasına ulaştı. 2014 sonu itibarıyla 2,6 milyondan fazla uygulama 300 milyar dolardan fazla bir değere ulaştı. Tüketici uygulama pazarının 2017 sonunda 8 milyon yazılımcıya, 4 milyon uygulamaya ve 700 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Henüz emekleme aşamasındaki endüstriyel internet uygulama alanında ise bugün 20 binden fazla yazılıma ve yarım milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşıldı. Ancak endüstriyel uygulama pazarının en büyük kazancı üretimde performans artışı oldu. GE’nin hesaplamalarına göre endüstriyel internet uygulamaları işletmelere ortalama yüzde 20 verimlilik sağladı. Bu verimliliğin parasal değeri 8,6 trilyon dolara denk geliyor Annunziata’ya göre 2025 yılında endüstriyel internet uygulamaları küresel ekonominin yüzde 43’üne eşit orana yani 43 trilyon dolar büyüklüğe ulaşacak.

Kökten Değişim

Sanayide dijitalleşmenin büyüme potansiyeli sadece GE’nin değil dünyanın belli başlı kuruluşlarının da raporlarına yansıyor. Dünya Bankası’ndan, OECD ve Avrupa Birliği’ne, Dünya Ekonomik Forumu’ndan (WEF) danışmanlık şirketi Accenture’a pek çok kuruluş son yıllarda hazırladığı raporlarda 3 boyutlu yazıcılarla üretim, Endüstriyel İnternet, robotlaşma ve üretimde yapay zekâ kullanımı gibi teknolojik gelişmeleri ekonomide büyük dönüşümlere yol açacak alanlar olarak niteliyor. Bu öylesine köklü bir dönüşüm olacak ki, kimse ve hiçbir ülke bunun altından tek başına kalkamayacak. WEF kurucusu Prof. Klaus Schwab, “Yaşamamızı ve çalışma şekillerimizi kökten değiştirecek bir teknoloji devriminin eşiğindeyiz. Bu devrimin büyüklüğü, kapsadığı alan ve karmaşıklığı insanlığın bugüne kadar yaşadıklarına hiç benzemeyecek. Nasıl gelişeceğini henüz bilmiyoruz ama yaşanacaklara küresel olarak ortak bir yanıt bulmamız gerekecek” diyor.

Eylül ayında İtalya’nın Siena Üniversitesi’nde 24’üncüsü İtalya ve İngiltere Dışişleri Bakanları himayelerinde düzenlenen Pontignano Konferansı’nda da aynı konu göndeme gelmişti. “Sanal Gerçeklik” (Virtual Reality) ifadesini bulan dijital ekonomi uzmanı Jaron Lanier’ın 2013’te yayınladığı kitabın başlığına atıfla “Geleceğin sahibi kim” (Who Owns the Future, Simon & Schuster Yay.) sorusunun yöneltildiği konferansta teknolojik gelişmeler sayesinde Dördüncü Sanayi Devrimi’nin eşiğine gelindiği ve bu yeni dönemde iş birliği yapanın ayakta kalacağı savunuldu.

Konferansın öncülerinden İngiliz İnovasyon Ajansı NESTA’nın uzmanlarından Alex Glennie’nin altını çizdiği gibi, bu yeni sanayi devrimi öncekilerden belirgin farklar taşıyor. Glennie’ye göre yeni sanayi devrimi öncekilerden çok daha demokratik olacak. “Önceki sanayi devrimlerinde güç, birkaç ulus devletin elinde toplanmıştı. Tekstil sektöründe makineleşme ve fabrikaların açılması sayesinde 18’inci yüzyıl İngiltere’nin yüzyılı oldu. Henry Ford’un montaj hattını geliştirmesi ve 20’nci yüzyılın başlarındaki kitlesel üretim kapasitesi, ABD’yi ikinci dalga sanayi devriminin zirvesine taşıdı. Ancak dijital devrimi ortaya çıkaran ve bu devrimden yararlanan çok sayıda ülke, kurum ve birey söz konusu” diyor Gelennie; “Üstelik biz bu aktörlerin neler yaptığını daha yeni yeni anlamaya başlıyoruz…

3D Yazıcılar İnovasyonu Yaygınlaştırıyor

Pek çok uzman internet ve 3 boyutlu yazıcı teknolojisi sayesinde Dördüncü Sanayi Devrimi’nin fitilinin ateşlendiğini belirtiyor. İnternet, uluslararası iş birliği ve bilgi transferinin önündeki engelleri kaldırdı. 3 boyutlu yazıcılar ise araştırma-geliştirme maliyetlerini aşağıya çekti. Böylece teknoloji ve üretimde binlerce yeni oyuncu ortaya çıkabildi. Bu yeni aktörler sınırların ötesine uzanan ve giderek artan bir iş birliği içerisinde yenilikçi teknolojiler ve hizmetler tasarlamaya, geliştirmeye ve yaymaya devam ediyor. NESTA’dan Glennie’nin altını çizdiği gibi, “Açık kaynak yazılımları sayesinde inovasyon belirli grup ve ülkelerin tekelinden çıkıyor. Ancak gelecekte sınır ötesi araştırma ve geliştirme çalışmalarının farklı yöntemleri de ortaya çıkacak. Devletler ve büyük şirketler, geçmiş sanayi devrimlerinin aksine, yeni inovasyon geliştirme becerisini tekellerinde tutma ayrıcalığını kaybedecek. Ancak, Ar-Ge çalışmalarına öncülük etme ve finanse etme konusunda kilit bir rol üstlenmeye devam edecekler. Bağlantılar ağı yoğunlaştıkça ve karmaşıklaştıkça, gelecekteki inovasyon diplomasisini ortaya çıkaran ilkeler, değerler ve yapılar hakkında daha derinlemesine kafa yormamız gerekecek.”

İnovasyon Diplomatları Çağı

Glennie’ye göre bu yeni dönemde sınır ötesi iş birlikleri kurabilen “İnovasyon diplomatlarına” ihtiyaç olacak. Deloitte’ın “Dijital Usta” olarak tanımladığı (http://www.deloittedigital.ca/chief-digital-officer) bu yeni çağın iş liderlerine, müşterilerle de doğrudan temasa geçebilen, yeni iş modelleri oluşturabilen, şirketinin inovasyonuna yön veren “dijital okur yazarlar” deniliyor. Ayrıca Dijital Ustalardan, piyasadan toplanan büyük veriyi alıp analiz edebilmesi ve inovasyona dönüştürmesi de bekleniyor. Yine NESTA’dan Kirsten Bound “Dijital usta” veya “İnovasyon diplomatlarının” ulusal ve uluslararası iş birliği geliştirme kapasitesine de sahip olması gerektiğini savunuyor. Bound’a göre dijital diplomatlar inovasyon diplomasisinde rol oynayan kilit oyuncuları (Devlet, büyük şirketler, KOBİ’ler, STK’lar, vb.) tanımlamaya ve analiz etmeye yönelik yeni bir anlayış geliştirebilmeli. Farklı invasyon diplomasisi hedeflerine ulaşmakta kullanılabilecek araçları ve inisiyatifleri belirleyebilmeli. Örneğin, hukuki ve ticari anlaşmalara hâkim olabilmeli ve bu ortaklıkların her iki tarafa da yarar getirmesi için çaba sarf edebilmeli.

Dijital Usta” veya “İnovasyon diplomatları” … Her ne şekilde tanımlanırsa tanımlansın, sanayide dijital devrimin yaratacağı çalkantılarda iş birliği köprüleri oluşturarak bağlı olduğu kuruluşun gemisini ayakta tutan yöneticiler ve ekipler “geleceğin sahibi” olabilir.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir